Ruh sağlığımızı koruyalım...

26 Şubat 2024 Pazartesi

Öyle şeyler yaşıyoruz ki “aklımız zorlanıyor”, “ruh sağlığımız” bozuluyor.

Bu koşullarda “aklımızı-ruhumuzu korumak” gerçekten zor.

Partili cumhurbaşkanımız müjdeyi veriyor:

“Yeni doğalgaz yatakları bulundu, artık kendi ucuz doğalgazımızı kullanacağız”.

Sevinmeye kalmıyor, motorine, benzine okkalı bir zam.

Çarşı pazara çıkıyorsun; bir kilo kabak 70 lira. Şu bildiğin kabak! Peynirin kilosu 300 lira, zeytin 200 lira.

“Nedir bu? Biz nasıl yaşayacağız?” demeye kalmıyor, yerli savaş uçağımız Kaan göklerde süzülüyor.

Sen başını kaldırıp uçağa bakarken her şeye yeni zamlar geliyor.

Akıl sağlığımız tehlikede, farkında mısınız?

Ruh sağlığımız kayıp gidiyor, korumak zorundayız.

UMUTSUZLUK YAYGIN MI?

Neyi nasıl umut edeceksin ki?

Anayasa rafa kaldırılmış.

Cumhurbaşkanı anayasaya göre “tarafsızlık yemini” etmiş, ama il il dolaşıp partisi adına halkı tehdit ediyor:

“Eğer bizim partiye oy vermezseniz size hizmet gelmez”.

Aslında bu durum anayasa suçudur.

Ama ne anayasa, ne yasa, ne yargı, ne savcı, ne yargıç!

Hepsi bu iktidarın elinde araç olmuş.

Ağzını açana gözaltı, tutuklama.

Sesini çıkarana “terörist” damgası.

Bu toplum nasıl kaygılı olmasın?

Bu toplum depresyondan nasıl kurtulsun?

CEZA YERİNE ÖDÜL!

TCDD (Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları) genel müdürlüğüne Veysi Kurt yeniden atandı.

Beş yıl önce gene Veysi Kurt genel müdürken yaşanan tren kazası faciasında 7’si çocuk 25 kişi yaşamını yitirdi, 300 kişi yaralandı.

Veysi Kurt bu olayda yargılanması gerekirken sorgulanmadı bile. Bu kez de cumhurbaşkanı tarafından yeniden genel müdürlüğe atanarak “ödüllendirildi”.

MURAT KURUM

Şimdi AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı olan Murat Kurum, sağlam olmadığı için imar ruhsatı alamayan konutlara “imar affı” ya da “imar barışı” adı altında imar ruhsatı vermenin öncüsüdür. Bu olay cumhurbaşkanı tarafından da “Vatandaşın sorununu çözdük” diye onaylanmıştır.

Sonuç? 

İlk depremde evlerin yıkılışı. Ölenler, yaralananlar...

Gene Murat Kurum TOKİ tarafından yapılacak evlerin dar gelirlilere sabit taksitlerle verileceğini vaat etmiştir. 

Ancak evler yapılamamış, taksitler ödenemez rakamlara yükselmiş, çözülemeyen sorun bugünlere taşınmıştır.

Gene Murat Kurum, çevre bakanı iken Erzincan İliç’te siyanürle maden ayrıştıran şirketin genişleme talebine “Çevreye zararı yoktur” raporunu imzalamış, şimdi yaşanan çevre felaketine kapı açmıştır.

Şimdi Murat Kurum, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı adayı olarak önümüze çıkarılmıştır.

Ceza yerine ödül verilmektedir.

Adalete meydan okunmaktadır.

Akla sığmayan işler yapılmaktadır.

Toplumun ruh sağlığı zorlanmaktadır.

Diyanet İşleri başkanı, yeni açılan “4-6 yaş çocukları için Kuran kursu”nu ziyaret etmiş, bu küçük çocuklara “Vatan hainlerinden nefret edin” tavsiyesinde bulunmuştur.

Küçük çocukların beynini yıkamak pedagojik suçtur.

Bilim çiğnenmektedir.

Vicdan görmezden gelinmektedir.

Ruh sağlığımızı koruyalım.

AKLIMIZI RUHUMUZU NASIL KORUYALIM?

Amerika’daki ünlü Harvard Üniversitesi bünyesinde eğitim veren Harvard İşletme Fakültesi bu konuda araştırma yaptı.

“Dayanıklılık” üzerinde yaptığı araştırmalarda şu sonuca vardı: 

1) Gerçekle yüzleşme,

2) Yaşamın anlamını bilme,

3) Brikolaj; yeni araçlar bulma.

 Bu model üzerinde sorunu çözmek istersek;

1) Gerçekle yüzleşeceğiz.

Ülkemizde günümüzün gerçeği, bir “rejim kavşağında olduğumuzu” görmektir.

Türkiye; ya Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan “laik Cumhuriyet”e sahip çıkarak onun yolunda yürüyecek ya da giderek bir İslam devletine dönüşecek olan ülkesinde yaşamaya zorlanacaktır.

Bugün bu kavşakta oluşumuzla yüzleşmek zorundayız.

2) Yaşamın anlamı nedir?

Yaşamımıza anlam katan “özgürlüğümüz”, “uygarlığımız” bizim için ne ifade ediyor?

3) Asla teslim olmamak, mücadele etmek, kazanmak, bu iktidarı değiştirmek hepimizin görevidir.

Akıl sağlığımızı, ruh sağlığımızı korumanın yolu da budur...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Istakozun intikamı! 22 Nisan 2024
Özeleştiri?... 8 Nisan 2024

Günün Köşe Yazıları