Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Cüneyt Arcayürek

Unvan İstemiyormuş!..

31 Mart 2015 Salı

Çok partili demokrasinin kurucusu CHP, 41 ilde önseçim yaparak halkın vekillerini seçti.
Bir kez daha öteki partilere örnek olacak demokratik bir davranış gerçekleştirdi.
Mademki demokrasi halk yönetimidir, öyleyse halkın vekillerini saptamak görevi halkın değil midir?
CHP, hiç kuşku yok, gelecek genel seçimde bütün yurtta halkın vekillerini halkın seçeceği önseçimi uygulayacaktır.

***

Sormak gerek: Dün de bugün de AKP’de genel başkanın (veya bugün diğeri Saray’lı) bir elinde cımbız öteki elinde bir elek; aday adayları arasında halkın vekilleri diye tanımlanan emre amade bir kadro seçmesi, halk demokrasisi gereği midir?
Yalanlanmayan ya da parti içi demokrasinin gereğidir diye olası halkın vekillerini, genel başkanlarının iki dudağı arasından çıkacak sonuca bağlayan AKP üyeleri, Taraf’ta iki gün önce yayımlanan şu haberi siyasal vicdanlarına sığdırabildiler mi acaba?
Milletvekili olmak için AKP’ye başvuran 6 bin 233 aday paralel testinden geçirildi. Çocuklarının gittiği okuldan akrabalarına kadar yedi göbekleri tek tek incelendi. Dört bini “paralel” diye elendi.
Dahası var. Hakan Fidan olayının bir nedeni de bu vesileyle ortaya çıkıyor.
Elbette AKP’nin dayatması üzerine devletin istihbarat kurumu MİT, partiye başvuran adayları güvenlik testinden geçirdi.
Bu, iki başlı AKP liderliğinin MİT’i AKP amaçları uğruna arka bahçesi gibi kullanacağı söylentilerini doğruluyor.

***

Bu tablo, toplumun gözünü türlü oyun ve yatırım eylemleriyle boyayarak iktidarda kalmayı başaran yarım yamalak demokrasi anlayışındaki AKP ile, kendi üyelerinin verdiği kararla vekil listesi saptayan CHP arasındaki demokrasi anlayışı farkını somut biçimde sergiliyor.

***

AKP’nin üç dönemlikleri; 12 yıl suspus olmuş, RTE’yi savunmuş, övmüş olanlar, şimdi eski başkanlarını eleştiriyorlar. Halkın tepesinde yumruk olmayı başarmasına hizmet ettikten, iş işten geçtikten sonra bu eleştirilerin beş paralık değeri yok!
Nedamet duygusuyla her gün baksınlar ekranlara. Hiç değilse, yıllarca destekledikleri, uğruna ter döktükleri adamdan yine sözüm ona demokrasi, son olarak Cumhuriyetin bekası palavralarıyla bir diktatör çıkarmaya hizmet ettiklerini acaba anlayabilecekler mi?

***

Darbelere karşı ama darbe yasalarıyla 12 yıl icrayı sanat eylediği parlamenter rejimi son konuşmalarında yine bekleme odasına aldı; yine başkanlık sistemini övüyor.
Halkı başkanlığa kandırmaya çabalayan palavra nedenler sıralarken Meclis’teki tek bir satırına riayet etmediği, namusu ve şerefi üzerine andına benzer bir yemin etmediği kaldı.
Başkanlık sistemini yine savunurken “Kendim için bir unvan istemiyorum” demez mi?
Demokratik kuralları katleden bir insanın halk uğruna bu fedakârlığı, tabii yersen rafta yalancı dolma var hesabı, kimlerin gözlerini yaşarttı acaba?

***

Ha, bu açıklamasıyla dediği gibi Bay RTE’nin, başkanlıkta gözü yoksa bütün çabaları ülke uğrunaysa...
... şerefli ve namuslu bir insan olarak bu defa sözünün arkasında duracağını; şayet sistem gelirse başkan olmayacağını -üstelik inandırıcı olabilmek içinnoter huzurunda kayda geçirsin!
Böylece “Cumhriyetin bekası için” başkanlık sistemini zorunlu gördüğünü içeren palavraları yalanlamış olur ama sözü edilen kişide bu yürek var mı?

Tümü Cüneyt Arcayürek - Son yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015 Paz
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015 Cmt
Anlamaz 8 Mayıs 2015 Cum