Köşe Yazısı

A+ A-
Gülizar Erman Olayı: Anlatılanlar Gerçek mi?
Paylaş
09 Eylül 2012 Pazar
\n

Bugün ülkemizin bağımsızlığını ve Cumhuriyetimizin kuruluşunu müjdeleyen, İzmirin kurtuluşu

\n

Günün özel ve genel anlamını, içerdeki ve dışardaki bütün okurlarım için anıyorum!

\n

***

\n

Sevgili okurlarım, gazetedeki ve internet sitemdeki iki ayrı adresime, her gün yüzlerce elektronik mektup geliyor

\n

Eksik olmasın arkadaşlar bazen bunları ayıklıyor

\n

Bazen doğrudan ben de bakıyorum.

\n

Genellikle bu yolla gelen bilgiler, haberler, imzalar elbette tam güvenilir değil

\n

Mektupların kimi küfür, hakaret içeriyor, kimi temelsiz birtakım iddialar

\n

Kimi provokasyon amaçlı, kimileri de samimiyetle derdini paylaşıyor

\n

Bilgi soranlar, yol göstermemi isteyenler de var.

\n

Bazen, birçok yazara ve kişiye yollanan postalar da alıyorum, bunları fazla önemsemiyorum.

\n

Aşağıda sizle paylaşacağım mektup aslında böyle bir genel hitaplı mektup, bir sendikadan imzalı olarak geldi.

\n

Belki de benim dikkatsizliğimden, bir iki gazete ve internet sitesi dışında, medyada pek yer aldığını görmedim.

\n

Onun için, bu pazar yazımı bu mektuba ayırdım.

\n

Mektubu okurken, anlatılanların gerçekliğine inanamadım

\n

Bu nedenle de yazımın başlığını mektubun sahihliğini sorgulayan bir biçimde koydum.

\n

***

\n

Sendikadan gelen mektup üç kısımdan oluşuyor.

\n

Birinci kısım, (giriş ve sonuç bölümleri hariç) şöyle:

\n

“…Deri işçisi Gülizar Erman, ağır bir adaletsizlik kıskacına alınmış durumda.

\n

Sosyalist kimliğiyle Tuzla deri havzasında tanınan ve Deri-İş Sendikası üyesi olan kızımıza bu nedenle komplo kuruldu. Adeta gayya kuyusuna atıldı ve 9 yıldır oradan çıkamıyor.

\n

Polisin başka bir kişiye zorla imzalattığı bir ifade gerekçe gösterilerek bir soyguna katıldığı iddia ediliyor.

\n

Oysa o gün işyerinde olduğuna ve çalıştığına patronu dahil birçok insan mahkemede şahitlik etti.

\n

Zorla alınan ifadenin sahibi de mahkemede ifadesini geri aldı.

\n

Gülizarla ilgili iddia mahkemede çürütüldüğü halde Özel Yetkili Mahkeme delilsiz kanıtsız, sadece kanaate dayanarak müebbet hapis cezası verdi.

\n

Bu göz çıkartan adaletsizlik, 12 Eylül günü Yargıtayın önüne gelecek…”

\n

Birinci kısım, medyadan destek istenerek bitiyor.

\n

İkinci kısımda Gülizar Ermanın mektubu var.

\n

30 Ağustos 2012 günü İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinde, Erman ailesi adına, sendikacılarla birlikte yapılan bir basın toplantısında açıklanmış.

\n

Altında adres olarak Kadın Kapalı Cezaevi A-8 Gebze/Kocaelivar.

\n

Yukarda özetlenen akıl almaz öyküyü ayrıntılarıyla anlatıyor ve medyadan destek istiyor.

\n

Mektuptaki ayrıntılar gerçekten akıl almaz, yürek paralayıcı

\n

Biraz, Balyoz davasında, katılmakla suçlandığı toplantı sırasında yurtdışında bulunduğunu ya da o sırada denizaltında çekim yaptığını kanıtlayan subayların tutukluluk halinin devamını ya da davada esas kanıt olarak kullanılan dijital belgede, 1500 dolayında yer, tarih, adres, isim hatalarının bulunmasına karşın bu belgenin gerçek olarak kabul edilmesi olayını anımsatıyor.

\n

Ermanın mektubunu izleyen üçüncü bölüm de şöyle:

\n

Gülizar kardeşimizin ve Erman ailesinin duygularını aynen paylaşıyor, yaşanan bu adaletsizliğe ve zulme Yargıtayda son verilmesini istiyoruz.

\n

Kanber Saygılı

\n

DİSK/Limter-İş Sendikası Genel Başkanı

\n

***

\n

Sevgili okurlarım, yukarda anlatılan serüven, Tuncay Özkanın Anne Hiç Canım Acımadı adıyla Cumhuriyet Kitaplarından çıkan son yapıtının Girişbölümünde yazdığıGerçek olamayacak kadar gerçek ifadesini anımsattı bana

\n

Acaba mektupta anlatılan olaylar da Gerçekten, gerçek olamayacak kadar gerçek mi?

\n

***

\n

Birkaç yazıdır irdelemeye çalıştığım Türkiyenin Sorunuda işte tam bu noktada düğümleniyor:

\n

Türkiye, demokrasi, hukuk, adalet, siyaset, kamuoyu, bu Gerçek olamayacak kadar gerçeklerle ne zaman yüzleşecek?

\n\n