İlhan Selçuk

'Köprü'ye Hayır' Diyenler...

07 Ekim 2005 Cuma

PENCERE

İLHAN SELÇUK

Köprüye Hayır

Diyenler...

İstanbulda yaşayan talihsiz, şu günlerde saçını başını yolmaktadır...

Nedeni malum !..

Sabah işine gitmek için yola çıkan yurttaş en aşağı birkaç saatini trafikte yitirmektedir..

Ya akşam dönüşü?..

Bir felaket ve sefalet!..

Çünkü sabah uykusuzluğu göze alıp daha gün doğmadan yola çıkarak trafiği aşmaya çalışan İstanbullu, akşam aşağı yukarı aynı saatlerde işinden kopmak zorunda...

Eve dönüş bir cehennem azabı..

İşkence saatleri başlıyor, bitmiyor..

*

Gerçekte şehir trafiği yalnız sabah-akşam işe geliş-gidiş saatlerinde felç olmuyor, her saatte tıkanık, kördüğüm...

İstanbullu -ne kadar İstanbullu ise- saçını başını yoluyor, koskoca kent tıkanmış durumda, bir yerden bir yere gitmek olanaksız, milyonlarca insan taşıtlarda gergin, gözler kısık, yolcular sinirli mi sinirli, kime dokunsan ya ağlayacak, ya patlayacak...

İstanbul trafiği bitti..

Tıkandı..

Tükendi..

Açılması olanaksız..

Otur ağla!..

Dövün..

Yöneticilere küfret..

Hiçbir işe yaramaz!..

*

Ama elimizi vicdanımıza koyup anımsayalım, olacakları bizlere vaktiyle söyleyenler, haber verenler, hepimizi uyaranlar olmuştu..

Kimlerdi onlar?..

Köprüye hayırdiyenler..

Ne demişlerdi:

- Boğaza köprü İstanbulun idam fermanıdır, köprüler tuzağına girilir; kentin hem yerleşim düzeni, hem estetiği bozulur; üstelik trafik sorunu çözülmez; tersine, trafik cehennemi yaratılır; aman yapmayın!.. Hem İstanbula hem İstanbulluya kıyarsınız!..

Köprüye hayır diyenler yerden göğe dek haklı çıktılar...

İstanbul trafiği şimdi tam bir cehennem!..

Bu arada halkı kazıklamaya doymamış olanların tayfası diyor ki:

- Arnavutköyden karşıya bir üçüncü köprü yapalım!..

Yapın!..

Köprüler tuzağı daha işin başında açıkça bildirilmişti; üçüncüyü değil, dördüncüyü, beşinciyi yapın!..

Daha da tıkanalım..

Bize meheldir!..

*

12 milyon mu, 15 milyon mu, 16 milyon mu, nüfusu her neyse, İstanbul tıkandı ve tükendi...

Kim çözecek bu düğümü?..

Hiç kimse!..

Demiryollarını defterden silip koskoca ülkeyi yalnız karayollarına bağlayanların çıkarcı iktidarları bu ülkenin tepesinde boza pişirdikçe halk ezilecektir...

Yalnız İstanbul mu tıkandı?..

Türkiye tıkandı..

Halkı Allah, peygamber, namaz, niyaz diye kandıranların ve kutsal Müslümanlığı siyasetlerine alet ederek iktidar koltuğuna oturanların foyası da bir zaman sonra ortaya çıkacaktır; ama dileriz ki o zaman da iş işten geçmemiş olsun!..

(7 Ekim 2005 tarihli yazısı)