Cem Küçük’ü koruyup polisi korumayanlar

14 Şubat 2024 Çarşamba

Biliyorsunuz: Terör örgütü DHKP-C, İstanbul Adalet Sarayı önündeki polis kontrol noktasına yönelik silahlı saldırı gerçekleştirdi. Saldırganlar öldürüldü, vatandaşlardan Dilfiraz Karataş hayatını kaybetti, üçü polis altı kişi yaralandı. Saldırının büyümesini engelleyen ve yaralanan polislerden biri eski özel harekâtçıydı. 

Terör saldırısı sonrası gözaltına alınan 48 şüpheli tutuklandı. 

Bunları okudunuz... 

Gözden kaçırılan ise önemli bir nokta vardı. 

Cem Küçük adlı kişi canlı yayında “Hain teröristleri etkisiz hale getiren kahraman eski özel harekâtçı” diyerek o polis memurunun ismini açık açık yayımladı. 

Sahi, bu ne demekti? 

Bakınız, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde aynen şöyle yazıyor: “İsim ve kimlik belirterek veya belirtmeyerek kime yönelik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini veya terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklayanlar veya yayımlayanlar veya bu yolla kişileri hedef gösterenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 

Hal böyleyken... 

Bu satırların yazarına ve gazetemizin birçok değerli kalemine hiç ilgisi yokken bu maddeden dava açanlar, Cem Küçük’e karşı neden kılını kıpırdatmıyor? 

Bakınız, ben kimsenin tutuklanmasına çağrı yapacak değilim. Yargı bizzat AKP medyasının bu yöntemleriyle de çürüdü. 

Bununla birlikte... Eğer biraz yakın Türkiye tarihi biliyorsanız, Cem Küçük’ün isim vererek o polis memurunu DHKP-C’nin hedef listesine soktuğunu anlarsınız. 

Bundandır ki emekli ve gazi Emniyet müdürü Fatih Eryılmaz, sosyal medya hesabından günlerdir isyan ediyor, “Meslektaşlarımızın başına gelebilecek her türlü olaydan bu kişi mesuldür” diyor. İçişleri Bakanlığı’ndan Adalet Bakanlığı’na kadar devletin kurumlarını göreve çağırıyor. Sonuç? Yok. Derin bir sessizlik... 

Fatih Eryılmaz’ı aradım, bakın neler dedi: 

“DHKP-C, 20 sene sonra bile ‘intikam’ diye devlet görevlilerine saldıran bir örgüt. Açık bir kanun var. ‘Kanun önünde eşitlik’ denilen bir ilke de bulunuyor. Yani ‘Kanun Ahmet’e uygulanır ama Mehmet’e uygulanmaz’ diye bir şey mi var? Yok. O halde açık, aleni suç işliyor bu adam. Gelin görün ki Cem Küçük, o yayının akşamında nezarethanede olması gerekirken, yine televizyondaydı.” 

“Herkes eşittir, bazıları daha eşittir” sözü kitaptaki küçük bir cümleydi sadece. Şimdi sadece o cümlenin kitabını yazıyoruz...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Boğulacağımız lağım 17 Mayıs 2024

Günün Köşe Yazıları