Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
İlhan Selçuk

Her Genelkurmay Başkanı Komutan Değildir...

29 Temmuz 2009 Çarşamba

PENCERE

İLHAN SELÇUK

Her Genelkurmay Başkanı
Komutan Değildir...

Her Genelkurmay Başkanı dört dörtlük olamaz...

Orduda terfi süreci, karmaşık bir yapılanmanın içeriğini taşır...

Değerli subaylar talihli ya da talihsiz rastlantılarla sicillerini belirleyen hayat ve meslek sınavından geçerek terfi süreçlerini yaşamak zorunda kalırlar...

Askerlik bu...

Barış zamanında yıldızı parlayan edilgin kişilikli bir subayın savaş zamanında ne yapacağı pek bilinemez...

Savaş süreçlerinde komutanlığını kanıtlayan bir subay da barış zamanında yetilerini tam anlamında gösteremez...

Eğer savaş süreçlerinde yaşamasaydı, Mustafa Kemal, Atatürk olabilir miydi?..

*

Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök barış zamanında bu mertebeye yükselmiştir; savaş sınavında ne yapacağı elbette bilinemez; ama, komutanlık kimliğindeki eksiklikleri emekli olduktan sonra kendi ağzıyla dile getirmesi hazin bir manzara oluşturuyor.

Olay nedir?..

Ergenekon davası olarak bilinen tertipte “Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven” adlı darbe planları olduğu ileri sürüldü...

İddianameye göre bütün bu darbe planları Orgeneral Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı zamanında hazırlanmıştı...

Sayın Özkök bu yolda ifade vermek üzere savcılığa çağrıldı...

*

Eski Genelkurmay Başkanı şöyle bir ifade verdi:

“- Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım.” (Milliyet, 28 Temmuz 2009)

Eğer bu ifade doğruysa, Hilmi Özkök’ün gradosu da ortaya çıkıyor...

Nasıl?...

*

Geçen gün Genelkurmay’da görevli bir kurmay albayın bugünkü iktidarı “bitirmek” için hazırlık yaptığı, bir belgeyle iddia edildi...

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hemen yetkili görevlileri harekete geçirerek gerekli araştırmayı yapmalarını istedi.

Araştırma sonunda anlaşıldı ki böyle bir şey yoktur.

Orgeneral İlker Başbuğ kamuoyu önünde iddianın boşluğunu, asılsızlığını, belge denilen şeyin “bir kâğıt parçası” olduğunu açıkladı.

*

Oysa eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök “vahim” bir itirafta bulunuyor:

“- Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım...”

Bu ifade bir Genelkurmay Başkanı’na, bir orgenerale, bir komutana, bir subaya yakışmıyor...

Genelkurmay Başkanı böyle bir durumda “delil” aramaz; TSK’deki yetkili makamları harekete geçirir...

Nasıl?..

Orgeneral İlker Başbuğ’un yaptığını yapar...

Yapmazsa suç ortağı olur...

Genelkurmay Başkanı “delil” aramakla yükümlü değildir...

Genelkurmay Başkanı “delilini bulamadığı” kuşkulu bir darbe girişiminden yıllar sonra bu ağızla konuşursa etik olmaz, askerliğe yakışmaz, komutanlığa sığmaz...

*

Öyle görünüyor ki, Sayın Hilmi Özkök olayları değerlendirmekte yetersizdir...

Demek ki her Genelkurmay Başkanı komutan olamıyor...

Tümü İlhan Selçuk - Son yazıları

Savcının geleceği parlak görünmüyor 12 Ağustos 2015 Çar
Patrikhanenin Sicili... 11 Haziran 2012 Pzt
Mumcu'nun Saptamaları... 7 Haziran 2012 Per