Temiz eller şart... Temiz el kaldıysa!

30 Kasım 2023 Perşembe

Her şaşırma ile bir yaşımıza daha girsek çocukluğumuz Dede Korkut’la geçmiş olurdu.

Bu iktidar döneminin nimetlerinden biri de her şeye karşın şaşırma duygusunu diri tutması. Önce şaşırıyorsunuz, sonra da neden şaşırdığınıza şaşırıyorsunuz!

Polatgillerden Tayyargillere, Fatih Terim fonundan İYİ Parti kasasına kadar her alanda içinde çok sıfırlı paraların geçtiği günlerdeyiz. Kamuoyu da bu konulara hayli ilgili! Merkez Bankası’nın kasasına bir yılda 22 milyar dolar kaynağı belirsiz para girmiş, buna karşın başta 128 milyar dolar olmak üzere bunun kat kat üstünde dolar buhar olmuş, aldıran yok. Konu siyasal polemiğin ötesine geçmiyor. 

***

İktidardan yana olmanın her türlü zenginliği getirdiği, kişilerin kurallara değil, kuralların kişilere uydurulduğu bir ülkede yukarıdaki konulara tek açıdan bakmak mümkün değil. Her birinin değişik boyutları var. 

Burnundan kıl, zarfından pul aldırmayan futbolcuların bankacı Seçil Hanım’dan yediği gol de öyle.

Faizlerin piyasa kurallarıyla değil, Saray oyunlarıyla belirlendiği bir ülkede pratik bir bankacı önermiş:

-Mevcut faizler yüzde 10’un da altında... Size özel fon hazırladım. Dört beş katı fazla kazanacaksınız. 

Sistem bu kadar oynakken futbolcular da bu oyuna gelmiş. Bunun toplum dilinde karşılığı, açgözlü aptallık! 

Ancak konuya ilişkin davanın seyrine baktığımızda iddianameye katılacak-katılmayacak kişilerin özenle seçildiği anlaşılıyor. Bütün mesele de bu zaten: yargı koktu!

Ekim ortasından beri sıklıkla İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) verdiği üç sayfalık metnin sonucunu merak ediyoruz. Üç temel iddia var:

-Adliyede rüşvet var.

-Tahliyeler özel kurallarla yapılıyor.

-Kararlarda, yasalar değil, özel örgütlü gruplar etkin oluyor.

Gündemdeki bütün iddiaları, adliyenin içinden bir başsavcının yaptığı saptamalara hedef olan yargı sistemi araştıracak.

İktidar için yasadışı hiçbir uygulama yok. Zira attığı her adımın yasasını çıkarıyor. Toplum için ise Uçar’ın iddiaları gösteriyor ki her kararın bir ederi var!

***

Bütün bu şaşırdığımıza şaşırdığımız olayları izlerken hafta başında Ankara’nın yanı sıra Türkiye’nin başka illerinde de yatırımları olan, Mardinli olduğunu gururla paylaşan iş insanı Adem Çelik kapımızı çaldı. 

Ankara’da TRT’nin karşısında, değerli olduğunu bizim de kolayca anlayabileceğimiz bir arsayı satın almak istemiş. Satıcı ile anlaşmışlar ama yolda iş bozulmuş. Mahkeme aşamasında anlattıklarına inanmakta zorlandığım için birkaç kez yenilemesini istedik. 9 milyon dolarlık bir alacağı için mahkeme son aşamaya kadar gelmiş ama devamı için bu paranın en az onda birini gözden çıkarmasını istemişler. Ar etmiş, yüzde 100 haklıyım, normal yoldan paramı alacağım demiş. Olmamış.

İktidar katlarına, Adalet Bakanlığı katlarına gitmiş, “Orası Sincan, Batı Adliyesi, oraya biz bakmıyoruz” demişler!

Deştikçe, İsmail Uçar’ın sözünü ettiği iddiaların Ankara için de gerçek olduğu kanısına varmış. İşin içine “medya gücü” de girince öfkesi artmış. Aklından olmadık, “son çareler” geçiyor. 

Memlekette baştan sona temiz eller operasyonu gerekiyor.

Bunu yapacak temiz el varsa!



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Çiller-Miller! 28 Şubat 2024

Günün Köşe Yazıları