Celal Üster

Dans ve müzik Lorca için sevişti…

17 Aralık 2016 Cumartesi

Aslında başlangıçta her şey çok sakindi. Sahnede Paco Peña ile gitarından başka hiç “kimse” yoktu. Tellerde gezinen usta parmaklardan dökülen yaslı ezgilerle baş başaydık.
Sonra Mayte Bajo geldi usulca, elini Paco’nun omzuna koydu, sonra gitarın bir uzantısı gibi uzaklaşıp müziğin ritmleriyle bütünleştirdi solo dansını. Lirik, şiirsel.
Ardından Angel Muñoz’la tanıştı seyirci. Ama ne tanışma! Muñoz’un nerdeyse tüm kaslarıyla döktürdüğü flamenko seyircinin aklını başından aldı.
Giderek gitarlarıyla Paco Arriaga ve Rafael Montilla, gırtlaksı sesleriyle José Angel Carmona ile Gema Jiménez, Peña’ya, Bajo’ya, Muñoz’a katılıp, yürekten bir ağıt yaktılar seksen yıl önce Endülüs’te faşistlerin öldürdüğü şair Federico García Lorca’ya ve İspanya İç Savaşı’nda daha güzel bir dünya için can verenlere.
Geçen perşembe akşamı İş Sanat’ta izlediğimiz “Patrias” gösterisi, iki Endülüslüyü, “Ölünce... / gitarımla gömün beni / kumun altına. // Ölünce / portakallar / ve naneler arasında ben. // Ölünce / gömün beni isterseniz / bir fırıldağa. // Ölünce...” (Türkçesi: Sait Maden) diyen Federico García ile yıllardır flamenkoya incecikten yenilikler katan Paco Peña’yı buluşturuyordu sahnede.
Paco, dans ve müziğin birbiriyle seviştiği şiirsel bir şölen kurmuştu Lorca için. Arka plandaki İspanya İç Savaşı izdüşümleri, şairin dizeleri, dönemin şarkıları ve marşları, Antonio Machado ve Pablo Neruda’nın şiirleri, Unamuno’nun sözleri eşliğinde 1930’ların trajik iç savaş günlerine taşındık hep birlikte.
Yüreğimizi umutla dolduran ise, yalnızca Lorca’nın seksen yıl sonra bile dünyanın dört bir yanında anılıyor olması değil, Peña, Arriaga ve Montilla’nın gitarlarından, Muñoz ve Bajo’nun bedenlerinden, Carmona ile Jiménez’in hançerelerinden yükselip bizi içine alan güzellikti...  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018

Günün Köşe Yazıları