Köşe Yazısı

A+ A-

Bir İhanetin Öyküsü

24 Şubat 2013 Pazar

El yakan bir ateş gibi, Balyoz mahkûmu Tümamiral Semih Çetinin Bir İhanetin Öyküsü- Hasdalda Bir Amiral kitabı. Bu dava üzerine sıfır bilgisi olanların, Deniz Kuvvetlerine ve bu bağlamda en parlak subayları tasfiye etmek amacıyla kurulan büyük tuzağı net, berrak bir dille izliyorsunuz.. Semih Çetin, kişisel Balyoz süreci içine sizi çekiyor, öyküsü içindeki dramatik olaylarla yüzleştiriyor..

\n

Sonuç: Hüzün, kurulan büyük alçakça tezgâhlar, utanmaz ve yüzü kızarmaz bir yargılama süreci, subaylarının neyle suçlandığını bile bilmeyen komutanlar.. düşman saldırısının yok edici hamlelerini göremeyen ve bunlara göğüs geremeyen yüksek makam sahibi askerler.. hukuki süreç bunu çözer sanısına kapılan bir ordu.. Aman bana da bulaşır, sessiz kalayımşarlatanlıkları.. alçakça kurulan hukuki tuzaklar.. fiili olmayansuçlar... bütün suç isnatlarını boşa çıkartan kanıtlara gözünü yuman cüppeli gugukçu adamlar dünyası... Ve bir kara-medyanın, baştan sona sürecin bazen ta kendisi, bazen ateşleyicisi ama kesin maşası olarak işleyişi...

\n

Semih Çetin adım adım, bölüm bölüm, bazen sessiz bazen çığlık çığlığa akan bir nehir gibi, bir kapkara dönemi paketleyip vicdanlarımıza emanet ediyor.

\n

***

\n

Çetinin kitabında, bildiğimiz sahte belgeolgularından sadece yeteri kadar ve kendi hikâyesi ile ilgili olanları var. Bu kadarı bile, davanın hangi amaçla açılıp sürdürüldüğünü anlamaya yeter.

\n

Çetin, iki kez tutuklanıp salıverilmişti, üçüncü tutuklamadan kaçınamamıştı. Bu akıl almaz sürecin öyküsünü günlük gibi yazdıklarından izliyoruz, insanlık ve demokrasi adına kahrolarak..

\n

Savunmasında kendisine yöneltilen suçlamaların asılsızlıklarını ortaya çıkartıyor:

\n

Suç: 35 kişilik bir darbeciler listesi hazırladın donanmada, şu şu tarihlerde...

\n

Yanıt: Böyle bir liste hazırlamış olamam çünkü o tarihlerde senelik izindeydim... İşte belgeleri..

\n

Suç: N. Alacalının hazırladığı bir listede adın geçiyor...

\n

Yanıt: Alacalı bile o listeyi kendisinin hazırlamadığını, o tarihte yurtdışı görevde olduğunu belgeledi ve serbest bırakıldı... Ben ise onun hazırladığı iddia edilen listede adım geçtiği için yargılanıyorum.

\n

Yine üçüncü şahıslarca hazırlanan iki listede de adı geçiyor ama o listelerin de sahte olduğu kanıtlanıyor... Ama ne önemi var! Lehinde olan belgelerden iddianamede bahsedilmediği gibi, bazıları dosyaya bile konmuyor...

\n

***

\n

Ünlü savcıMehmet Berk, ifadesi sırasında Çetine Siz Yassıadayı bilir misiniz? diyor. 1960ın hesabı... Çetinin savunmanına da Çok uzatmayın avukat hanım, biz ne savunmalar gördük, bir şey değişmedi diyor. Çetine Savcılar toplanıp hakkınızda karar vereceğiz derken TVde tutuklanmak üzere Çetinin mahkemeye sevk edildiği haberi ise çoktan geçiyordu! Daha mahkemeye çıkmadan önce de, bu kez tutuklandığı haberi TVde geçiyor.. Yargıç Ali Efendi Peksak da tutuklama kararını Çetinin yüzüne söyleyemiyor, mübaşire verdiği bir kâğıt parçasıyla gönderiyor..

\n

Baştan sonra bir utanç, vicdansızlıklar belgesi..

\n

Çetin savunmasından da bölümler koydu kitaba:

\n

Kendi ordusuna ve donanmasına komplo kuracak kadar alçalmış bir çetenin yarattığı bir ihanet sürecinden geçiyoruz. Bir asker için en büyük onur şehit olmaktır ama en büyük utanç da düşmana esir düşmektir.

\n

Ama bu esaret, şimdi olduğu gibi canımdan çok sevdiğim ülkemin ulusal çıkarlarını koruduğum için beni tasfiye etmek isteyenler ile onların içerideki işbirlikçileri tarafından hedef alınmanın bir sonucuysa, bundan ancak onur duyarım; hepsinin benzer nedenlerle hedef alındığına inandığım arkadaşların hapis yatarken ben dışarıda kalsaydım, zaten kahrımdan ölürdüm. Hasdalda geçirdiğim günler benim için asla bir mağduriyet değil, gelecek kuşaklara bırakacağım şeref madalyasıdır..

\n

Bu davada işlenen ne çok günah, başta iftira ile çalınan özgürlüğümüz olmak üzere ne çok hırsızlık var bir düşünsenize. Şimdi ellerini ovuşturarak çaldıklarının keyfini sürenlerin hesap verecekleri günler de elbet gelecektir..

\n

***

\n

Biliyorsunuz, bütün terfileri engelledikleri ve amiralleri tasfiye ettikleri için donanmaya komuta edecek oramiral kalmadı! Vicdan soyundan olmayanlar hâlâ köşelerinde ve ekranlarda, her biri pırıl pırıl olan Balyoz mahkûmlarına veryansın edebiliyor ve Balyoz bir darbeydi diye yazabiliyorlar. Bu kara medya kişilikleri de en kısa sürede birileri yazacaktır.

\n

Bugün bu kadar ama Semih Çetinin bir de ordu ile hesaplaşması var. Hem bu konuyu hem de bu tasfiyenin daha büyük anlamını yazacağım.

\n