Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Cami Avlusundaki Tekir Kedi

25 Şubat 2016 Perşembe

[Haber görseli]

Turhan-İlhan Selçuk ve Ülfet Ertel kardeşlerin kendi tanımlarıyla halazadeleri Mehmet Benli’yi 3 Ocak 2016’da Zincirlikuyu Camisi’nden uğurladık.
Şükran Soner’le gittiğimizde Miyase İlknur da oradaydı.
Ruhan Selçuk ile Murat Ertel’e (Babazula) başsağlığı diledik. Kenardaki bankta üç hanımefendi oturuyordu. Birinin kucağında da tekir bir kedi vardı. Dikkatimizi çekti.
Ruhan Hanım, bizi Sevtap Elmas, Ayşe Ünal ve Nilgün Hotinli ile tanıştırdı. Merakımızı o sayede giderdik.
Kendisi de bir kedisever olan Mehmet Benli’nin kedisever dostlarıymış.
Benli’nin tabutu arabadan indirilip musallaya konulduğunda, cami avlusunun tekir kedisi öteki dört cenazeyi es geçip Mehmet Benli’nin musalla taşının ayağına sürünmeye başlamış. Ruhan Hanım da fotoğraflarını çekmiş. Kedisever hanımlar kediyi almışlar. İlk kontrolde patisinde ödem olduğu anlaşılmış. O nedenle, cenaze töreni sonrası önce veterinere ardından da bakımdaki kedilerin yanına götürülmek üzere kucağa alınmış.

***

Tekirin beş cenazeden kedisever Mehmet Benli’yi seçmesi bir muamma. Kedi kokusu olsa anlaşılabilir bir durum. Ama yıkanmış ve kefenlenmiş bir cenazenin sağlığında kedisever olduğunu nasıl bildi de yakınlık gösterdi? Altıncı his olabilir mi? Eski bir kedisever olarak yanıt bulmam zor.

***

Mehmet Benli’yi Ayazağa Mezarlığı’na doğru yola çıkardıktan sonra gazeteye döndük.
Ama ilginçlik orada da sürmüş. Cenazeyi mezarlıkta bu kez bir sarman karşılamış. Mezarın çevresinde dönüp durmuş. Mezarlıkta cenaze aracını kendi araçlarıyla izleyen üç hanımefendi ise yolu kaybetmişler.
Ruhan Hanım şöyle anlatıyor:
“Biz zaten Mehmet Abi’yi toprağa verip ayrılmıştık ama sarı kedi hâlâ oralardaymış kimileri aşağı yol demiş, kimileri yukarı yol demiş. Bizimkiler dönene dönene mezarı arıyorken, bir kedi sesi duymuşlar. Ama kedi bağırıyormuş... Kedinin sesine doğru yürümüşler... Bir de bakmışlar ki Mehmet Abi’nin mezarı. Nilgün Hanım çok duygulanarak bana anlattı.
Zincirlikuyu Camisi’ne gelen kedi gri renkli idi ve Nilgün Hanım bu kediyi de aldı ve ona bakıyor. Mehmet Abi’nin diğer kedileriyle beraber. Adını Benli koymuşlar.”

***

Acı veren olaylar öylesine üst üste geldi ki yazmayı zorunlu olarak erteledim. Kısmet bugüneymiş.
DNA’larından yalnızca iki ayak üstünde durma yetisini özümseyebilmişlerin sayısı hızla artarken dört ayaklıların değerini daha iyi anlamalıyız diye düşünüyorum.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Şükran Soner