Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Elde Kalan Yazı

30 Ocak 2009 Cuma

Dünkü Hürriyette Doğan Holdingin patronu Aydın Doğanın Hilton Otelinin alanı üzerine Ahmet Hakana açıklamasını okuyunca, önce eyvah dedim, yazı elde kaldı! Doğan, AKP yandaşı basının Doğan medyası Kılıçdaroğlunu destekliyor. Çünkü Hilton Otelinde inşaat için söz aldı biçimindeki yayınına(*) karşı dedi ki: Hilton Otelini rezidans veya iş merkezi yapmayacağım, bina yenilenecek ve otel olarak kalacak...

Benimki, zırva bir eyvah tabii ki! Böyle bir karar için 10 tane yazı bile seve seve elde kalabilir! Ancak geçen yaz bir türlü yayımlayamadığım elde kalan yazı yine de aşağıda. Okuyunca nedenini anlayacaksınız...

***

Caz konseri için Cemal Reşit Reye Hilton yönünden gitmeye kalkarsanız, bizim gibi ortada kalırsınız. Hiltondan CRRye baktığınızda gördüğünüz derin uçurumlar, çukurlar, devasa vinçler.. İstanbulun tam merkezini altını üstüne getiren inşaata hayretle bakıyoruz! 2010 Kültür Başkenti için hazırlık.

Yine de bir çıkmazdan fırsat yarattık, Hilton ve çevresini alıcı gözle inceledik. Çünkü Hilton alanı için fırtına kopuyor. Ciner medyasıyla Doğan medyası arasında medya savaşı var; ayrıca iktidar, Hilton kılıcını Doğan Holdingin tepesinde sallıyor.

Öyle anlaşılıyor ki Doğan grubu, yaklaşık 250 milyon dolara satın aldığı Hilton alanında, imar değişikliğiyle işyeri ve rezidans yapma düşünde. Orası İstanbulun en pahalı alanı, bu gözbebekte kurulacak işyerleri ve konutların Türkiyenin belki de en pahalıları olacağı açık. Birileri derhal parayı bastıracaktır! Çünkü bizde çok kolay harcanan (çünkü su gibi harcanan paranın maliyeti ucuzdur, yani önemli bir kısmı sahibine ait değildir!) o kadar çok servet var ki!

Özetle Hilton büyük bir rant alanı! Ve bu ranta karşı da ödenecek bedeller büyük!

Mesela ne? Parayı bir kenara koyun... Holdingin ödeyeceği siyasi bedel hepsinden daha önemli: Doğan medyasının AKP destekçiliğine soyunması! En azından, eleştirel tutumu terk etmesi, iktidar karşısında birsözde tarafsızlıkpozisyonu alması! Bu ödenmeden, iktidar orayı ram etmez!

***

Ancak bu bedel de kolay kabul edilemez! Ne holding patronları ne de holdingin medyasında çalışan gazeteciler için (Onlar bu yazıyı yazamaz belki, ama yüzde 99u altına imza atar!)... İnsanın peşini nesiller soyu bırakmayacak bir bedel!

Aydın Doğan, bu yükü omzundan atmalı, vakit geçirmeden. Sevgili kızlarını da yanına alarak basın toplantısı düzenlemeli ve İstanbula söz vermeli: Hilton ve alanına bir çivi dahi çakılmayacaktır. Biz burayı İstanbul adına, Türkiye adına ebedi koruma altına alıyoruz. Bizden sonra da korunması için Hiltonu vakfımıza devrediyoruz ve tapusuna da bu kararı işletiyoruz...

Patronların şirketleri, artık sadece kendi malları değildir! Toplumsal yönleri giderek ağırlık kazanıyor; şirketler, holdingler faaliyetleriyle yarattıkları etkilerden de sorumludurlar... İnsan, topluluk genelde toplum üzerindeki etkilerinden.. bu sosyal sorumluluktur. (Peter Drucker, Yeni Gerçekler, s. 87) Hiltonu binalarla doldurmak ancak toplumsal bir sorumsuzluk olur...

Düşünün: Diyelim ki bazı merkezi ve yerel siyasi ahlaksızlar, örneğin Yıldız Parkını satışa çıkardı! Patronlar ne yapmalı? Birbirinin gözünü oyarak satın almaya mı çalışmalı, yoksa Yıldız Parkının ebedi ve ezeli olduğu gibi bırakılması için dayanışmaya mı girmeli!

İşte saf ahlaki ve varlıksal bir soru(n)! Türkiye artık bu yönde fikir üretmeli ve davranış göstermeli!

***

Hilton kararıyla, Aydın Doğan, çocukları ve medya çalışanları, büyük bir özgürlük elde ettiler! Hiltonla birlikte, keyfini çıkarsınlar!

(*) RTE, yine Yalancı basını satın almayın, paralarınızı onlara kaptırmayındedi. Başbakan koltuğundakı zat, dinibütündür, doğruyu söyler, Allah’ın sevgili kuludur, cehennem korkusunu teninde duyar! Tabii ki kastettiği, Yeni Şafak vb. gibi ikide bir sağa sola çamur atmayı marifet sayan basılı kâğıtlardır!

[email protected]

Tümü Orhan Bursalı - Son yazıları

‘Gazeteciliği, gazeteleri öldürün!’ 19 Mart 2019 Sal
‘Amiral Battı’ oyunu 18 Mart 2019 Pzt
Milletin bölünmesine katkı: Sözde tartışmalar (2) 17 Mart 2019 Paz