Arif Kızılyalın

Ekmek yoksa ıstakoz ye!

17 Nisan 2024 Çarşamba

Bayram tatiline damgasını vuran olay, AKP İzmir milletvekili Şebnem Bursalı’nın, Monako’da yediği ıstakozdu; yemek tabağını Instagram’da paylaşınca “Ülke açlık sınırındayken milletvekili Fransa’da tatile mi gider?” diye başlayan eleştiriler yükseldi iktidar ve muhalefet kanadından. 15 milyon emeklinin yarıdan fazlası 10 bin lira civarında maaşla geçinirken Şebnem Bursalı istenmeyen kişi oldu.

Öncelikle Bursalı, hali vakti yerinde biri. Milletvekilliği öncesi Yeni Asır’daki yöneticiliği sırasında lüksü severdi, Alsancak Deniz Restoran’da ahtapot da yerdi, ıstakoz da. Demek ki AKP’liler bu hanımefendinin özel yaşam tercihleri ile yeni tanışıyorlar! Ayrıca Ferrarili milletvekili, yatı, villası, yalısı olan bakanlar, oğulları “gemicik” filosu kuran başbakanlar da gördük. Gelir dağılımı bu kadar adaletsiz olmadığı için gündeme gelmemişti. Kabul edelim ki ülkenin yüzde 10’u varlıklı. Sayıları 500 bini bulan paralı yabancılar da lüks yaşam sürüyor; gerisi açlık sınırında. Sıkıntı burada zaten!

Sözün özü; Türkiye’nin hayat pahalılığından yaşanamaz hale gelmesi ve iktidarın konuya “Fransız kalışı” ıstakozdan çok daha önemli. Birileri jet sosyete hayatı yaşarken ötekinin pazarların kapanışında çöpe atılan sebzelerle tencere kaynatmasıdır ülkenin “özne”si! Kaldı ki Bursalı, o yemeğe şarap dahil kişi başı 100-120 Avro ödemiş. Aynı mönüyü Çeşme, Antalya, Bodrum ya da Bebek’te yese 250-300 Avro verirdi. An itibarıyla Türkiye; Monako, Nice, Barcelona, Napoli, Valetta gibi tatil merkezleri ile Balkanlar’dan, Türk cumhuriyetlerinden, Dubai’den bile pahalı. Bayramda bırakın ıstakozu tavuk döner yiyemedi milyonlarca insan!

Kuzey Ege’den örnek verelim. Asos’ta kalamar, ahtapot salata, bira için ödeyeceğiniz rakam 1500-1600 TL (40-50 Avro). Kalamar, ahtapot donuk; porsiyonlar küçük. 6-7 mil karşıdaki Midilli’nin deniz kenarı bir restoranında aynı mönü 20 Avro. Üstelik orada deniz ürünleri taze, porsiyonlar büyük. Asoslu garson Ahmet’in Midillili Yorgo’dan fazla maaş almadığına da eminiz! Demek ki sorun aç gözlü “patron-işletmeci” varlığı, girdi fiyatları ve denetimsizlikte. Turgut Özal’ın serbest piyasa ekonomisi icadından beri ülkede “tokatçılık” hâkim. Balkon siyasetine dönen AKP, Türkiye’nin ekmeğe muhtaç halini görmüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve “sözde” Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise sessiz! Erdoğan’ın çarşı pazara uzak olduğunu varsayarsak bakan bey niçin devreye girmiyor anlaşılır gibi değil! Buradaki sözde ifadesi hakaret olarak algılanmasın, ilgili bakan, çıldıran fiyatlara mühadele etmiyorsa, etin 1000 TL’ye çıkışına, sadece “bakıyor”, tarladaki 5-10 TL’lik domatesin markette 60 TL’ye satışına, “Ya vah vah” diyorsa o kişinin bakanlığı özde değil sözdedir!

SOSYAL BELEDİYECİLİK!

CHP, 31 Mart yerel seçimlerinden zaferle çıktı. Seçim kampanyasında sosyal belediyecilik yapan iyi örneklerle oy topladılar; kadına, çocuğa, emekliye dokundular. Geçenlerde yolum Çanakkale’ye düştü. Parkta “bebek emzirme-bakım kabini” gördüm. Hijyen kiti ücretsizdi. Bebekli anneler için cankurtaran simidi. Önceki Başkan Ülgür Gürkan’ın bıraktığı bayrağı genel başkan yardımcılığı deneyimi olan Muharrem Erkek hızlı devralmış. Çanakkale’de anneler değil emekliler de mutlu. Çünkü denize sıfır belediye tesisinde çayı, suyu 5 TL, kahveyi 25 TL’ye içiyorlar. Hafif alkollü içki bira ise bakkaldaki fiyatından ucuz. Benzer uygulama Mersin’de de var. Bu iki belediyeyi alkışlamamız gerekirken “15 Temmuz kontenjanı”ndan teknoloji bakanlığı yapan AKP milletvekili Mustafa Varank’tan tepki geldi. Düşük fiyatları görmezden gelip “Belediye nasıl alkol satar” kavgası çıkardı. Oysa yerel yönetimler halkın ihtiyaçlarına karşılık verir. Yasa gereği kar amacı gütmez, halkı kazıklamaz. Örneğin belediye tesisleri bir bardak kahveyi 50 TL’ye, bir bardak çayı 15-20 TL’ye, tostu da 50- 60 TL’ye satamaz. Ki bu konuda bir iki de kötü örnek var. Şimdi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e düşen, pahalı fiyatı tercih eden belediyelere Muharrem Erkek’in Çanakkale’sini, Vahap Seçer’in Mersin’ini örnek göstermek, halka dokunmak ve beş yıl sonra 1500 belediyenin tümünü kırmızıya boyamak olmalı.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Söğütözü’ndeki fors! 12 Haziran 2024
Mülteci cenneti! 5 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları