Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Cüneyt Arcayürek

Saray’daki Telaş

27 Mart 2015 Cuma

Başbakan Yardımcısı ile Ankara Belediye Başkanı arasındaki kavgaya Başbakan AD el koydu ve.. ...sanki sahibi olduğu bir dükkânın kepengini indirircesine “sorun kapanmıştır” dedi.
Oysa biri hükümetin sözcü yaptığı gözde bakan, diğeri başkentin belediye başkanı; birbirilerini inanılmaz ifadelerle suçladılar.
Bir habere göre ne savcı ne de yargıç Başbakan’ın kapattığını ilan ettiği kavganın sorumluları hakkında soruşturma başlattı.
Melih Gökçek görevi kötüye kullanmak, zimmet ve rüşvet olasılığıyla, Bülent Arınç da bugüne dek suçu saklamak ve şantaj eylemlerini gerçekleştirmekle suçlanıyor.

***

Gerçekler artık sokağa döküldü. Demokrasiyle yönetilen bir ülkede halkın TV’lerden canlı yayında bir sokak kavgası veya şikeli bir boks maçı gibi izlediği karşılıklı hakaretler içeren böyle bir olay olsa...
....taraflar derhal görevlerinden istifa ederlerdi.
Ama burası yetmiş - seksen yıldır yöneticileri ile hâlâ demokrasiyi sindirememiş bir ülke. Karşılıklı hakaretler, suçlamalar gırla gidiyor. Akademik kariyerli başbakan, başkenti parselleyerek paralel yapıya sattığı iddiasının üstünü bir telaş örtüyor.

***

Ha diyeceksiniz ki savcı soruşturma açtı.
Burası Türkiye. Rüşvet, yolsuzluk olaylarının üstünü örtmekte son derece mahir ve becerikli bir iktidar var.
Bir telefon. Savcı suçlamalarla ilgili yeterli delil bulunamadı gerekçesiyle sorumlu kişiler hakkında takipsizlik kararı verir.
Bugüne dek seçimlerde AKP böylesine parti bünyesinde kokuşmuşluğu açığa vuran bir olay veya olaylarla karşılaşmadı.
7 Haziran’da çeşitli katakullilerle AKP şu veya bu kadar vekille yine iktidarda kalabilir ama... Arınç-Gökçek kavgası partinin suyunun ısındığını gösteriyor.

***

Bıldırcın ve yumurtası yiyerek ömrünü uzatmaya çalışan, haftalık anketlere göre konuşan ve davranan RTE’de çaktırmamaya çalıştığı telaşın izleri gözleniyor.
Doyumsuz ihtirası ile başkanlık için yollara düştü. Seçmenden başkanlığı için AKP’ye 400 vekil bahşetmesine yalvar yakar konuşmalar yapıyor.
Oysa Prof. Ersin Kalaycıoğlu, TV programında gerçeği, Türk işi başkanlıkta “denge ve denetim” olmayacağını açıkladı.

***

Ne yapmayı tasarladığını öğrenebilmek için açıklamasını beklemeye gerek yok. Hükümetin çözüm süreci politikasını adeta dinamitleyen ve kapışmalara neden olan iki başlılıktan kendine özgü bir görev çıkaracağını 23 Mart Salı günü bu sütunlarda şöyle yazdık: “Şayet seçilmiş bir cumhurbaşkanı ile kuzu mu kuzu bir parlamentoyla bu olayların yaşanmamasını istiyorsanız, başkanlık sistemini ne pahasına olursa olsun desteklemek zorundasınız!”
İki gün sonra, 25 Mart’ta RTE, pazarcı esnafından da destek isterken “Başkanlık sistemine geçtiğimiz zaman, çift başlılık ortadan kalkacaktır” dedi.

***

Artık saklayamıyor da. Yasama, yürütme, yargı erkleri başkanın emrinde olacak! Başbakan, yardımcıları ve kısacası AKP kadroları birbiri ardına Saray’a biat ettiklerini açıkladılar.
Saray ise 367 vekili yakalayamamak kuşku ve telaşıyla HDP’nin barajı aşmamasını ve oylarının AKP’ye kaymasını sağlama çabasında.
Olan bitene bakarak hâlâ Türkiye demokrasiyle yönetiliyor ve yönetilecek diyebiliyor musunuz?

Tümü Cüneyt Arcayürek - Son yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015 Paz
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015 Cmt
Anlamaz 8 Mayıs 2015 Cum