Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

CHP ve CHP’liler

29 Mart 2015 Pazar

Son zamanlarda üç eleştiri yöneltiliyor CHP’ye:
1) Yeterli ve enerjik bir muhalefet yapamıyor...
2) Atatürk ilkelerinden, laiklikten saptı; sağa kaydı, dincilere taviz verdi, Gülen Cemaatine yakınlaştı...
3) Bölücülüğe (Kürtçülüğe) karşı durmuyor, hatta bölünmeye ödün veren, bölücülüğe yakın duran bir pozisyon belirledi.
Ayrıca iki siyasal parti tarafından, CHP seçmenine yönelik iki propaganda da çok etkin bir biçimde yürütülüyor:
1) Vatan Partisi adını alan eski İşçi Partisi (İP), kendilerinin gerçek Atatürkçü, laik ve bölücülüğe karşı olduğunu belirterek, CHP seçmeninin Atatürkçü ve laik kesimine yöneliyor...
2) Kürtler ve HDP’yi destekleyenler, AKP’nin diktatörlüğünü önlemek için mutlaka HDP’nin barajı aşması gerektiğini, bunun için de bu seçimde CHP’lilerin de HDP’ye oy vermesinin zorunlu olduğunu söylüyor.
Bunlara ek olarak klasik Ortodoks solun, Sosyal Demokratların bir işe yaramadığına, CHP’nin de özünde bir düzen partisi olduğuna ilişkin eleştirileri elbette devam ediyor.

***

Bu eleştirilerin hepsinin kuram ve uygulamadaki haklılıkları elbette tartışılabilir...
Bir kitle partisi olan CHP içinde bu iddiaların dayandırılabileceği tohumlar da vardır, bunlara karşı olan oluşumlar da.
Ben bunların haklı ya da haksız yönleri üzerinde durmayacağım; sadece CHP’nin öteki partilere göre iki farkına işaret edeceğim:
1) CHP’nin öteki muhalefet partilerine ilişkin birinci farkı en büyük muhalefet partisi yani ana muhalefet partisi olmasıdır...
Dolayısıyla muhalefette daha etkili ve iktidar olmaya da daha yakın bir konumdadır.
2) CHP’nin AKP başta olmak üzere, bütün öteki partilerden önemli bir farkı da, hem parti içindeki hem de ülkedeki demokrasiye olan inancı ve uygulamalarıdır.
CHP, bugün bütün kritik yerlerde, milletvekili adaylarını belirlemek için önseçim yapıyor...
Öteki partilerde ise milletvekili adayları doğrudan liderler tarafından atanıyor.

***

Artık ortaya çıkmıştır ki Türkiye’nin bütün sorunları dayatmalarla değil, ancak demokratik yöntemlerle, karşıtlar arasındaki tartışmalar ve uzlaşmalarla çözülebilir...
CHP dışında, karşıtlarıyla birlikte çözümler üretmek için demokratik yöntemlere olan bağlılığını, eylemleri ve söylemleriyle kanıtlayan bir başka parti pek ortada görünmemektedir.

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Şiddetin arka planı 26 Nisan 2019 Cum
AKP İstanbul’u neden ve nasıl kaybetti? 25 Nisan 2019 Per
99 yıl önce, 99 yıl sonra: İki Türkiye 23 Nisan 2019 Sal