Köşe Yazısı

A+ A-

Anlaması Zor Bir Savaş...

6 Ocak 2009 Salı

Condoleezza Rice, 2 Aralıkta, Aldığımızdan daha iyi koşullarda bırakıyoruz demişti. Beş gün sonra İsrail uçakları Gazzeyi bombalamaya başladılar. İsrail Savunma Bakanı Barak, “Acı sona kadar devam edeceğiz diyordu, nihai çözüm kavramını anımsatan ironinin ayırdına varmadan Bir hafta içinde Filistin tarafında ölü sayısı 430’u yaralı sayısı 2000’i geçti. Ama, hafta boyunca Hamasın ev imalatı füzeleri uçmaya devam etti. Ortadoğunun ve Avrupanın çeşitli kentlerinde İsrail karşıtı gösteriler başladı. Cumartesi gecesi haberler, İsrail tanklarının, birliklerinin Gazzeye girdiğini bildiriyordu.

Bu saldırının mantığı ne?

İsrail Genelkurmay Başkanı Yardımcısı Gen. Dan Hazel İşimizi bitirdiğimizde, Gazzede tek bir Hamas binası kalmayacak demişti, ama hafta boyunca İsrailin bu harekâttan ne amaçladığı tartışıldı, her yorumcu bir şeyler söyledi.. hafta sonunda hâlâ ortada tatmin edici bir çözümleme yoktu.

Kimileri de, İsrailde şubatta yapılacak genel seçimlere işaret ediyor, saldırının arkasında, Natenyahu, Ehud Barak ve Olmert/Livni gibi vizyon yoksunu siyasetçiler arasındaki, kim daha büyük şahin yarışının yattığını ileri sürüyorlar. İsrailli yazar ve barış kampanyası Gush Shalomun liderlerinden Uri Avinery de aynı fikirde (Counterpunch, 03/01/09).

Bana sorun daha karmaşıkmış gibi geliyor. Nitekim, Barakın eski danışmanlarından, şimdilerde Obamaya danışmanlık yapan The New American Foundationın analistlerinden Daniel Levy, Bu iş nasıl iyi bir sonuç verecek bilemiyorum diyor ve ekliyor, İsrail taktik olarak kazansa bile, daha sonra, stratejik düzeyde kaybedecektir(MacClachy Newspapares, 29/12/08). Council on Foreign Relationsdan Steven Cook da bu savaşın büyük bir olasılıkla, Filistin halkının Hamas etrafında toplanmasını hızlandıracağını, Abbası daha da zayıflatacağınıdüşünüyor (01/01/09).

Bu kadar ‘yanlış hesap’ \tolur mu?

İsrail-Filistin sorununun yakın tarihine bakınca, insan ister istemez, bu kadar yanlış hesap olur mu?diye düşünmeden edemiyor. İsrailin şimditemizlemeyeçalıştığı, Hamasın doğuşunda, FKÖyü yıpratır umuduyla, oynadığı rolü bir kenara bırakıp, Ağustos 2005te Şaronun İsraili, Gazzeden tek taraflı olarak çekmesinden başlayalım. Bu çekilme İsraili daha güvenli bir konuma getirecekti. Tam aksi oldu. ABD, AB, İsrail, Arafatın yerine Başkan olan FKÖ lideri Mahmud Abbası tanıdılar, ama hiçbir siyasi zafer kazanmasına izin vermediler. Böylece, İsrail çekilince Gazzede oluşan iktidar boşluğunu, işbirlikçi”, “yozlaşmış FKÖ yönetimi karşısında, İsraili tanımamakta ısrarlı, uzlaşmaz imajıyla güçlenmekte olan Hamas doldurmaya başladı.

ABD, Ocak 2006da desteklediği genel seçimlerde sandıktan Hamas çıkınca, sonuçları kabul etmedi. İsrail ve ABD, FKÖ ve Hamasın ortak hükümet kurma çabalarını sabote ettiler, dahası Abbası Haması bastırmaya zorladılar. Başlayan çatışmaların içinde, Haziran 2007de Hamas Gazzede FKÖye karşı bir darbe yaparak yönetimi ele geçirdi. 2006da Lübnandaki savaştan zaferle çıkamayarak Hizbullahın daha da güçlenmesine yol açmış olan İsrail bu kez de Gazzede radikal Müslüman bir yönetimle karşı karşıya kalıyordu.

Sorular sorular…

Kısacası, Hamasın bu kadar güçlenmesine, Abbasın bu kadar zayıflamasına ABD ve İsrailin yanlış hesapları yol açmış görünüyor.

