Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Aşağı Doğru İniş

Paylaş
instela'da paylaş
01 Nisan 2014 Salı

1) AKP yüzde 50’den yüzde 45’e doğru indi. Bu, yolsuzluk ve rüşvete birinci derecede duyarlı, AKP’yi desteklemiş bir kitlenin varlığını ve desteğini çektiğini gösterir. Yüzde 5 seçmen 3 milyona yakın insan demektir... Bunu küçümsemeyin ve cebe koyun öncelikle.. Bu kitle, iktidarın niteliğini kavramış ve tavır almıştır. AKP’nin diğer sunduklarıyla ilgisi yoktur.
2) Daha büyük bir düşüş niye olmadı? RTE’ye inanç büyük. Rüşvet-yolsuzluk algısını cemaatin ve arkasındaki dış gücün sırtına yıktı: İnlerine gireceğiz, suç örgütü, hain, casus... Kendi dilinden konuşan RTE’ye inanmış kitle, bu yansıtmayı tuttu. Bugün böyle bir gerekçe onlara iyi geldi.. Çünkü RTE’ye inanmayı, güvenmeyi sürdürmek istiyorlardı..
3) Neden, diye soralım. Can alıcı soru budur. Çünkü bilimsel bakış, olayların doğasını anlamaya yöneliktir: Nasıl oluyor? Neden? Bence, henüz AKP’ye sırt çevirmeye hazır değillerdi. Dünkü yazıda da belirttiğim gibi, kendilerini bir yandan da iktidarda hisseden bir kitleden bahsediyoruz. Bu kitleyi sarsacak, başka bir olay gerçekleşmedi.
4) Bu kitle zenginleşmek, daha doğrusu, 12 yıl içinde kendisine sunulan tüketici olma konumunu sürdürmek istiyor. AKP iktidarı onlara geniş tüketici ve ucuz krediyle sahip olma olanağı sundu. Dolayısıyla, içinde bulunduğu koşulların sürmesinden yana (kendi istikrarı) davrandı.
5) Daha yoksul kitlelere AKP’li belediyelerin önemli ölçüde sosyal yardım yaptığını bilmek gerekir. Bu bir ciddi saptamaysa, karşılığı gerçekten önemli bir sayı ise miktar ve insan olarak, bu kitle de AKP’den vazgeçmesi için bir neden görmemiştir. Bir ciddi sarsılma hissetmemiştir
6) Seçimlerde “alt bilinç”, kendisinin, ailesinin durumunu gözetir. Temel ekonomik vb. gibi temel ihtiyaçlarını aşmış kitleler için başka değerler ön plana gelebilir.
7) Cemaat önemli bir darbe yedi. Başbakan bu saldırıyı -yüzde 45’in daha altına inmediğine göre- önemli ölçüde savuşturdu. Cemaat, önümüzdeki süreçte yeni açıklamalarla saldırılarını sürdürebilir. Ama kitlesel tabanlarının çok zayıf olduğu ortaya çıktı. Yüzde 1-3 kadar bir etkileri var mıydı?.. Belki. AKP’den kayan oylardan birazının CHP’ye birazının da MHP’ye yönelmesi, bu kitlenin hacmini gösteriyor olabilir.
8) Ama şüphesiz ki, rüşvet ve yolsuzlukların sandıkta aklandığını düşünmesi, RTE’nin yumuşak karnını oluşturuyor. Hele hele büyük suçlamaların yöneltildiği aile bireyleriyle sahneye çıkması, yolsuzlukları sahiplenmesi, takmaması ve öyle bir şey yok mesajı anlamına gelir. Bunların hepsi farklı etkileyecektir seçmeni. Ekonomide sıkıntılar veya yaşayacağımız başka ciddi olaylar, bu yolsuzluk olayını ön plana çıkarabilir, rüşvetle birleşebilir.
9) CHP’nin yüzde 30’lara varamaması, şüphesiz ki beklentilerin gerçekleşmemesi anlamına gelir. Oyda yükselmesine rağmen, bir başarıdan bahsetmek zordur. Kayıplarına bakın..
10) Ama seçimlerde muhalefetin başarı kazanacağını düşünmek yanlıştır. “Bunca yolsuzluğa rağmen, aptal millet vb.” yargılara katılmam. Henüz seçmende sanki işler iyi gibi gidiyor algısını önemli ölçüde sarsacak siyasi, ekonomik ve toplumsal durumların olmadığı koşullarda, muhalefete yönelik “neden iktidarı ele geçirmedin, çünkü yanlışlar yaptın, şöyle şöyle yapsaydın, bu adamlar giderdi iktidardan” düşünceleri yaygın.. Katılmıyorum, en iyi koşullarda belki 1-3 puan artabilir.. Seçmen iktidardan beklentilerini sürdürüyor.
11) Şüphesiz, Türkiye’de demokratik parlamenter sistemin işlemediğini görmek gerekir. Özgürlükleri, medyayı baskılayan bir iktidar.. Medyayı kendi borazanına döndürmek için yıllardır çalışan bir RTE.. Parlamenter, yasal, anayasal sistemin sadece sandık bölümünün işlediği bir sandık demokrasisi. Baskı sistemi, şüphesiz sandığı ve seçmeni de baskılar. Bu açılardan rezil bir durum var. Demokrasi var mı, bütünsel baktığım için olaya, yok.. Şüphesiz bu durum da AKP oylarına önemli ölçüde artılar ekliyor.. Yüzde kaç? 5,10? Bilmiyorum.
12) Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bu rüzgârla alır mı iktidar? Ortada... BDP’nin desteği gerek. Bu, BDP ile AKP arasında çözüm sürecine yönelik bir “al-ver”i gündeme getirebilir. Bunun, iktidar için tehlikeli bir süreci içereceğini de belirtmek gerekir.
13) Muhalefet hemen, itiraz olunmayacak bir aday üzerinde anlaşmaya gitmeli.. Seçime 5 kala değil. Kaybederler.
14) Bu 4 aylık süreçte, iktidarın daha da yıpranacağı bir süreç yaşanabilir. Oyları yüzde 45’ten 40’lara doğru inebilir. Bu durumda iktidar Cumhurbakanlığı rüyasını görür.. Muhalefet bunun koşullarını yaratma becerisi gösterebilir mi?
15) 2015 Haziran genel seçimleri, yıpranma sürecini kısaltmak için ve gelebilecek ekonomik zorluklarla henüz yüzleşmeden, erkene alınabilir.. hemen Cumhurbaşkanlığı’nın ardından..
16) Cemaat bir “dinsel entelektüel kulüp” derekesine indi. Tek güçleri devlet erklerindeydi. Onu da hızla kaybediyor. Ordudan da atılırlar!
17) Peki, CHP’nin cemaat ile zımni bir ittifak algısı olumlu mu etkiledi, olumsuz mu? Tartışmalı bir durum. Ama büyük inişte olan bir grupla birlikte görünmek, bundan sonra olumsuz etki yapabilir. CHP kendi güçlerini geliştirmeli.
18) Dünkü sosyal medya yorumlarında örneğin “sağcılarla değil solcularla ittifaka önem verseydi, daha başarılı olurdu” görüşleri vardı. Ben de dedim ki “Seçmen, CHP’yi zaten bunu yapmadığı için cezalandırdı!!!..” Hayal kurmayalım!
Daha yazacak çok şey var tabii. Ama bunlar yeterli ölçüdedir..