Köşe Yazısı

A+ A-

Gideon Klein

28 Eylül 2016 Çarşamba

Doğum yılı ve ölüm yılına bakınca, zaten anlamıştım...

Geçen hafta Münih’te, Bayerischer Rundfunk oda orkestrası ile prova arasındaydık.

Masanın üstünde orkestranın çalıştığı eserlerin notaları duruyordu. Onlara göz atıyordum.

Bir anda şöyle bir oda senfonisinin kapağını gördüm; Gideon Klein (1919-1945)

Önce ölüm tarihi dikkatimi çekmişti. 1945: 2. Dünya Savaşı’nın bittiği yıl.

Doğum yılına bakıp hesaplayınca, irkildim, 1919; sadece 26 yıl yaşamış biri bu, gencecik yaşta ölmüş... Ölmüş??

İsme bir daha bakınca (Yahudi ismi) her şey anlaşılıyordu.

Toplama kampında öldürülmüştü...

Notayı incelemeye başladım. Hayatımda ilk kez duyduğum bu besteci, beni büyülüyordu. Bu eser kesinlikle bir deha çiziğiydi...

Provadan sonra ‘Google a girdim: Klein. Çek besteci piyanist. Bir harika çocuk.

Gençliğinde çalışkan bir deha. Bir nevi, Kafka’nın müzisyen hali. En çok şarkı bestelemiş. Hölderlin’in şiirlerini.

Tonlarca eser yazmış. Evet. Asla yanılmamışım; Toplama kampında öldürülmüş. (Polanski’nin “Piyanist” filmi vardır, o da bir Polonyalı Chopin piyanistinin hayatını anlatır toplama kampında) benzer bir yaşamöyküsü...

Pazartesi tüm piyano eserlerini ısmarlayıp çalışmaya karar verdim.

Tarkovski’nin sözüdür; “Dünya mükemmel olmadığı için sanat var”...

Dünyanın şu tuhaf haline bakın.

İnsanoğlu ne kadar güzel bir dünya yaratması mümkünken, evrenin öte ucuna keşfe çıkması gerekirken, burada birbirini ezip duruyor.

İnsan ırkı... Onurdan çok utancı temsil ediyor yaptıklarıyla.

Ve bununla gurur da duyuyor.

Bu yola dur diyeceğiz.

Hep beraber dur diyeceğiz.

Tümü Fazıl Say - Son yazıları

Gideon Klein 28 Eylül 2016 Çar
Ahmet Altan ve Yasemin Çongar 11 Haziran 2016 Cmt
Büyük çaresizlik 13 Ocak 2016 Çar