Vicdan konusunda

06 Aralık 2023 Çarşamba

Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan zat, ev sahiplerine “Sizde vicdan var mı?” diye seslendi.

Bu aslında “Vicdansızsınız” demenin kibarcasıydı.

Bunun üzerine CHP Genel Başkanı Özel, cumhurbaşkanına “Sende vicdan var mı?” diye bir soru yöneltti.

Dil, ilginç bir olgudur.

Örneğin bir kitabevindeki ilgiliye, “Sizde Ataol Behramoğlu kitapları var mı?” diye sorduğunuzda eğer bu kitabevi ünlü D&R’lardan biriyse yanıt “Hayır, yok” olacaktır.

Neden?” diye sormanıza gerek yok. Çünkü bu konu o ilgiliyi aşmaktadır.

Fakat aynı ilgili ya da bu soruyu olumlu-olumsuz yanıtlayacak olan bir başka kitapevi sahibi/ilgilisi, sorunun kendisinden rahatsız olmayacaktır. 

Zira doğal bir bilgi edinme isteği sorusudur bu.

Buna karşılık aynı cümle yapısı içinde “Sizde vicdan var mı, sizde cesaret var mı, sizde akıl var mı, sizde insanlık var mı?” diye sorulduğunda, sorunun içinde, sizde bunlar yoktur yargısı gizlidir.

Sanırım pek çok dilde böyledir bu.

Böyle olmasının nedeninin dilbilgisinde bir adı vardır kuşkusuz. Ama yine de bir dil muamması...

Ev sahiplerinde vicdan var mı?

Böyle bir genelleme yapılabilir mi?

Her insan topluluğunda, her çevrede, vicdanlısı da vicdansızı da vardır kuşkusuz.

Vicdanlı ev sahibi, kira artışını yasanın öngördüğünce yapan mıdır?

Öyleyse eğer, bu bir vicdan sorunu değil ki.

Yasaya uygun davranmak neden bir vicdan sorunu olsun?

Kaldı ki ev kiralarının her kontrat döneminde neden artması gerektiğini ben hiçbir zaman anlamadım.

Hayatım boyunca annem ve babam nasıldıysa öyle, genellikle kiracı olduğumdan benim bildiğim ilk kira bedeli ne ise uzun zaman öyle sürüp giderdi.

Başka şeylerin, başka ürünlerin ya da hizmetlerin bedellerinin zaman içinde büyük değişimlere uğramasına anlam veremediğim gibi...

Bugün ise bunu düşünmek bile insana tuhaf geliyor.

Her şey değiştiğine göre ev kiraları da içinde olmak üzere fiyatlar da elbette değişecektir!

İyi de bu değişim neden hep yoksulun, alıcının, geliri değişmeyenin zararına oluyor?

Sanırım bir tek vicdan kavramıyla yanıtlanamayacak bir soru.

Ev sahipliği konusundan devam edelim...

Herkesin oturacağı bir konutu olmalıdır.

Vicdana aykırı olan ev sahipliği değil kiracı olma zorunluluğudur.

Neden ben barınmak için birine para ödeyeyim?

Ya da neden bütün yaşamımı kendime ve aileme kalıcı bir barınak sağlamak için harcayayım.

Benim gibi memur çocuğu olanların babalarının, annelerinin yaptıkları buydu.

Benim kuşağımdan olanlar da genellikle bunu yaptılar.

Bugünün kuşaklarının, büyük çoğunlukla, kiracı olmaktan başka şansı yoktur.

Yaşamsal bir gereksinimi olmamasına karşın sahip olduğu mülklerden aşırı gelir sağlama peşindeki mülk sahiplerine vicdansız denebilir.

Fakat bu vicdansızlık bütün alıcı-satıcı, üretici-tüketici ilişkilerinde egemen olmuşsa sadece tek bir toplumsal kesimi “günah keçisi” ilan ederek soruna bir tanı (teşhis) ya da çözüm bulmuş olamayız.

Ev sahiplerine vicdan konulu soruyu yönelen kişi de bunu kuşkusuz bilmektedir.

O nedenle sayın Özel’in sorusu hedefini tam olarak bulmuş demektir.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çöpler ve altın 21 Şubat 2024
TYS 50 yaşında 7 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları