Köşe Yazısı

A+ A-

F, L, E, M, T, K...

30 Aralık 2012 Pazar

Cumhuriyet Kitaplarından, yüreği insan ve yurt sevgisiyle dolu sevgili kardeşim Ahmet, F Tipi Filme gitmiş; düşüncelerini, duygularını şöyle anlatıyor son mektubunda:\n

\n

Çok hapishane filmi izledim. F Tipi

\n

Film kadar gerçekçi, çarpıcı ve sarsan bir film izlediğimi hatırlamıyorum. Filmin başladığı ilk anda bütün salon hopladı. Güüüümmmdiye bir ses. Kapı sesi... İnsanın yüreği ağzına geliyor.\n

\n

Film, içerinin insanı delirtecek boyutunu çok iyi anlatıyor. Ama filmi iyi yapan bu değil. Bu film, dışarının boyun borcunun içeriden çok daha ağır olmasını da anlatmış.\n

\n

Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, biliyorsun. Acaba az mı yapıyoruz diye düşündüğüm oldu. Hatta bir ara ciddi ciddi kafaya koymuştum. Sizin yaşam koşullarınız neyse, dışarıda aynı şartlarda bir yaşama başlayacaktım. Adan Zye... Madem sizi tecritten ve betonlar içinden kurtaramıyoruz, biz de sizin gibi yaşayalım dediğim o kadar çok zaman oldu ki...\n

\n

Ama bu çözüm değil...\n

\n

Bize kalan, bu F tipi dramın içinde bu enkaz sonrası ülkeyi yeniden kurmak olacak. O günleri birlikte yaşayacağız...\n

\n

***\n

\n

Ahmetin 4 sayfalık mektubundan ancak bazı satırları aktarabildim. \n

\n

F Tipi Filmi Grup Yorum tasarlamış, Aydın Bulut, Barış Pirhasan, Ezel Akay, Hüseyin Karabey, Mehmet İlker Altınay, Reis Çelik, Sırrı Süreyya Önder, Vedat Özdemir yönetmenliği üstlenmişler.\n

\n

Türkiyede uzun süredir tartışılan cezaevleri gerçeğinin sanatın, sinemanın konusu olması sorunun anlatılmasında, anlaşılmasında, çözümünde çok önemli bir ivmedir.\n

\n

Sorunun Meclise ve kamuoyuna taşınmasında CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Manisa Milletvekili Özgür Özel, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ciddi çaba harcadılar. Bir yılı aşkın süreyle 40 cezaevinde onlarca tutuklu ve hükümlüyle görüştüler. Hazırladıkları rapordan kimi kesitler 25 Aralıkta Cumhuriyette yayımlandı.\n

\n

Milletvekillerinin gözlemleri, önümüzdeki dönemlerde daha çok F Tipi Film benzeri filmlerin çekileceğini gösteriyor. Bu değerlendirmeyi biz de yeri geldikçe bu sütunda dile getirmiştik.\n

\n

Cezaevleri, Türkiyedeki adaletsizliğin, hukuksuzluğun, giderek otoriterleşen, baskıcı, tek kaygısı kendi iktidarının güvenliği olan bir yönetim anlayışının sonucu.\n

\n

Özetle bir neden değil, sonuç.\n

\n

Türkiyede cezaevi tipleri F, L, E, M, T, K gibi harflerle adlandırılıyor. Harflerin şekline benzer yapılar isimlendirmede etken olmuş. Örneğin Tekirdağ F Tipi, Silivri L Tipi. Bu cezaevlerinin tanımında bir de şu sıfat var:\n

\n

Yüksek güvenlikli!\n

\n

Ankaranın cezaevlerine temel bakışı bu olmuş; güvenlik. Ama bu insanların güvenliği değil, onlarınkaçmamasını”, birbiriyle temas dahi kurmamasını öngören tecrit edici bir güvenlik”!\n

\n

İnsan unsuru ikinci plana atılmış, yüksek güvenlik başlıca kaygı olmuş. Tutuklu ve hükümlülerden birinci derecede sorumlu olan yerel yöneticiler, insan unsurunu dikkate alan adımlar atsalar da önlerinde mevzuat var. Örneğin bir gram toprak yok. İçeriye toprak ve topraklı bir şey sokmak da yasak. Bir saksı çiçek dahi.\n

\n

Bugünkü iktidarın 10 yılıyla Cumhuriyetin ilk 10 yılı karşılaştırılınca şu söylenebilir:\n

\n

İlk 10 yılda ülke demir ağlarla örüldü, son 10 yılda demir parmaklıklarla.\n

\n

Bu iktidarın yaptığı en büyük salon, duruşma salonu. Yakında Silivri Cezaevi kampusu içinde iktidarın hizmetine girecek.\n

\n

Bu iktidar yargıyı da cezaevinin, cezalandırmanın bir parçası haline getirdi. Artık Türkiyede, ömür boyu ağırlaştırılmış yargılama cezası var.\n

\n

***\n

\n

Sevgili Ahmetin mektubu tüm ülkenin baştan başa bir cezaevi haline geldiğini ortaya koyuyor.\n

\n

Yapılması gereken bu tabloya kahretmekten çok, mücadele etmek. \n

\n

13 Aralık bir mücadeledir, film bir mücadele, koşullar ne olursa olsun hapisten sağlam ve güçlenerek çıkmayı hedeflemek bir mücadele, adaletsizlik zulmüne hayır demek için her zemini kullanmak bir mücadele...\n

\n

Türkiyeyi cezaevinden bu mücadele ruhu kurtaracak.\n

\n

Cezaevleri gerçeği acıyı kurtuluşa, tecriti halkla buluşmaya çevirecek.

\n

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Heey... Bir işsiz kendini yaktı! 23 Mayıs 2019 Per
Sistem değişinceye kadar Bakan değişir! 22 Mayıs 2019 Çar
Cumhuriyet bitmez... Sadece bayide biter! 21 Mayıs 2019 Sal