Devam edersek, 2008 başında, Mısırın da yardımıyla Hamas ve İsrail arasında sözde bir ateşkes sağlandı. Hamasın füzeleri büyük ölçüde sustu. Ama İsrail Gazzeye uyguladığı ablukayı kaldırmadı. Dahası, Avinerynin anımsattığı gibi, sık sık Gazzeye girerek operasyon yapmaya devam etti. Aralık sonunda anlaşmasona erince, Hamasın füze saldırıları yeniden başladı. İsrail bu provokasyona sessiz kalmazdı Ama The Economistin vurguladığı gibi, Hamas da ateşkese karşın ablukanın kalkmamış olmasına bakarak kendini provoke edilmiş sayamaz mıydı? Dahası, bugüne kadar her olayda hep İsraili haklı bulan Economist hatta BBC, acaba, neden bu kez dengeli bir tutum almaya çalışıyorlardı?

Saati biraz daha geriye alıp Annapolis Antlaşmasından (O zaman, bu zirvenin, büyük çaplı bir Gazze operasyonuna yol açacağını yazmıştık, 03/12/07) bu yana olanlara bakarak gelirsek… “Neden İsrail yerleşimleri durdurmaya, Abbasla bir anlaşmaya varıp, FKÖyü siyasi olarak güçlendirmeye çalışmadı? Arap liderleri neden Abbası yeterince desteklemediler? Neden Bush Olmerte baskı yapmadı?” diye sorabilir sonra şöyle devam edebiliriz: Ateşkes sırasında İsrail neden ambargoyu biraz olsun hafifletmedi, Haması tahrik etmeye devam etti? Neden, ateşkesin süresi dolarken kimse, örneğin Mısır veya ABD, ateşkesi uzatmaya çabalamadı? Hamas neden askeri açıdan bir anlamı olmayan füzeleri yeniden atmaya başlayarak İsraili provoke etti? Niye İsrail ve Hamas savaşmaya bu kadar hevesli?

Üç ‘fantezi’

Deneyimli Ortadoğu yorumcularından Robert Fiskin bu sorulardan en sonuncusuna bir cevabı var (The Independent, 31/12/08). Gelin oradan başlayalım: Hamas İsraili Gazzenin dar sokaklarına çekerek Hizbullah gibi ilahibir zafer kazanmak istiyor. İsrail, 2006 Lübnan savaşından gerekli dersleri çıkardığına inanarak, yıkılan yenilmezlik imajını tamir etmek istiyor. Ne ki Hamas, Hizbullah kadar disiplinli, eğitimli ve donanımlı bir örgüt değil. Hizbullah bir ay süren savaşta en fazla 200 militanını kaybederken, Hamas daha bir haftada yüzden fazla kadrosunu ve iki liderini kaybetti. İsrailin tamir etmeyi amaçladığı yenilmezlik imajıysa aslında tam bir fantezi Gerçek şu ki, Fiskin de anımsattığı gibi İsrail, 1973ten bu yana hiçbir kent içi savaşı kazanamadı. Bu yüzden bu iki fanteziçarpışınca ortaya ne çıkar.. önceden bilmek zor. Ama İsrail ve Filistin halklarının, çocuklarını savaş tanrısına kurban vermeye devam edecekleri kesin.

Bu görüntüye, bu kez ABDnin Yeni Ortadoğu” “fantezisininmerceğinden bakarsak belki bu tanrının yüzünü görebiliriz. Bu fantezininmerkezinde, İrana ve sözde bir Şii çemberinekarşı, İsraili ve Türkiyeyi de içeren bir Sünni hattı yaratma projesi yatıyor.

ABD basını Haması da (Sünni olmasına bakmadan) İran maşası ilan etti. Mısır ve Suudi rejimleri Haması provokasyonla suçlayarak İsraili desteklemiş oldular. İsrailli uzmanlar, Hamasla uğraşmak yerine doğrudan İranı vuralım demeye başladılar (Jarusalem Post, 03/01/09). Türkiye hükümeti, kolları sıvayıp, belki de Gazzeye asker göndermeye kadar uzanacak bir arabuluculuk görevini üstlenmeye, Sünni hattını inşa etmeye soyundu.

Bu açıdan bakınca, İsrailin zamanlaması anlaşılabiliyor: Bushun son aylarında Haması imha ederek zemini, Ortadoğuda Obama için hazırlamak. Ancak Arap sokakları yine huzursuz; Mısırda Müslüman Kardeşler, Haması bahane ederek, hükümet üzerindeki baskılarını daha da arttırdı. İranda radikaller yine güçlendi. Bana, İsrail ve Filistin çocuklarına yine çok pahalıya patlayacak bir hesap hatasıylakarşı karşıyaymışız gibi geliyor.

er­giny@tr.net http://er­gin­yil­di­zog­lu.blogs­pot.com

Tümü Ergin Yıldızoğlu - Son yazıları

‘Canavarların zamanı’ 14 Ekim 2019 Pzt
Stratejik zafer - ateşten gömlek 10 Ekim 2019 Per
Yalanı örgütlemenin maliyeti 7 Ekim 2019 Pzt