Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Hikmet Çetinkaya

Çözüm Sürecini Demirtaş mı Zehirledi?..

27 Mart 2015 Cuma

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamaları inandırıcı mı?
Hükümet - Ak Saray arasında çözüm sürecine ilişkin hiçbir şey olmamış gibi, birkaç tümceyle olup biteni geçiştirmek, partisi içinde her şey olağanmış gibi göstermek pek inandırıcı değil.
Bunu ben değil, AKP milletvekilleri, il, ilçe örgütlerinin yöneticileri söylüyor...
Aslında hükümet - Ak Saray arasında kıyasıya bir çatışma var bugün...
Tüm sorun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ben halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanıyım” demesi, kendisinin şimdiden başkanlık koltuğuna oturduğunu sanması, her Tanrı’nın günü bir yerlerde konuşması, yansız olmadığını, elini AKP’den çekmediğini açık seçik göstermesi.
Saray’la hükümet arasındaki “çözüm süreci” krizinin bitmediğini herkes biliyor.
Bunun üzerini örtmeye çalışan Başbakan Davutoğlu...
Saray’ın yaptığı açıklamaları görmezden gelemeyiz...
Erdoğan’ın çözüm sürecine ilişkin yaptığı açıklamalara baktığımızda, AKP seçmeninin MHP’ye kaydığını, bunu gören Erdoğan’ın ipleri eline aldığını, çözüm sürecini elinin tersiyle ittiğini görüyoruz.
Tüm bunlar olurken Güneydoğu top sesleriyle irkiliyor, “Dağlıca’da neler oluyor” diye kendi kendimize soruyoruz!

***

Genel seçime ilk kez par-ti olarak girmeye hazırlanan HDP Türkiye genelinde yaptırdığı bir kamuoyu anketinde yüzde 10 barajını geçiyor...
Pek çok araştırma kuruluşu, HDP’nin yüzde 11-12 bandında olduğunu açıklıyor.
Böyle bir durumda PKK’nin dağ kadrosu Kandil, Hakkâri’nin Yüksekova’ya bağlı Dağlıca yöresindeki TSK üslerine havan ve makineli silahlarla ateş açar mı?
Genelkurmay’ın açıklamasına elbet inanacağız ama şu soruyu sormadan geçemem:
“HDP, genel seçimlere parti olarak girerken, üstelik büyük olasılıkla yüzde 10 barajını aşarken, PKK niye Türk Silahlı Kuvvetleri’nin üslerine saldırsın?”
Ortada bir gerçek var, o saklanıyor; Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında yer alıp açıklama yapıyor:
“HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş ve Kandil’in açıklamaları çözüm sürecini zehirleyip iklimi bozdu...”
Bir hafta önceye değin ne zehirlenme vardı ne de iklim değişmesi...
Çözüm sürecinin mimarı olarak bilinen Erdoğan, Bayık’ı ve Demirtaş’ı niçin bahane ediyordu, süreç güle oynaya sürerken?
Başta söyledim...
AKP’nin muhafazakâr milliyetçi seçmen tabanı, sürece karşı çıkıp MHP’ye kaydığı için...
Erdoğan, yüzde bir oy bile geri dönse, istediği milletvekili sayısına ulaşmak için gözleri kapalı her yolu geçerli kılıyordu...
Tek hayali başkanlık sistemini siyasal yaşama sokmak, ülkeyi tek başına yönetmek...

***

Hükümet ve Ak Saray arasındaki derin çatlaklar, Erdoğan’ın parti içindeki egemenliği, o silah bırakmayı, İmralı’da yatan Öcalan’ı, barış ve kardeşlik türkülerini birdenbire unutturdu...
Şimdi ben soruyorum:
Öcalanın koşullara göre silah bırakılmasını öngören nutkundan bir gün önce, Erdoğan’ın çözüm sürecine ilişkin tepkisine Başbakan Davutoğlu niçin yanıt veremedi?
Türkiye’nin yörüngesinin nereye kaydığını merak ediyorum...
Bir yandan HDP’nin seçtiği İmralı Heyeti’yle güle oynaya toplantılar yapıp açıklamalar yapacaksınız, seçmen tabanınızın MHP’ye kaydığını görünce “süreç bozuldu, iklim zehirlendi” diyeceksiniz.

***

Askeri siyasetin içine sokmaya çalışmayın...
Türkiye’nin barışa, kardeşliğe, dayanışmaya gereksinimi var, savaşa değil...
AK Saray kendi içindeki kavgayı örtmek, yüzde 50 oy oranını elde edip başkanlık siste-mine geçmek için çabalıyor.
Kürtler, Türkler sakın bu tuzağa düşmeyin...
Ne dağda, ne bağda, ne ovada, ne kumsalda...
Artık uyanın!
Sakın oyuna gelmeyin; Türkiye’nin tümlüğünden yana; barıştan, kardeşlikten yana bir yol izleyin!
Bağımsız adaylarla seçime sakın girmeyin!

Tümü Hikmet Çetinkaya - Son yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018 Paz
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018 Per
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018 Sal

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Davutoğlu, Yalçın Akdoğan