Hüseyin Baş

Avrupa Borç KriziOrtamında, Sarkozy’nin Yeniden SeçilmeŞansı Var mı?

27 Şubat 2012 Pazartesi
\n

Uzun süredir konuyla ilgili anketlere bakıldığında seçilme şansı yok. Sosyalistlerin adayı François Hollande yapılan anketlerde sürekli Sarkozynin önünde yer alıyor. Bu yüzden Nicolas Sarkozyyi seçimlere iki ay kala topal ördekolarak niteleyenlerin sayısı her gün biraz daha artıyor. Bu yüzden başkanın günlerinin sayılı olduğunu söylemek kehanet sayılmaz. Ancak başta Yunanistan olmak üzere, bir bölük üye ülkeye, Avrupa Birliğinin zengin takımının uzun süredir kemer sıkmapolitikaları dayatmak zorunda kaldıkları da biliniyor. Sözü edilen borç krizi zamanla had düzeye ulaşmış, kimi üye ülkelerin Avrodan dışlanması, dahası düpedüz iflası gündeme gelmiştir. Borç krizinin deyim yerindeyse ilk kurbanı komşu Yunanistan olmuş, kemerlerinde sıkılacak delik kalmayan, her an işsiz kalma korkusu içinde yaşamaya çalışan emekçi ve dar gelirli yurttaşlar sokaklara dökülmek zorunda kalmışlardı. Sonuçta, değişen yönetimler ve bir dizi çetrefil çözümlerin devreye sokulmasıyla komşumuz, düze çıkmamışsa da vadesi dolan borçların yeni yardımlarla atlatılmasının yolu açılmış, yönetimin borçlarını ödemek için kemer sıkmaya devam edecekleriyle ilgili yazılı angajmanlara girerek, badirenin şimdilik ertelenmesi sağlanmıştır. Görünen o ki ABde borç krizi bitmemiştir. Portekiz, İspanya ve çok sayıda ülke sıradadır. Brüksel bir yandan krizi bitirmenin çabasında, diğer taraftan böylesi bir krizin bir daha ortaya çıkmaması için üye ülkelerin bütçelerini yakından izlemenin ve denetimin yollarını tartışmaktadır.

\n

***

\n

Fransa Başbakanı François Fillon, Atinanın borçlarını ödemek için kemerleri sıkmayı sürdüreceğiyle ilgili sözlerini yerine getirmiştir. Şimdi verilen sözleri tutma sırası ABye gelmiştir. Oysa kemer sıkma başka, insanların boğazını sıkma başkadır. Bir anda işinden olmanın, evini yitirmenin acısı kutsal piyasa ekonomisinin yırtıcılarının yabancısıdır. Oysa borç krizinin yaratıcıları bizzat kendileridir. Girit sosyalist vekili Michelogiannakisin vurguladığı gibi yeni kemer sıkmalar sosyal patlamalardan öte işe yaramazlar. Kutsal piyasa ekonomisinin kâr evreninde sıkışan devlete destek olması gerekenler, zaten sıkıntıda olan dar gelirli halk değil, vergi kaçıranlar, karaborsada yakıt satanlar, büyük armatörler, basın devleridir. Oysa devletin açıkların kapatılması için ilk aklına gelen ücretliler, dar gelirliler olmaktadır. Başıboşluğun uygun ortamında milyarlarına milyar katan sayılan parababalarının kapısını çalmak, Sarkozynin zengin dostları ünlü Fouquetnin müdavimlerinin akıllarının ucundan bile geçmez.

\n

Ünlü Le Monde gazetesi başyazısında, yeniden başkanlığa adaylığını koyan Sarkozyi Tutucu bir astardan sonra bir kez daha tutucu bir astar çekme olarak tanımlamaktadır. Sayın başkan geçen başkanlık döneminde ülkesi ve Avrupa Birliği için Merkelin dümen suyunda gitmekten öte dişe dokunur bir şey yapmamıştır. Gelecek için ne söyleyeceği doğrusu merak konusudur. Ancak hakkını da yemeyelim. Tüm olumsuzluklara karşın Sarkozy biraz da yakın dostu Berlusconinin ünlü sloganı Forza İtalyana çağrıştıran güçlü Fransa belgisini benimsemiş görünmektedir. Beş yıllık iktidarında bunun zerresini sağlayamayan Sarkozynin yeni bir beş yıl daha iktidara geldiğinde bunu nasıl sağlayacağının siyaset çevrelerinde tebessümle karşılandığından kuşku yoktur. Zira sayın başkanın döneminde Fransa, Alman şansölyenin sadık bendesi olarak ün kazanmıştı. Ancak görünen o ki, ABnin içinde debelendiği borç krizi ve onun doğal uzantısında gelmesi olası resesyonun yakın gelecekte ABnin borç batağında olmayan zengin ülkelerini de zora sokacağından kuşku yok. Bunlar arasında kemer sıkma gibi tatsız dönemlerin de olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Örneğin lüks yaşam ve tüketim çılgınlığının üst düzeylere ulaştığı Fransada kemer sıkma politikalarının genel olarak toplumun canını sıkacağı bilinir. Sayın başkanın lüks ve pahalı yaşam konusundaki zaafı kimse için sır değil. Şimdiden dünya basınında bu konuda ilginç haberler yer almaktadır. Örneğin başkanın Elysees Sarayının garajındaki lüks otomobillerinin sayısı 121’dir. Yeme içmesi için vergi mükelleflerinin cebinden günlük 28 bin TL almaktadır. Televizyonda görünme hastasıdır. Takıp takıştıran, pahalı saatleri, pahalı yemekleri seven karı kocanın, Bling Bling denilen ve Atlantik ötesinden gelen hip hopçuların boyunlarına taktıkları zil benzeri aksesuvarları, şatafatlı yaşam biçimini yansıtan argo adıdır. Başkan ve eşinin yıllık harcamaları ise handiyse 115 bin Avro ile İngiliz kraliyet ailesinin harcamalarına eşittir. Özetle sıkı bir kemer sıkmapolitikası için biçilmiş kaftan.

\n

***

\n

Umarız uyanık Fransız seçmeni bu kez aynı yanlışa düşmez, zengin dostlarını vergilerin hışmından korumak için vergi kalkanı icat eden, en yoksuldan kestiği paraları en zengine aktarmakla övünen birini bir kez daha iktidara getirmez!

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Tunus Nereye?.. 12 Mart 2012