Mücadeleye Devam...

31 Mart 2014 Pazartesi

Türkiye’deki genel kaos ortamından seçim gecesi de payını aldı. AKP, devlete hâkim bir parti olarak seçime girmenin avantajını kullandı. Neredeyse daha sandıklar açılmadan, AKP’nin İzmir dışındaki büyük illerde açık ara önde olduğu ilan edildi! İlerleyen dakikalarda durum değişti. Yazıyı kaleme aldığımız gece yarısı saatlerinde İstanbul ve Ankara’daki sonuçların kısa sürede alınamayacağı anlaşılıyordu.
Aylardır sözünü ettiğimiz hukuk ve yaşam güvenliğine bir de seçim güvenliği eklendi. Uzun yıllardır ilk kez sonuçlarının bu kadar tartışmalı olduğu bir seçim yaşıyoruz. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) bile “sıkıntılı durumlar” olduğunu kabul etti.
Anadolu Ajansı yıllardır devletin değil hükümetin haber ajansı kimliğiyle öne çıkıyordu, 30 Mart gecesi bu unvanını taçlandırdı.
2009 yerel seçimlerinde yaşanan elektrik kesintileri bu seçimlerin de olağan durumuydu. Rekor Eskişehir’de. Aynı anda 11 semtte kesintinin olması Bakan’a göre, mevsim normalleriydi!

***

Oyların yarıya yakınının sayıldığı saatler itibarıyla genel görünüm şu... İzmir’de sürpriz yok. Büyükşehir’de CHP’nin oy oranı öngörüldüğü gibi yüzde 50’nin üzerinde. AKP’nin yıllar öncesinden başlattığı derin planlamalarla girdiği İzmir’de seçmenin tercihi değişmedi.
Ankara ve İstanbul’da seçim sonuçları gece yarısına dek kanaldan kanala değişiyordu. Kimilerinde CHP ile AKP arasında bir-iki puanlık fark vardı, bazı kanallarda ise AKP 7-8 puan önde görünüyordu. Seçim gecesi sonuçları, haftalar önce yapılan farklı şirket anketlerini anımsatıyordu.
Anadolu’da yeni büyükşehir olan orta büyüklükteki illerde AKP’nin önemli avantaj kazandığı görülüyor. Büyükşehir olunca köylerden ilçelere ilin tüm yerleşim yerleri de oy kullandığı için kırsal kesim oyları belirleyici hale geldi.
Güneydoğu tümüyle AKP ile BDP’ye kalmış görünüyor.
Orta Anadolu AKP ağırlıklı olarak MHP ile bölüşülmüş.
Doğu Anadolu hemen tümüyle iktidar partisinin kontrolünde.
Karadeniz’de de gerileme gösteren CHP’nin bu dört bölgeyi ayrıca masaya yatırması gerekiyor.

***

Seçimlerden önce 30 Mart’ta seçmenin oy verme kriterlerinde 17 Aralık sürecinin ne ölçüde etkili olacağını sütuna yatırmış, şu değerlendirmeyi yapmıştık:
Seçmenin bir bölümü hırsızlıklara karşı son derece duyarlı, oyunu verirken bunu dikkatte tutacak. Bir bölümü de geçmişteki, “çalıyorlar ama iş de yapıyorlar” yaklaşımın daha ötesinde “çalıyorlar ama bizi de görüyorlar” yaklaşımında...
Ortaya çıkan sonuca göre, hırsızlıklar yolsuzluklar seçmenin oy tercihini fazla değiştirmemiş görünüyor. Ülkedeki genel kirlenmeden seçmenin de payını aldığını söylemek abartı olmaz.
Üç aşamalı seçimin birincisi bitti. Sırada Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve genel seçimler var.
30 Mart’tan 2011’e göre büyük bir değişiklik çıkmadı. Bu tablo AKP’nin Çankaya seçiminde istediği sonucu almasını güçleştiriyor. Önümüzdeki iki seçim birleşebilir ve yepyeni bir durum da ortaya çıkabilir.
Olağanüstü bir ortamda yerel seçimlere gidildi. Sadece sosyal medya yasakları ve medyanın iktidar lehine aşırı orantısız kullanımı bile uygar dünya açısından seçimin sağlıksız bir ortamda yapıldığının göstergesidir.
Bütün bunlar bir yana; daha güzel, daha yaşanılası, daha demokratik bir Türkiye mücadelesini daha güçlü sürdürmenin zamanıdır.  


Yazarın Son Yazıları

Avrupa Türkleri... 9 Şubat 2020
Suriye toplama kampı... 6 Şubat 2020