Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Küresel ekonomide ‘yeni normal’

01 Haziran 2016 Çarşamba

Küresel ekonomi 2008’den bu yana tüm iktisat kuramlarına aykırı bir gelişme içerisinde: İnsanlık tarihinin belki en önemli parasal genişlemesi, sıfır oranına çekilmiş faizler ve bütün bu “genişleyici” politikalara karşın durağan yatırımlar, düşük büyüme hızları ile büyük durgunluk diye betimlenen dünya ekonomisi… Parasal genişlemeye karşın enflasyonun ivmelenmemesi, hatta sıfır düzeyinin altına geçip kârları ve reel yatırımları törpüleyecek biçimde deflasyona dönüşmemesi. Bu arada işsizlik oranlarının (geç-kapitalistleşen, çevre ekonomileri olan Yunanistan, İspanya gibi ülkeler dışında) çok düşük düzeylere inmesi ve gene bütün bunların büyüme yaratmaması…
... küresel mal ticaret hacminde daralma ve yakın zamanlara kadar dünya ekonomisinin sürükleyicisi olarak görülen Çin’in ihracat yerine iç talebe dayalı büyüme patikasına geçmede başarı gösterememesi ve yavaşlaması...
Sözün kısası, düşük büyüme, düşük işsizlik, olağanüstü genişletilmiş parasal likidite, düşük enflasyon, sıfır faizler, daralan dünya ticareti... Tüm bunların bir arada olması ancak Lewis Carroll’un Alis Harikalar Dünyası’nı andıran bir gerçekdışılığı andırıyor. Öyle ki bu içinden çıkılmaz ve iktisadi akla aykırı ilişkiler bütününü açıklamaktan vazgeçen iktisat yazını çareyi yeni bir kavramda buldu: Yeni Normal.
Yeni Normal dünyasının yukarıda saydıklarımızın dışında başka özellikleri de var kuşkusuz: Düşük işsizliğe rağmen gerileyen reel ücretler; sendikasızlaştırma, güvencesizleştirme ve esnekleştirme baskısı altında geriletilen emek gelirleri; bozulan gelir dağılımı; artan etnik ve dinsel kökenli şiddet ve yol açtığı irregular uluslararası göç; (yakın zamanda Avusturya ve ABD örneklerinde yaşamakta olduğumuz üzere) yükselen ırkçı ve açık faşizm özlemlerine kapılan kitleler...

***

Yeni Normal’in yarattığı gerçeklere şiddetli bir tepki ise geçen hafta hiç beklemediğimiz bir yerden geldi. Bugünün ulus-ötesi şirketler ve finans burjuvazisinin hegemonyasının inşasında son derece önemli bir işlev gören ve adına neoliberalizm dediğimiz (sermaye için) serbestleştirme ve kuralsızlaştırma, emek için ise güvencesizleştirme ve esnekleştirme, hatta “kiralama” anlamına gelen politikaların baş savunucusu IMF’nin Finance & Development adlı yayınının haziran sayısında üç yazarlı bir değerlendirme yazısı yayımlandı (*). IMF uzmanları, söz konusu çalışmada neoliberalizmin beklenen olumlu sonuçları yerine getiremediğini ve özellikle üç alanda başarısız olduğunu vurgulamaktalar:
(1) Genel olarak bakıldığında, daha yüksek büyüme hızları ve refah artışı gerçekleşmemiştir.
(2) Neoliberal gündemin çok önemli bir sorunu olan “büyüme ve eşitlik arasındaki ikilem” çözülememiş ve gelir dağılımı bozulmuştur.
(3) Bozulan gelir dağılımı dengeli ve sürdürülebilir büyümenin önündeki en önemli engeldir.
IMF Araştırma Dairesi’nin yazarlarına göre, neoliberalizmin beklentileri karşılayamamasında iki politika etkin olmuştur: Uluslararası sermaye hareketlerinin (sıcak para akımlarının) kuralsızlaştırılması, denetimsiz serbestleştirilmesi ve aşırı mali disiplin ve istikrar vurgusu.
Bu arada Yeni Normal’in önemli başarıları da var, unutulmasın: ABD ve Avrupa Merkez Bankalarının “miktar kolaylaştırması” (quantitative easing - QE) işlemleri altında yarattıkları bono ve tahvil talebi sonucunda 2009’dan bugüne Amerikan hisse senetlerinin yıllık getirisi yüzde 16, şirket tahvillerinin getirileri ise yüzde 9 düzeyinde gerçekleşti. Sıfır faiz ve neredeyse sıfır enflasyon ve negatif reel ücretler dünyasında, küresel finans burjuvazisi için hiç de azımsanmayacak bir gelir transferi.
1980 sonrasında kapitalizmin içine sürüklendiği kaçınılmaz krizlerini aşabilmek için geliştirilen neoliberal politikaların yol açtığı dengesizlikler ve gelir dağılımındaki bozulmanın yarattığı sosyal sorunlar, şimdi Yeni Normal olarak olağanlaştırılmaktadır. Ulus-ötesi şirketler ve egemen finans burjuvazisi açısından ise elbette her şey “normal” seyretmektedir.
(*) J. Ostry, P. Loungani ve D. Furceri, Neoliberalism Oversold?, Finance & Development
http://www.imf.org/external/pubs/ft/ fandd/2016/06/pdf/ostry.pdf

Tümü Erinç Yeldan - Son yazıları

İki büyüme öyküsü: ABD ve Türkiye 12 Eylül 2018 Çar
SEKA gerçeği, yıllar eskitemeden 5 Eylül 2018 Çar
Swap öncesi, Swap sonrası TCMB 29 Ağustos 2018 Çar