Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Erdoğan kısmetten çıkmıştır!

25 Haziran 2015 Perşembe

AKP’nin cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasetin önemli bir oyuncusu olarak her şeye maydanoz olma girişimini sonuna kadar sürdüreceği aşikârdı. Öyle devam ediyor.
Görünen o ki; Erdoğan, devlet kurumları üzerindeki ağırlığını da kullanarak siyasetin çözümsüzlük içine girmesini, yeni hükümetin kurulmamasını sağlamayı, devamında da en kısa sürede seçime gitmeyi hedefliyor.
Buna Erdoğan’ın çevresi erken seçim değil, yeniden seçim diyor. Bunun nedeni, 3 dönem kuralına takılan 70 milletvekilinin olası seçimde yeniden aday olmasını engellemek.
Erdoğan, değil AKP’ye bir ortağın daha gelmesiyle koalisyon kurulması, muhalefete bir bakan yardımcılığı dahi verilmesine karşı. Bunda da kendince haklı gerekçeler olabilir. Belki de çevresine, “bakanlıklarımızdan birine başka bir elin değmesi, her şeyimizin açığa çıkmasına neden olabilir” diyordur.
Bu bağlamda Erdoğan’ın Meclis’i yenilemek için her şeyi göze aldığı da söylenebilir. Erdoğan mantığı şöyle çalışır:
Ha hep ya hiç!

***

AKP, buna ne diyecek?
Daha net ifadeyle, halen Başbakan Vekilliği yapmakta olan Ahmet Davutoğlu, kendi iradesi dışında hemen seçime gidilmesini kabul eder mi?
Etmezse, ağırlığı nedir? Ne ölçüde Erdoğan’ı dizginleyebilir?
Dizginlemek yerine diz çökmeyi mi yeğler?
Bu soruların toplam yanıtı şudur:
25. dönemle birlikte Erdoğan’ın AKP içindeki tam hâkimiyeti azalmıştır. Elbette belli bir ağırlığı vardır ama istediği kararı aldırabilecek bir etkinlik zordur. Davutoğlu, kendisini ve partisini Erdoğan vesayetinden kurtarıp bir hükümet kurulmasını sağlayabilir.
Davutoğlu’nun bu duruşuna karşı, Erdoğan ve çevresinden şöyle bir hava estiriliyor:
Seçmen bu tablodan mutlu değil. AKP’den giden oylar hemen bir seçim yapıldığında geri dönebilir. Son kamuoyu yoklamalarına göre AKP’nin oyu en az 5 puan arttı.
Bunun doğruluğu yanlışlığı bir yana, başlıca amacı AKP dışındaki yüzde 60’ı psikolojik olarak erozyona uğratmak. Bu oy oranına bir daha ulaşamayacakları hissini vermek. AKP milletvekillerini de hemen seçim için cesaretlendirmek.

***

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız tablo önümüzdeki günlerin başlıca tartışma konularının ipuçlarını veriyor.
AKP’nin yaratmak istediği atmosferden çıkarak duruma bakarsak şunu söyleyebiliriz:
Erdoğan kısmetten çıkmıştır!
Siyasette şöyle bir söz vardır:
Bir lider kısmetten çıktı mı, milletvekilleri 9 yerden kopar!
Erdoğan, böyle bir olasılığı da hesaplayarak hem partisini bir arada tutma, hem kendisini hâlâ çok güçlüymüş gibi gösterme hem de önümüzdeki dönemin başlıca oyun kurucusunun kendisi olduğu kanısını yerleştirme çabası içinde.
Ancak bu gerçek bir tablo değildir.
Seçmen çok önemli bir iş yapmıştır; demokrasilerde ender görülecek şekilde, tüm devlet gücünü eline geçirip medyanın büyük bölümüne hâkim olup, seçime hükmetmeye kalkan bir kişinin diktatöryal başkanlık hevesini sandığa gömmüştür.
Siyasetin bundan sonra nasıl şekilleneceğine tek başına Erdoğan karar veremez, verememelidir.
Atla araba arasındaki bağ kopmuştur.
Erdoğan atını ne tarafa çekerse çeksin, siyaset arabasını çekemeyecektir.
Siyaset sahnesinin bundan sonra nasıl şekilleneceği şu anda net değildir, ama bulanık da değildir.
Bütün mesele, yüzde 60’ın halkın kendisine verdiği gücün farkına varmasındadır.

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Soma’dan 3. havalimanına: 19. yüzyıldayız... 18 Eylül 2018 Sal
Var mısınız? 16 Eylül 2018 Paz
Çok ‘Nazik’ bir operasyon! 13 Eylül 2018 Per

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Davutoğlu