Olaylar Ve Görüşler

Altın madenciliğinde işçi sağlığı ve güvenliği - Prof. Dr. Çağatay GÜLER

23 Şubat 2024 Cuma

Altın madenciliğinde işçi sağlığı ve güvenliği; düzenlemeler, yaptırımlar, altyapı, teknoloji ve sosyoekonomik etmenlerdeki eşitsizlikler nedeniyle gelişmiş ve geri kalmış ülkeler arasında önemli ölçüde değişiklik göstermektedir. Bunların kısaca ele alınması yararlı olacaktır.

MEVZUAT VE UYGULAMA

Gelişmiş ülkelerde işçi sağlığı ve güvenliği için daha sıkı düzenlemelere ve daha iyi uygulama düzengeleri (mekanizmaları) vardır. 

Köklü iş sağlığı ve güvenliği yasalarına, düzenleyici kurumlara ve denetim sistemlerine sahiptirler. Buna karşılık, geri kalmış ülkelerde daha zayıf veya daha gevşek düzenlemeler söz konusudur. Uygulamaya verilen önem ve uygulamaya ayrılan kaynaklar yetersizdir. 

Bu durum işçi sağlığı ve güvenliği açısından daha büyük risklere yol açabilir. 

Görünümü kurtarmak için çağcıl görünen düzenlemeler yapmalarına karşın bu düzenlemeleri geçersiz kılmaya yönelik akla gelmedik bürokrasi hilelerine başvurulabilen ülkelerde “tehlikenin gerçekleşme olasılığını” tanımlayan “risk”, “kaçınılmaz felaket” anlamı kazanabilir.

TEKNOLOJİ VE ALTYAPI

Gelişmiş ülkeler madencilik faaliyetleri için daha ileri teknoloji ve altyapıya erişme çabasındadır. Sorumluluğun getireceği ağır yükümlülükler bunu zorlar. Bunlar arasında daha güvenli donanımlar, daha iyi havalandırma sistemleri ve tehlikeleri özellikle müdahale edilebilir, engellenebilir evrede belirleyebilmek için gelişmiş izleme araçları sayılabilir. 

Geri kalmış ülkelerin bu tür teknoloji ve altyapılara erişimi kısıtlı olduğundan ya da öncelenmediğinden risk artar.

EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Gelişmiş ülkelerdeki işçiler sağlık ve güvenlik uygulamaları konusunda daha iyi eğitim ve öğretim alırlar. 

Çalışanların potansiyel risklerin ve bunların nasıl azaltılacağının farkında olmalarını sağlamak için zorunlu eğitim programları, sertifika gereklilikleri ve sürekli eğitim, sürecin zorunlu bileşenleridir. Geri kalmış ülkelerde, sınırlı kaynaklar veya işçi güvenliğine önem verilmemesi nedeniyle eğitim ve öğretimde boşluklar olabilmektedir. Bu durum kaza ve yaralanma oranlarının daha yüksek olmasına yol açar.

SAĞLIK VE DESTEK HİZMETLERİ

Gelişmiş ülkelerde işçiler için daha erişilebilir örselenme-yaralanma hizmetleri ve destek sistemleri mevcuttur. Bunlar arasında daha iyi tıbbi tesisler, esenlendirme (rehabilitasyon) programları ve işyeri örselenme-yaralanmaları için tazminat ve özlük hakkı düzenlemeleri sayılabilir. 

Geri kalmış ülkelerde, sağlık ve destek hizmetlerine erişim sınırlı olduğundan işçilerin zamanında, yeterli tedavi ve destek alma olanakları kısıtlıdır.

SOSYAL VE EKONOMİK ETMENLER

Geri kalmış ülkelerde yoksulluk, kayıt dışı istihdam ve sosyal koruma eksikliği gibi sosyoekonomik faktörler sağlık ve güvenlik risklerini daha da artırabilir. 

İşçiler ekonomik zorunluluklar nedeniyle tehlikeli çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kalırken işverenler güvenlik yerine kâra öncelik verebilmektedir. Gelişmiş ülkelerde, işçi haklarını koruma ve daha güvenli çalışma koşullarını savunma amaçlı daha güçlü işçi sendikaları, savunuculuk grupları ve yasal düzenlemeler ve bütün bunlara bağlı olarak yüksek uygulama etkinliği söz konusudur.

SONUÇ

Sonuç olarak gelişmişlik ve geri kalmışlık ifadelerinin özünde demokrasi, adalet, insan hakları, eğitim-öğretim, ekonomi vb. bütün öğeleri kapsadığı unutulmamalıdır.

PROF. DR. ÇAĞATAY GÜLER



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları