Hüseyin Baş

En Büyük ‘Kitle İmha Silahı’ Açlıktır

09 Ocak 2012 Pazartesi
\n

\n

Bugün dünyadaki açların sayıları 1 milyarın kapısına dayanmıış durumda. Bilim adamlarının yıllardır bu konuda alarm çanlarını çalmalarına karşın, seslerine kulak veren yok. Tok açın halinden anlamıyor. Daha da vahim olan, bu insanlk ayıbının uzun yıllardan bu yana artarak sürüp gitmesi, önünün bir türlü kesilememesi.

\n

BM bünyesinde yıllardır açlıkla savaşan İsviçreli bilim adamı Jean Zieglerin yeni yılın başında yayımlanan Kitle İmha Silahı(1) adlı kapsamlı eseri, şimdiden konuyla ilgili en sağlam kaynaklardan biri olmaya aday. Açlıktan ölen her çocuk, tasarlanmış bir cinayettirsözüyle ünlü Jean Ziegler, aynı zamanda BM İnsan Hakları Danışma Konseyi Başkan Yardımcısı. Jean Ziegler, açlık denilen insanlık ayıbının çözümünün neden olanaksız sorunlar arasında yer aldığını sorguluyor. Aşağıda, değerli bilim adamının görüşlerinin yanı sıra açlık sorununun gizli açık şifrelerini irdeleyen bazı bölümlerini özetle aktarıyoruz.

\n

***

\n

Birinci çarpıcı saptama, açlık sorununun dünya gıda üretimi eksikliğinden kaynaklanmadığı. Uzmanların yaptıkları hesaplamalara göre dünyamız, bugünkü 6 milyarlık nüfusunun bir katını yani 12 milyar insanı rahatlıkla doyurabilecek kapasitededir. Bu durumda asıl faili başka yerlerde aramak gerekmektedir. Bu da uzun zamandır kimse için sır değil. Gıdadan yana sıkıntı yoksa, dünyada açlıktan her 5 saniyede bir insan neden ölmektedir? Bu, günde 37 bin insan anlamına gelmektedir. Olaya yakından bakıldığında görülecektir ki, açlıkta rol oynayan en önemli etken, dünyada yeteri kadar gıda maddesi üretilmesindeki sorunlar değildir. Jean Zieglere göre, açlığı salt iklime bağlayanların zoru, olayı sürgit savsaklamak istemelerinden kaynaklanmaktadır. İklim sorunu 17 yıldır her yıl yapılan zirvede, hiçbir somut adım atılmadan, sürekli bir sonraki zirveye ertelenmektedir. Oysa açlıkla savaş, çözüm konusunda çok daha fazla şansa sahiptir. İsviçreli bilim adamına göre 12 milyon insanı ölümle tehdit eden açlığın önde gelen en önemli nedeni rezerv gıdastoklarından yoksun bırakılmış olmalarıdır. Örneğin Afrika Boynuzundaki Sahelde beş yıldır süren kuraklıkta hasat, hissedilir ölçüde kısıtlı olmuş ya da hiç gerçekleşememiştir. Böylesi bir durumda herhangi bir ülke gıda rezervlerini devreye sokacak ve açlığın önünü kesecektir. Buna karşılık sürekli kuraklık çeken ve tarımı yürekler acısı durumda olan ülkeler üretim yapamadıkları gibi, doğal olarak gıda rezervi stoklarına da sahip değillerdir. Zengin ülkeler ise hemen her yıl yapılan toplantılarda yükümlendikleri yardım vaatlerini hiçbir zaman tam olarak yerine getirmemekte, böylece de açlığı arttırmaktadır. Ayrıca çoğu yoksul olan söz konusu ülkelerin gıda spekülatörlerinin doymak bilmeyen kâr iştahıyla doruklara ulaşan gıda fiyatlarına kolay kolay ulaşmak da mümkün değildir. 2008-2009 krizlerinde borsalarda büyük paralar kaybeden bankalar ve büyük finans devleri, kısa zamanda çok kâr getiren gıda spekülasyonlarına girmişler, böylece de aç ülkeler, sağlanan yardımlarla yeteri kadar hububat almayı gerçekleştirememişler ve çocuk çoluk açlığın pençesine düşmüşlerdir.

\n

***

\n

Jean Ziegler, Batının zenginlerinin yardımları hakkında bakınız ne düşünüyor: İnsanlar yeteri kadar paraya sahip olamadıkları için açlıktan ölüyor. Ağır biçimde az beslenen bir çocuğu yeniden yaşama döndürmek için damardan verilen iyileştirici gıdalar yeterlidir. Örneğin vitaminli bisküviler bu konuda hayat kurtarıcıdır. Ancak söz konusu bisküvileri almak için de para gereklidir. Oysa yoksul insanların çocukları yaşama döndürecek de olsa bu bisküvileri alacak paraları yoktur. Dünya Gıda Programı (PAM) dünya çapında sağlanan yıllık 6 milyarlık yardımı 2.8 milyara düşürmek zorunda kalmıştır. Düşüşün nedeni ise her zamanki gibi zengin ülkelerin taahhütlerini yerine getirmemelerinden kaynaklanmaktadır. Şu saçmalığa bakar mısınız? Yakın bir zaman önce Avrupalı ülkeler, Yunanistanın borçlarını ödemekte zorlanan bankalara 162 milyar Avro sağlarken, Kenyada dünyanın en büyük sığınma kampı Dadaabda ölmek üzere de olsa açları kabul edememiştir.

\n

(1) Ed. SEUIL, Paris

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları

Tunus Nereye?.. 12 Mart 2012