Aslı Aydıntaşbaş

Tel Afer yanlışı

29 Ekim 2016 Cumartesi

Cehalet, sahiden kötü bir şey. Ama belli ki kimsenin yorum yapmasına engel değil...

Medyada günlerdir Tel Afer ve Musul’la ilgili yazılıp çizilenlere bakıyorum. Televizyonlardaki yorumcular evlere şenlik. Hasbelkader Irak mevzuunu iyi bilmesem, Bağdat ve Erbil’e defalarca gitmiş olmasam, inanacağım. Musul’u aldılar, hızlarını alamadılar, Halep’i de Türkiye’ye bağlıyorlar.

Türkiye maalesef gerçeklerden kopuk ve kendi medyasıyla, kendi efsaneleriyle kavrulup giden bir ülke görüntüsü veriyor. Bu yüzden bugün birkaç zaruri hatırlatma...

Tel Afer Şii kentidir

Benim şahsen, Türkiye’nin kendi coğrafyasında emperyal bir oyun kurmasına prensipte itirazım yok. Herkes yapıyor, Ankara neden yapmasın? Ancak emperyal güç olmaya soyunuyorsanız, bölgeyi daha iyi tanımanız lazım. En azından İran kadar kurnaz olmanız lazım. Az konuşup çok çalışmanız lazım. Türkiye’nin hem hükümet hem de akademi bazında Irak’la ilgili bilgisi çok kıt.

 

Tel Afer meselesini ele alalım. Ankara diyor ki “Tel Afer kırmızı çizgim. Orada Türkmenler var, Şii milisler operasyon yapmasın!” Rusya’yla anlaşınca Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerini jet hızıyla unutan iktidar, şimdi Musul operasyonuna yönelik itirazını Tel Afer üzerinden koyuyor. İyi de, Tel Afer bir Şii kenti. Bunu bilmiyor mu Ankara’dakiler? Evet, Tel Afer bir Türkmen kenti ama Irak’taki Türkmenlerin en az yarısı Şii. Tel Afer de Şii Türkmenlerin çoğunlukta olduğu bir kent. 2014 yılında IŞİD Tel Afer’i alınca, Şii Türkmenlere büyük katliamlar yaptı. Tel Afer’de yaşananlar, tüm Iraklılar için ciddi bir travma oldu. Neredeyse yarım milyonluk şehrin büyük bölümü göç etti. 50 bin civarında Sünni kaldı ve üzülerek söylüyorum, ciddi bir bölümü IŞİD destekçisi.

 

Hal böyleyken sadece “Tel Afer Türkmen kentidir” diye yakınmak, oraları bilmemek ve Türkmenleri tanımamaktır. Türkiye 90’lı yıllarda Irak muhalefeti içinde sadece Sünni Türkmenlere oynadı; Saddam devrildikten sonra büyük kaybetti. Şimdi aynı hatayı yineliyor. Yapılması gereken, “Evet Tel Afer bir an önce IŞİD’den kurtulsun” demek. Çünkü IŞİD zulmünden kaçan Şii ve Sünni Türkmenler, kentin IŞİD’den kurtuluşunu dört gözle bekliyor.

 

Kendi kendimizi gaza getirmeyelim. Tel Afer bir Şii Türkmen kentidir ve Ankara’nın Sünnicilik yapması, Iraklı Şii Türkmenleri kaybetmesi anlamına gelir.

İran’ın oyununa gelmek

Günlerdir aynı şeyi yazıyorum. Ankara kendisini Irak ve Suriye’de Sünni bir güç olarak konumlandırınca, karşısında beklenmedik bir Şii refleks tetikliyor. Bana göre Türkiye fena halde İran’ın oyununa geliyor.

 

Doğru olan, İran’ın Sünni versiyonu gibi davranmak değil. Türkiye’nin İran’da ya da bu ülkelerin hiçbirinde olmayan bir gücü var. Dün Cumhuriyetin 93’üncü yılını kutladık. Biraz bunun değerini bilin. Türkiye, demokrasisindeki tüm hasarlara rağmen çoğulcu bir ülke. Safi “Sünni ülke” statüsüne indirgerseniz, Türkiye gibi bir deve, cüce kıyafetleri giydirmiş olursunuz.

 

Irak’a dönersek... Aslında Bağdat’taki temsilcilerimiz yıllardır oradaki tüm gruplarla iyi ilişkiler kurdu. Şiiler nezdinde iyi konumdalar. Ama Ankara’dan birileri megafonu alıp konuşmaya başlayınca, bir çuval incir berbat oluyor.

 

Yapılması gereken, mezhepçilik oynamak değil Türkmen, Kürt, Şii, Ezidi tüm Iraklılarla iyi ilişkiler kurmaktır. Türkiye’nin kendi içinde çoğulcu bir güç olması ve dış politikasını da bunun üzerine kurması lazım



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yaklaşan facia 6 Eylül 2018
Bu mu devlet aklı? 26 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları