Köşe Yazısı

A+ A-
Hakan Kara

Televizyon Duymasın

15 Şubat 2015 Pazar

Samsung, geçen hafta kullanıcıları uyardı: “Akıllı televizyonların sesle kumanda etme özelliği açıkken yaptığınız konuşmalar, üçüncü kişilerin eline geçebilir.” Uyarı, teknoloji dünyasını bir anda karıştırdı.
BBC haberi “Dikkatli olun televizyonunuz sizi dinleyebilir” başlığıyla verdi. “Televizyonun yanında özel şeyler konuşmayın” uyarısı içeren haberler yapıldı.
Geçen hafta akıllı televizyonlardaki sesle yönetim sisteminin nasıl çalıştığını herkes öğrenmiş oldu. Samsung’un sesle yönetilebilen televizyonu, odadaki tüm konuşmaları dinliyormuş. Sonra bu konuşmaları internetteki sunuculara gönderiyormuş. (Sunucular söylendiğine göre Nuance firmasına ait ve İrlanda’da.) Sunucu, gelen ses kaydını yazıya dönüştürüp yeniden televizyona geri gönderiyormuş. Televizyon ancak metne dönüştürülmüş komutları algılayabiliyormuş.
Samsung “Telaşa gerek yok, müşterilere ilişkin hiçbir veri başka kurumlarla paylaşılmamaktadır” dese de, akla ister istemez Prism skandalı geliyor. Eski CIA ve NSA ajanı Edward Snowden sayesinde pek çok şey öğrenmiştik. Örneğin ABD’deki büyük teknoloji şirketleri, sunucularını ABD istihbarat örgütlerine sonuna kadar açmışlar. Sunucular çok da güvenli değilmiş, bunu anlamış olduk.
Samsung’un açıklaması, Orwell’in 1984 romanındaki “tele-ekran”ı da yeniden gündeme taşıdı. Orwell’in 1984’ü geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosu. Tele-ekran “Büyük Birader”in gözü, kulağı. Yurttaşlar romanda, televizyona benzeyen bu ekranlar sayesinde adım adım izleniyor. Kalp atışları bile dinlenebiliyor. Sabah sporunda kaytardınız mı? Tele-ekrandaki spor hocası sizi adınızla uyarabiliyor.
Televizyonlarımız “tele-ekranlara” dönüşür mü? Ya da bir tür “Mobese”ye?
Bir Alman bir teknoloji sitesindeki okur yorumları ilgimi çekiyor:
“Televizyondaki mikrofonun üzerine bant yapıştırsam sorunu çözebilir miyim? Konuyu deneyen varsa bilgi versin. Aciiilll” diyen bir okura, bir başkası yanıt veriyor: “Ben denedim sonuç vermiyor”.
Öyle ilginç öneriler var ki, şaşırıyorsunuz. Biri “Matkap her sorunu çözer” diyor. “Televizyonu bozarsın” diyenlere de hiç aldırmıyor. Ara ara aynı mesajı yineliyor: “Matkaap!”
“Sesle yönetilen cihazların tümü aynı mantıkla çalışır” diyor yazılımdan anlayan bir okur; “Samsung hiç olmazsa tüketicisini bilgilendirmiş, dikkatli olun demiş. Diğerleri bunu bile yapmıyorlar”.
Diğerleri dediği, Apple, Microsoft ve Google.
Bir başkası insanları telaşlandırmaktan haz alıyor sanki: “Hep mikrofondan söz ediyorsunuz. Televizyonlarda kamera da var. Ve sizi kaydediyor, farkında mısınız?”
Öfkeli bir okur sesleniyor: “Ses fonksiyonunu kapatmayı bilmeyecek kadar teknolojiye yabancıysanız, size tavsiyem akılsız televizyon kullanın.”
Birkaç yıl içinde evde kullandığımız tüm cihazlar internete bağlanacak. Peki o zaman ne olacak? Öyle ya, “Nesnelerin İnterneti” günümüzün en ilgi çekici konularından biri. Araştırma şirketi Gartner’e göre 2020 yılında 30 milyar cihaz internete bağlanacak. Bu gelişmelere hazır mıyız? Daha da önemlisi, hukuk sistemimiz hazır mı?

Tümü Hakan Kara - Son yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018 Paz
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018 Paz
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018 Paz