Köşe Yazısı

A+ A-

IŞİD Dünya Devleti’ni kim kurdu? Davutoğlu’na kulak verin

Paylaş
instela'da paylaş
25 Şubat 2016 Perşembe

IŞİD’in dünyada bir ilki gerçekleştirerek, pratikte dünyanın yedi düveline yayılan, eyaletler sistemi halinde neredeyse tek merkezden yönetilen bir dünya devleti olduğunu kabul edebilirsiniz. Bu bir zamanlar birilerinin ütopyası idiyse, eh artık bu ütopya gerçekleşmiş sayılır!
Afrika’dan tutun Kafkaslar’a kadar özellikle İslam ülkelerini kapsayan geniş bir coğrafyada devlet değilse eyalet sistemlerini kurmuş durumdalar. Libya dahil!
Irak ve Suriye’de IŞİD’i kim kurdu?
Kim Irak’ı parçaladıysa onlar kurdu.
Suriye’yi kim parçaladıysa onlar kurdu.
Libya’yı kim parçaladıysa onlar kurdu.

İslamla oyun: IŞİD
IŞİD’i kurmak, CIA’nın birtakım yöneticilere para vererek, git böyle bir örgüt kur, Müslüman Müslümanı kessin, en büyük zulmü, işkenceyi yap, kadınları köleleştir, şeklinde olmuyor.
Ama bunu da aslında Afganistan’da yapmadılar değil! Oradaki köktendincileri, o zamanki Sovyetler Birliği’nin işgaline karşı örgütlediler. Sonra Taliban kalktı ABD’yi vurdu. O kadarla kalmadı, ABD’nin “İslamla oyunu”ndan El Kaide çıktı. Bu da ABD’yi en yüreğinden, İkiz Kuleleri’nden vurdu ve “mutlak güç” sanılan bir dünya hegemonistini yerle bir etti...
IŞİD’i nasıl yarattılar?
Coğrafyayı, ülkeleri parçalayarak. İç karışıklıkları destekleyerek, devletleri çökerterek.
Şimdi soralım: Ne bekliyordunuz ve sanıyordunuz; yıktığınız, vurup dağıttığınız yerlerden demokrasiler mi çıkacak, gül bahçeleri mi fışkıracaktı?

Davutoğlu’nun itirafı
IŞİD’i kimler nasıl yarattı sorusuna Başbakan Davutoğlu’ndan direkt yanıt geldi. Bakın El Cezire Arapça’ya verdiği demeçte şöyle diyor Suriye için: “Eğer rejim tüm topraklarını kontrol edemiyorsa Türkiye’nin ve bazı diğer devletlerin desteği sayesindedir...”
Esad rejiminin kontrol edemediği topraklarda kimler var: Büyük çoğunluğunda IŞİD! Davutoğlu övünerek ve sevinerek dile getiriyor. Başbakan bu sözleri, “Suriye’yi neden işgal etmiyorsunuz” diye soran bir Arap devlet adamına ayrıca “Musul’u özgürleştirmek için bi gidelim dedik, Arap Ligi bizi kınadı, hanginiz arkamızda duracaksınız..” gibi sözler de söylemiş (Dünkü Hürriyet).
Rejimin ülkesini kontrol edememesi için elinizden geleni yaptıysanız ve yapıyorsanız, o halde IŞİD’in arkasındasınız demektir. Tabii biz de dünya da bunu net biliyoruz zaten. Ama “vallah billah IŞİD’i hiç desteklemedik” yeminlerinin yanında, böyle itiraflar eninde sonunda sökün ediyor.
Ayrıca siyasetçilerimizin böyle üstten atmaları da yok mu? “Biz yaparız, istersek gireriz, çakarız da, nerede Arap desteği?..” Yani bu destek olsa Suriye’ye girip meydan savaşı mı vereceksin. Rusya ve İran ile mi savaşacaksın?.. Suriye’ye girmek bu demektir. Türkiye’yi bulaştırdığınız yetmedi mi de kalkıp orduyu sokarız diyorsunuz. Bu millet, çocuklarını Fizan’larda kırmanıza izin vermez...
ABD’nin de yarattığı bataklıktan doğan çocuğu IŞİD nedeniyle bugün kalkıp sağı solu suçlaması ise bir başka garabettir!

Libya’ya müdahale mi?
Evet biz yanı başımızdaki bela ile yatıp kalkarken, ABD ve Avrupalı müttefiklerin, NATO olarak Libya’yı berhava etmelerinden sonra, biliyorsunuz burası da IŞİD’in epey denetimine girdi. Hiç Libya’da birbirlerini boğazlayanlar hakkında bir şey okuyor musunuz? Mesela dün ABD jetlerinin IŞİD’i bombaladığını? Libya’da Batı’nın tanıdığı bir hükümetin yanı sıra, IŞİD dahil aşiret ve çetelerin birbiriyle ve iktidarla silahlı mücadele içinde olduğunu, orada da 200 bin kişinin Avrupa’ya kaçmak için beklediğini?
En önemlisi belki de ABD’nin Libya’ya askeri müdahalesinin tartışıldığını?
Çünkü orası da epey bir IŞİD ülkesine dönüşüyor. Ya Batı’nın hükümeti kazanacak, yoksa Avrupa’nın Batı’nın doğrudan böğründe bu kez, IŞİD hançeri olacak!
Libya’dan Avrupa’ya biliyorsunuz bir büyük adımla geçersiniz!

***

Tosun Terzioğlu’nu yitirdik. Matematik profesörü, TÜBİTAK Başkanı, Sabancı Üniversitesi Kurucu Rektörü ve on yıllara yayılan bilim temelinde bir dostluk ve ilişki... Çok üzücü, beklenmedik bir durumdu benim için. Başta matematik dünyamızın ve tüm bilim dünyamızın başı sağ olsun.

Düzeltme:
21 Şubat tarihli yazımda Halep diye geçiyor, tabii ki Musul olacak, benden kaynaklandı bu hata, düzeltir özür dilerim.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Tosun Terzioğlu