Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

En güzel hediye, şiir

14 Şubat 2015 Cumartesi

Bugün Sevgililer Günü... Sevgilime ne alayım diye düşünmeyin…

[Haber görseli]

♦ İnsanların sevgililerine ille de bir hediye almaya zorlandığı Sevgililer Günü’nü fırsat bilip sevdiğinize bir şiir armağan edebilirsiniz. Üstelik şiir bedava. Seç seç al.

“Tan ağarırken solup giden Ay” anlamına gelen “ariake”, eski Japon saraylılarının gözünde, hep aşkı çağrıştıran bir imgeydi. Aşk yorgunu iki sevgili, gündoğumu yaklaşırken Ay batı tepelerine doğru yola koyulduğunda, bilirlerdi ki, birazdan ayrılmak zorunda kalacaklar.
Erkek, alacakaranlıkta yataktan kalkıp, el yordamıyla giyinip kuşanırken; kadın, sevdiğinin giysilerine çekidüzen verir, elleriyle saçlarını tarar, kapıya kadar uğurlardı onu.
Solgun Ay, gökyüzünde son bir kez duraksayıp ufukta gözden yiterken, kadın odasına döner, sevgilisinin göndereceği şiiri beklerdi.
Çiçeğe durmuş incecik bir dal eşliğinde, özenle katlanmış bir kâğıtla gelirdi şiir.
Kadın, her sözcüğü özene bezene okuduktan sonra, sevgilisinin kurduğu imgelerin yüreğine düşürdüğü sözlerle dokuduğu yanıtını dizelere dökerdi.

Prens Otsu ile İçikava Hanım
Şiir, uluorta buluşmaların pek hoşgörülmediği o dönemde, sevgililerin onsuz edemedikleri bir iletişim yoluydu; karşılıklı şiir yazma, düpedüz bir yazışma, bir mektuplaşmaydı. P
rens Otsu, 7. yüzyılda yaşamış bir Japon ozanı. Bir sevişme gecesinin ertesinde İçikava Hanım’a bir şiir yazmış, kâğıdı özenle katlamış, çiçeğe durmuş incecik bir dal eşliğinde göndermiş:
“Dağ yamacına / çiğ yağdı dün gece. / Yolunu beklerken / iliğime kadar ıslandım / dağ yamacında çiğden.”
Çok geçmeden İçikava Hanım’dan yanıt gelmiş;
“Demek ıslandın / yolumu beklerken. / Ah, dağ yamacına / yağan çiğ / ben olaydım keşke.”
Âşıklar yazışadursun, 10. yüzyıl ozanı Sei Şonagon hüzünlü. Acısını incecik damıtıyor:
“Terk edilmek / alınyazım, / anlıyorum. / Anlamayan, / gözyaşlarım.”
Terk edilmek neyse; bir de aldatılmak var kaderde! İsa’dan beş yüzyıl önce yaşamış Megaralı Theognis, anlaşılan sevgilisinden çok çekmiş. Megaralı der ki:
“Hem aşkımız bitmesin, / ölümsüz olsun diyorsun, / hem elâlemin / koynundan çıkmıyorsun. / Düzenbazın tekisin, / gül üstüne gül kokluyorsun.”

Maksat alışveriş olsun!
Evet, bugün Sevgililer Günü. Bu kutlamanın nereden kaynaklandığını bilmeyen kalmadı artık. İşin özünde ticaret var. Milyonlarca insan sevgilisine ille de bir hediye almaya zorlanıyor. Maksat, alışveriş olsun…
Yine de, Sevgililer Günü’nü fırsat bilip, birer şiir armağan edebilir sevgililer birbirlerine. Üstelik şiir bedava. Seç seç al.
İstersen bir kâğıda yazıp ver. İstersen e-posta ile gönder. İstersen gözlerinin içine bakarak oku.

Yazabiliyorsan yaz
Aslında en güzeli, insanın kendisinin bir şiir yazıp sevgilisine armağan etmesi. Ama örneğin benim böyle bir yeteneğim yok.
Belki de o yüzden şiir çeviriyorum ben de. Belki de o yüzden, tam on yıl önce çevirip “Aşk Olsun: Eski Ozanlardan Sevda Şiirleri” adıyla yayımladığım şiirler arasında geziniyorum şimdi…

Hemşerimiz Pavlos
Mabeyinci Pavlos. 6. yüzyılda Konstantinopolis’te yaşamış. Hemşerimiz. “Anadan Doğma” bir şiirle seslenmiş sevgilisine:
“Atalım üstümüzdekileri, sevgilim! / Anadan doğma, tenin tenime değsin! // Şu tülden ince giysilerin bile, / Babil surlarından kalın bence. // O güzelim çıplak göğsün, / çıplak göğsüme yaslansın. // Daya dudaklarını dudağıma. / Serilsin sessizlik üstümüze. // Bak, bir olduk; sözcüklerle yorma, / dilini bana ver artık.”

Hindistan’dan bir ozan
Eski Hindistan’ın ünlü “Yedi Yüz Şiir” güldestesindeki şiirlerin on milyon şiir arasından seçildiği söylenir. Adı bilinmeyen bir ozan, bu şiirlerden birinde dalgasını geçer:
“Neyleyim bilemiyorum. / Her zamanki gibi sevişsek, / bıktım usandım, yetti diyor. / Yeni bir yol / bulacak olsam, / nereden öğrendin / diye soruyor bu sefer.”

‘Aşka düşmüşüm!’
Yine adını sanını bilmediğimiz bir ozan. Eski Mısırlı bir gönül vurgunu. Bir firavunincirinin altına oturmuş, timsahların kol gezdiği ırmağa bakarken aklına karşı yakada oturan sevgilisi düşmüş:
“… Sevdalım karşıda beni bekliyor, / ırmak aramızdan akıp gidiyor, / kumsalda timsahlar dolanıyor. // Umurumda mı, dalıyorum ırmağa, / yüreğim yarıyor azgın suları / bir yiğidin korkusuzluğuyla. // Gözü dönüklüğüm / sana olan aşkımdan ey sevgili, /ırmağa değil, aşka düşmüşüm.”
Sevgililer Günü’nde, gerçekten âşıksanız, pembe kalpli paketlerde hediyeler almanın evcilliğinden sıyrılın, kendinizi timsahlarla dolu ırmağa atmaya cesaret edin derim!..

Tümü Celal Üster - Son yazıları

Bir ‘Ali Gevgilili ironisi’ 13 Eylül 2018 Per
Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018 Pzt
‘Tüm iktidar hayalgücüne!’ 4 Mayıs 2018 Cum