Muhalefetten ölmek

25 Şubat 2024 Pazar

“Rus ruhu” dendiğinde, kimi “İslav mistisizmini”, kimi damardan “Rus çılgınlığı ve romantizmini” kasteder. 

Rusya seyahatlerimde en ilgimi çeken konulardan biri bu olmuştu. 

“Herkesin başka bir tanımı var” diye yazmıştım oradan yaptığım röportajlarda ve de bu kavram için, “(Putin misali) sınırsız istibdatla hırs ve gücün” kast edilebildiği gibi, “(Navalny benzeri) vizyon, şiirsellik, duyarlılık, derinlik ve de kaderin karşı konulmazlığı/kaçınılmazlığı önünde direnç, sabır”ın işaret edildiğini not etmiştim. 

Siyasi gelişmeler elbette kestirme, basmakalıp klişelere indirgenemez. Ama insanlar gibi ülkelerin de kültürel kodları ve DNA’ları var. 

“Rus ruhu” onlardan biri... 

Başkanlık seçimlerine tam bir ay kala Rusya’nın bir numaralı muhalif ismi Navalny’nin “cesedini göremezssiniz” dercesine adeta, kör parmağım gözüne yok edilmesi, “çılgın Rus ruhu” olmaksızın, nasıl izah edilebilir?

Beri taraftan Rusya’nın bir numaralı muhalif lideri Navalny’nin, noviçek sinir gazıyla zehirlenip gurbet ellerde tedavi edildikten sonra keza gene göz göre göre Putin’ e teslim olurcasına tıpış tıpış “canavarın inine dönmesi”, Rus olmayan kimselerin anlayamadığı bir “Rus ruhu kahramanlığından” başka nedir?

“Rus ruhuyla anlatılmaya çalışılan şey bu topraklara damga vuran dram ve trajedilerin, başka coğrafyalarda kolayına rastlanmayan devasa boyutları; Rus insanının, ak kara ölçüsündeki büyük çelişkileri oluyor. Akla karanın iç içe geçtiği ‘Rus gerçeği’nin bu nedenle akıl ve akılcılıkla idrak edilemeyeceği, yaşanılarak, hissedilerek kavranabileceği ima ediliyor” demişim Rusya röportajlarını topladığım Şimdi Doğu Zamanı isimli kitabımda… 

“CESARET ANA”NIN ÇİLESİ

 Muhalif liderin ’70 lik annesi Lyudmila’nın Sibirya zindanlarında “ani ölüm sindromuyla” (?) yaşamını yitiren oğlunun naaşına bile günlerce ulaşamaması, sözünü ettiğim “devasa boyutlu bir trajedi” den başka nasıl ifade edilir?

Yetkililer, olan bitenin üstüne kadınla pazarlığa oturmuşlar; “ya kimsenin katılmadığı sessiz sedasız bir cenaze için cesedi alırsın; ya biz bildiğimiz gibi, bildiğimiz yere kendisini defnederiz. Kararını ver. Zaman senden yana değil. Ceset çürüyor!” demişler. 

Navalny’nin annesi de oğlu gibi çetin ceviz çıkıp, bayrak açmış: “Buna hakkınız yok. Oğlumun cenazesini derhal bana teslim etmek zorundasınız!” diye rest çekmiş. 

Hak… hukuk mu? İlahi!

Navalny’nin üç avukatından ikisi halihazırda hapiste.

Üçüncüsü “yandım Allah!” soluğu yurt dışında almış. 

Bu noktadan itibaren konu tam işte “Rus ruhu” meselesinden uzaklaşıp, hukukun olmadığı ve yok edildiği tüm diğer ülkelerin acı serüveni ve yazgısıyla ortaklık gösteriyor.   

Repubblica gazetesi başyazarlarından Ezio Mauro, “Muhalefetten Ölmek” başlıklı yazısında (19 Şubat) bu ortak noktaların altını çarpıcı biçimde çiziyor. 

“Günümüzde” diyor Mauro; “yasallık ve hakların teminat altına alınması, yargı bağımsızlığı, yasalar önünde yurttaşların eşitliği ile birlikte, güçler ayrılığı misali ilkelerin geçerliliğinin olmadığı, diğer deyişle hukuk devletinin,  demokrasinin olmadığı bir dünyada yaşamayı seçen ülkeler var. Putin, tek başına değil. Demokrasi karşıtı mücadelenin bilakis küresel öncülüğüne soyunan bir lider…. Bu kapsamda tutsak bir muhalifin bir başına götürmeye çalıştığı bir kavganın ne anlamı var?”

İKTİDAR SINIR TANIMADIĞINDA

Bitmedi. 

Moskova’da uzun yıllar muhabirlik yapan Mauro, dünyanın gözleri önünde cereyan eden bu trajedi için, üstteki nedenlerden ötürü “evrensel skandal” ifadesini kullanıyor, Rusya’da bundan böyle apaçık ortada olan tiranlığa, uluslararası ortamın seyirci kalmasından yakınıyor ve özetle ekliyor:  

“Muhalefetle ilişkisi polisye önlemlerle sınırlı olması sebebiyle otoriter geçinen, ancak bunun da ötesinde.. elindeki iktidarın meşru kotasıyla yetinmeyip, meşruiyet dışı diktatoryal yöntemlere başvuran ve bu itibarla totaliter niteliğini dışa vuran bir rejim söz konusu… 

Navalny’yi yok etmek, salt potansiyel bir rakip opsiyonu yok etmekle sınırlı değil, demokratik itirazı yekten yok etmekle eş değer…      

Navalny örneğinde seçim yarışından kendisinin önce dışlanmasına, akabinde siyasi sistemden ötelenmesine, kriminalleştirilmesine ve söz hakkının tamamıyla elinden alınmasına ve giderek otuz yıllık mahkumiyet cezasıyla tüm gelecek perspektifinden yoksun bırakılmasına tanıklık ettik…

Navalny evvela yalnızlaştırıldı, sonra ölüme gönderilerek yok edildi.”

Nasıl? Adeta matematik bir formül gibi değil mi?

Tiranlığın matematik formülü.. 

Tiranların pençesindeki muhaliflerin yazgısı daha iyi tanımlanamaz.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kılıçdaroğlu vakası 14 Nisan 2024
31 Mart’ın bahsi 7 Nisan 2024

Günün Köşe Yazıları