Köşe Yazısı

A+ A-

Arjantin Dönüşü

10 Ekim 2012 Çarşamba
\n

\n

Geçen hafta Arjantin Merkez Bankasının düzenlemiş olduğu bir konferansa katılmak üzere Buenos Aireste idim. Merkez Bankacılığı, Finansal Sistemler ve İktisadi Kalkınmabaşlıklı bu konferansta hem Arjantin merkez bankacılığını yakından tanımak, hem de Arjantin ekonomisini doğrudan gözlemlemek olanağı buldum. Bu haftaki yazımda bu gözlemlerimi sizlerle paylaşmak arzusundayım.

\n

***

\n

Önce biraz yakın geçmişi anımsayalım. Küresel krizden çıkış reçetelerinin tıkandığı 2010 başında, Arjantinde kamu borçlarını çevirmek güçleşmekte idi. Bunun üzerine Arjantin Başkanı Cristina Fernandez de Kirchner, hükümetin sosyal programlarından kısıntı yapılamayacağını savunarak Arjantin merkez bankasından (BCRA) uluslararası rezervlerinin bu yönde kullanılmasını talep etti. Bu talebe uluslararası finans şebekesinden büyük bir tepki oluştu: popülizm ve israf hortlamaktaydı; beklentiler kötü idare edilmekteydi; merkez bankası reel ekonomiye müdahale etmemeliydi; ve bağımsızdı, vb. vb... (Oysa IMFnin kendi net kamu borç tanımında merkez bankası net dış varlıklar değerinin kamunun toplam borç stokundan düşüldüğünü okuyucularımıza anımsatalım. Türkiye için söz konusu büyüklüğün milli gelirin yaklaşık yüzde 10u olduğunu ve kamunun resmi net borç stoku rakamını da milli gelire oran olarak bu şekilde yüzde 10 düşük ilan etmekte olduğunu vurgulamakla yetinelim.)

\n

Arjantin hükümeti, finans dünyasının şantaj ve baskılarından yılmayarak 2010 Ocak ayında Merkez Bankası Başkanı Martin Redradoyu görevden alarak para politikasına makro istikrar ve büyüme doğrultusunda yön verilmesini sağlayacak yeni bir ekibe devretti. Yeni başkan Mercedes Marco del Pont, merkez bankası yasasında değişikliklere giderek Arjantin merkez bankasının sadece fiyat istikrarından değil, aynı zamanda büyüme ve yatırımlara yönelik kredi tahsisi ve finansal istikrarın sağlanması konusunda sorumluluk alacak şekilde görevlendirilmesini sağladı. Ley Organica adıyla anılan yeni program doğrultusunda Arjantin merkez bankası nihai borç verici ve para otoritesi kimliğiyle yepyeni bir sayfa açtı.

\n

***

\n

Arjantin ekonomisi 2010 ve 2011de reel olarak üst üste yüzde 9.2 büyüme gösterdi; işsizlik oranı ise yüzde 8.5ten yüzde 7.1e değin geriletildi. İhracat gelirleri 55 milyar dolardan 88 milyar dolara yükseldi; ihracat üzerine konulan vergi geliri ise milli gelirin yüzde 4üne ulaştı. Dahası, Arjantin söz konusu büyüme performansını dış büyük açıklar vererek dış borç yaratan yurtdışı finans akımları aracılığıyla değil, reel ücret gelirlerini yüksek tutan ve gelir dağılımında iyileşme sağlayan iç talep yönlü bir makroekonomik program sayesinde elde etti.

\n

Bir karşılaştırma yapmak için aşağıdaki grafiklerde Arjantin ekonomisinin büyüme ve dış borçlanma verileri Türkiye ile karşılaştırmalı olarak sunulmakta. İktisadi büyümesini doğrudan doğruya dış kaynak girişlerine bağlı tutan Türkiye ile Arjantinin büyüme ve dış borçlanma performansı, sanırım 2000lerin henüz başında ortaklaşa kriz yazgısı paylaşmış olan iki Latin Amerika tarzı ekonominin nasıl ayrışmakta olduğunu net olarak gözler önüne seriyor.

\n\n

Tümü Erinç Yeldan - Son yazıları

Yeşilin Daha Kızıl Tonu 7 Ağustos 2019 Çar
Paranın üç fiyatı: Faiz, kur ve enflasyon 31 Temmuz 2019 Çar
Büyümenin kaynakları, kalkınmanın planlanması 24 Temmuz 2019 Çar