Köşe Yazısı

A+ A-
Hikmet Çetinkaya
CHP Tuzağa Düşme!..
Paylaş
Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
09 Nisan 2014 Çarşamba

Yerel seçimler yapıldı ama kavga bitmedi...
Liderler dün partilerinin Meclis grup toplantılarında konuştu.
Aynı tas aynı hamam!
Toplumu gererek siyaset yapmak!
Bu kimin işine yaradı 30 Mart seçimlerinde?
AKP’nin elbet!
Erdoğan toplumu germek için elinden geleni yapıyor hâlâ!
Türkiye’nin giderek laik demokratik hukuk devletinden uzaklaştığını görüyoruz...
Başı örtülü AKP belediye meclisi üyesi kadın Bingöl Belediye Başkanı için ne diyor:
“Biz Bingöl’e belediye başkanı değil, galiba müftü seçmişiz...”
Başkan, belediyede kadınların görev yapamayacağını söylemiş.
Neden acaba?
İslam dininde böyle bir şey olmazmış.
Belediye meclisi üyesi kadın da AKP’li, başkan da...
Belediye Başkanı’na kim sahip çıkıyor?
AKP Genel Başkan Yardımcısı...
Muhalefet, bıraksın Erdoğan’la kavgayı...
Türkiye’nin nereye doğru koştuğuna baksın...
Demokrasi karnesine...
Halkla nasıl kucaklaşacağına, ülkeyi çıkmaz sokaktan döndürmek için işçilere, işsizlere sahip çıkmaya...
Toplumda “itaat-biat” kültürü yerleşmiş, hayatın her yerinde “itaat ruhu” zirve yapmış, çalan çalmış, çırpan çırpmış...
Ey muhalefet biraz düşün ve sor kendi kendine:
“Ben Güneydoğu’da niçin oy alamıyorum?”

***

Zaman zaman geçmişi anımsatmakta yarar var...
17 Aralık öncesi ve sonrası... Adana’da polisler gözaltına alınıyor...
Müdürler, komiserler var aralarında...
Önemli görevlerde bulunanlar.
Çete, örgüt, paralel devlet, haşhaşi, kumpas!
Tamam!
Yahu “çete” denilen o polisler, 8 ay önce görevleri başlarında değil miydi?
O zaman polisler başta Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Malatya, Trabzon vb. gibi yerlerde kritik işlerin başındaydı.
Yani devlet görevinde...
Onların çoğu başka görevlere atandı, birkaçının silahları falan alındı.
O kadar!
Polis halkın hakkını, hukukunu, özgürlüğünü korumak için görev yaparken, yasal ya da yasadışı dinleme yaptı, kumpas kurdu...
Bakın, dün TBMM’de grup toplantısına katılan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yüce Meclis’te saldırıya uğruyor.
Üstelik grup toplantısında izleyicileri selamlarken!
Türkiye’de parti liderleri Meclis’te saldırıya uğruyorsa sokaktaki yurttaş ne yapsın?
Dedim ya polisin görevi halkın can güvenliğini, özgürlüklerini korumaktır!
Devletin değil halkın polisidir!
Gelinen bu çizgi ülkem için can yakıcıdır...

***

Yüzümüz manda gönünden...
Utanacak o kadar çok şeyimiz var ki utanmıyoruz...
17 Aralık’tan sonra ortaya çıkanlara bakınca, sesimizi çıkaramıyoruz...
İnsanlar tutuklanınca alkışlıyoruz...
Çünkü bizler bu ülkenin insanlarıyız, dinimiz, ırkımız, dilimiz, inancımız, mezhebimiz farklı olsa bile.
Üç bakan oğlu... Başbakan’ın koruyup kolladığı işadamları... Bankacı, altın kaçakçısı...
Hepsi dışarıda şimdi...
Ayıpla günah aynı kefede!
Örgüt mü çete mi, neyse?
Haydi çıkarın hepsini ortaya...
Kayırmaca yok!
Havuz medyası, Sayıştay, sansür, polis, yargı, MİT...
Yasalar!
Vallahi bu da yetmez, Twitter’ı kapat...
Darbeyi önledik diyorsunuz!
Tamam!
Kumpas diyorsunuz!
Tamam!
Haşhaşi!
Örgütlü çete!
Nerede, çıkar ortaya, görelim!
Ergenekon’da, Balyoz’da o manşetleri atan siz değil miydiniz?
Ey cemaat ve havuz medyası!
Böcekli böceksiz, haşhaşili haşhaşisiz ne varsa dökün ortaya hemen!
Bırakın bir soluk alalım...
Muhalefet sen taraf olma, CHP araya mesafe koy!
Kendine gel!
Yoksa yanarsın!
Tuzağa düşersin!
Uyanık ol!