Köşe Yazısı

A+ A-
Hikmet Bila

Uğur Mumcu Işıktır

26 Ocak 2009 Pazartesi

Bir şey dikkatinizi çekiyor mu?

Ölüme, kalıma, ölümden sonra yaşama dair...

İnsanlar ölür. Kalanlar, sevenleri üzülür, ağlar, yas tutar. Zaman geçer o acı unutulmasa da azalır. Gözyaşları diner, yas azalır, hayat devam eder. Doğanın gereğidir belki de bu.

Uğur Mumcu öldü. Öldürüldü. 16 yıl önce.

Ama nedense Uğur Mumcu için dökülen yaşlar, tutulan yaslar azalmadı, azalmıyor. Hatta her yıl artıyor. Her geçen yıl Uğur Mumcu daha bir özlemle, daha yaygın törenlerle anılıyor. Sadece anılıyor mu? Hayır. Türkiye’nin hemen her köşesinde bir hafta Uğur Mumcu haftası ilan ediliyor. Sayısız etkinlikler düzenleniyor. Anma toplantılarından konserlere, belgesellerden, söyleşilerden, karikatürlerden tiyatro oyunlarına kadar hemen her alanda etkinlikler... Mumcu’nun düşünceleri, fikirleri, yazdıkları, yaptıkları konuşuluyor. Araştırmacılığı, gazeteciliği, yazarlığı örneklerle dile getiriliyor. Ve önemli olan, her geçen yıl, Uğur Mumcu etkinliklerine ve anma törenlerine daha fazla genç katılıyor.

Uğur Mumcu, öldürülen bir aydın olmaktan çıkıyor, bugünkü ve yarınki nesilleri aydınlatan bir ışığa dönüşüyor.

Çünkü Uğur Mumcu aydınlıktır, ışıktır.

Çünkü Uğur Mumcu bilgidir, fikirdir.

Aramızdan ayrılışının 16’ncı yılında Uğur Mumcu’yu özlemle, saygıyla anıyoruz.

***

Ve o gün bugündür, bir onur abidesi gibi, Uğur Mumcu’ya ve onun onurlu mirasına sahip çıkan, başını hep dik, hep yukarıda tutan, yüzlerce Uğur Mumcu yetiştirmek için gecesini gündüzüne katan eşi Güldal Mumcu’yu bir kez daha kutluyoruz. Uğur Mumcu’nun eşi olduğu için. Uğur Mumcu’ya layık iki evlat büyüttüğü için... Uğur Mumcu’nun davasını bugüne kadar ısrarla, kararlılıkla sürdürdüğü, cinayetin asıl suçlu ve sorumlularının peşine düştüğü için...

Uğur Mumcu’yi katledenler, sadece bir büyük yazarı değil, kızı Özge’nin deyimiyle ‘mutlu bir aile’yi de hedef aldılar. O gün 11 yaşında olan Özge Mumcu’nun anlattıklarını okurken, Uğur Mumcu’nun ne kadar güzel ve aydınlık bir baba olduğunu da görüyoruz:

“Babam çok sevecen, sıcakkanlı, çocuklarını çok seven, ailesine ve dostlarına çok önem veren bir insandı. Bizleri imkânlarımız elverdiği ölçüde şımartırdı. Biz ne yaparsak yapalım, arkamızda olduğunu hissettirirdi. Eğer bir hata yapmışsak, ileride bizlere sorun çıkarmaması için, o hatanın telafisini sağlayacak yolları bulurdu. Ama bunu da hatamızın ne olduğunu anlamamızı sağlayarak yapardı.”

Özge Mumcu’nun bu baba tanımı, Türkiye’nin tanıdığı, bildiği, güvendiği ve özlediği yazar Uğur Mumcu tanımına ne kadar benziyor, değil mi?

Uğur Mumcu’yu katledenler, onun, ölümünden sonra daha da büyüyeceğini, daha da sevileceğini ve ölümsüzleşeceğini akıllarına getirmişler miydi acaba?

[email protected]

Tümü Hikmet Bila - Son yazıları

Türkel... 9 Şubat 2009 Pzt
Elde Var Hamas 2 Şubat 2009 Pzt
Uğur Mumcu Işıktır 26 Ocak 2009 Pzt