Rusya Suriye’ye önce ‘Homeland’le daldı

06 Aralık 2015 Pazar

(Spoiler/Uyarı)
Homeland’in 5’inci sezonuna Rusya ve Rus dış istihbarat servisi SVR’nin damga vuruyor olması, bir tesadüf sayılmanın ötesinde dizinin arkasında CIA olduğuna dair söylentilerle bağlantılı açıklama arayışlarını da mutlaka kışkırtacaktır.

İsrail menşeli, Amerikan yapımı uluslararası casusluk, terör ve karşı-terör draması Homeland’in tematik içerik ve kurgusal biçimlenme yolunda CIA’dan “lojistik destek” aldığına dair iddialar hep oldu. Çünkü Irak’ta El Kaide’ye esir düşmüş bir Amerikan askerinin örgütten yana ve memleketine karşı ajanlık faaliyetine “döndürülmüş” olduğu noktadan 5 yıl önce başlayan dizi, ABD ile İslâmcı örgüt ve devletler arasında küresel ölçekte süren mücadeleye odaklı akışında gerçekte olup bitenlerle de şaşırtıcı ölçüde anlamlı bir titreşim sergiledi.
Söz gelimi 3’üncü sezon (2013) İran’a odaklı ve İran istihbarat şefi ile CIA arasındaki gizli ilişki ve görüşmeler üzerinden şekillenirken, dizinin yayında olduğu günlerde Cenevre’de de İran’la ABD arasında 30 yıldır var olan buzları eritecek mahiyette diplomatik görüşmeleri izliyorduk. Ve orada her iki ülkenin dışişleri bakanlarının kucaklaşmalarına şahit olurken öğreniyorduk ki ABD ve İran bu noktaya gelme yolunda 6 aydır gizlice görüşüyormuş.
Kurguyla gerçek arasındaki çakışma o ölçüdeydi ki gazetelerin İran’la krizin aşıldığı görüşmeyi “Tarihi Anlaşma” manşetiyle verdiği günün sabahında (“ABD yayını ile aynı anda”) Homeland’de CIA direktörü Saul Berenson (Mandy Patinkin) da kendilerinden yana dönmüş İran istihbarat şefinin ülkenin en önemli güvenlik aygıtı olan Devrim Muhafızları’nın başına geçmesi olasılığından bahsediyordu. Böylece 30 yıldır terörist faaliyetler ve tehditler dışında iletişim kuramamış iki ülkenin ilk kez medenice oturup konuşmasının önünün açılacağını da ekleyerek!..
Homeland’de hayal, her zaman hayattan besleniyor. Hatta yukarıda aktarıldığı gibi, bazen hayatta olup bitenlerin perde arkasını yansıtan bir “perde” olduğu sanısına dahi kapılabilirsiniz Homeland’in…
Hâlihazırda da bu sanıyı güçlendiren bir içerik söz konusu... Dizi, bu sezon Almanya’yı mekân tutup orada bizim “Almancılar”ın Türkiye’den Suriye’ye IŞİD bağlantılarını kurgusal fon yaparak yola çıktığında çok geçmeden gördük ki “Rus Ayısı”, tematik akışın asli unsuru olarak karşımızda.
Sezonun ilk dönüm noktası, CIA’nın bir darbe ile Suriye’nin başına Esad’ın yerine ülkede itibar sahibi bir generali getirme planı bu yeni başkan adayını taşıyan uçağın havada infilak etmesi sonucu bozulduğunda oldu. Bu, Rusların işiydi ve öğrendik ki yeni sezonun en gözde karakteri olarak karşımızda duran CIA Berlin istasyon şefi Allison Carr (Miranda Otto) on yıllardır Amerikan istihbaratı içinde Rusya hesabına casusluk faaliyeti sürdüren bir ajanmış.
Dizinin bizi “Batı-Suriye-IŞİD” şeytan üçgeninde Rusya’nın giderek ön almaya seyreden rolüne ilişkin kurgusuyla sarsmakta olduğu o günlerde henüz Rusya Suriye’deki savaşta şu an olduğu şekilde öne çıkmamıştı. Ama çok geçmeden baktık ki o, kurguda olduğu gibi hayatta da Suriye meselesinde varlığını (aynen Esad’dan yana) kristalleştirdi ve çatışmaların bir parçası oldu.
Homeland’in olacakları haber veren bir “kehanet kutusu” olup olmadığı, spekülatif (ve biraz da fantastik) bir tartışma konusu elbette. Ancak tartışılmaz olan şu ki Homeland, Amerikan gücünün gerileyişiyle birlikte artık ihmal edilemez ölçüde çok-kutuplu işleyiş kazanmış küresel kapitalizmin ha bire kriz üreten dünyasında “İslâmî-öteki” ile uğraşırken, önceki sezonlarda olduğu gibi sadece ABD odaklı yol almanın yetmeyeceği farkındalığıyla Almanya, Rusya gibi aktörleri de sahneye çekiyor.
Üç bölüm kaldı, merak ediyorum, acaba uçak düşürme sonucu bizim Rusya’yla ortaya çıkan krize ilişkin de gidişatın ne olacağına dair bir tüyo verilir mi acaba?! Bakalım!..  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları