Büyük Göztepe Tümülüsü, ziyarete açılacak...

Frig dönemine tarihlendirilen ve bölgedeki tek Frig tümülüsü olduğu değerlendirilen Büyük Göztepe Tümülüsü’nün turizme açılması için çalışmalar tamamlandı. Tümülüsteki çalışmaları yürüten kazı başkanı Doç. Dr. Şahin Yıldırım, tümülüsün hem Frig hem de Orta Bizans Dönemi’ne ışık tuttuğunu söyleyerek, “Mezarın dış çemberinde görülen kuru duvar örgüsü tekniği, bugün hâlâ Safranbolu’nun geleneksel konut mimarisinde kullanılan duvar örgüsü tekniği ile aynı. Yöre mimarisindeki duvar örgülerinde görülen bu süreklilik oldukça ilgi çekici” dedi.

06 Mart 2020 Cuma, 10:15

UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, tarihi ve doğal güzellikleri ile her yıl çok sayıda turisti ağırlayan Karabük’ün Safranbolu ilçesi, bir tarihi güzelliğini daha turizme açmaya hazırlanıyor. Safranbolu Belediyesi, Büyük Göztepe Tümülüsü’nün turizme açılması için hazırlanan projeyi Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne sundu. Yazdığı “Geçmişten Günümüze Bir Yanılsama: Büyük Göztepe Tümülüsü” adlı makale ile tümüsülü akademik çevreye taşıyan ve çalışmaları yürüten kazı başkanı Doç. Dr. Şahin Yıldırım, tümülüsün tarihini, önemini ve ortaya çıkarılma çalışmalarını Cumhuriyet Anadolu’ya anlattı.

‘Bölgede tek’

Safranbolu ve çevresinin Homeros’un İlyada destanında da adı geçen “Paflagonya” adı verilen coğrafi bölgenin sınırları içerisinde yer aldığını ve bölgenin Hitit, Lidya, Frig ve Roma gibi uygarlıklara ev sahipliği yaptığını söyleyen Yıldırım, bölgede bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepecik anlamına gelen tümülüslerin çok sayıda bulunduğunu kaydetti. Büyük Göztepe Tümülüsü’nün ise Frig dönemine ait olduğuna dikat çeken Yıldırım, bölgede Frig dönemine tarihlendirilen başka bir tümülüs olmadığına dikkat çekti.

Ödenek çalışmaları aksattı

Tümülüsün, “Paflagonya” bölgesinin en büyük tümülüslerinden biri olduğunu olduğunu belirten, tümülüsteki kazı çalışmalarının ise 2011’de başladığını ancak kış nedeniyle ara verilmek zorunda kalındığını söyleyen Yıldırım, “2012’de ödenek sıkıntısı nedeniyle çalışma yapılamadı. 2013’te kazı çalışmalarına kaldığı yerden yeniden başlanıldı” dedi. Hem Frig dönemine hem de Orta Bizans Çağı’na ışık tutan tümülüsün 19. yüzyıldan itibaren kaçak kazıya maruz kaldığını belirten Yıldırım, “Mezar odası ve çevresinde 6 ana tünel ve 11 tane de bu tünellerle bağlantılı koridor şeklinde defineci tüneli bulunuyor” dedi. 

Defineciler yağmalamış

Tümülüsün merkezinde, Frig döneminde yaşamış Paflagonya’nın yerel aristokrasisine mensup bir yöneticiye ait olduğu değerlendirilen bir mezar olduğunu söyleyen Yıldırım, mezarın ise kaçak defineciler tarafından yağmalandığını, mezar bölümünün “çok ağır biçimde tahrip edildiğini” ve mezarda sağlam kalmış bir eser ile karşılaşılamadığını aktardı. Yıldırım, mezarda 35-50 yaşları arasındaki bir erkeğe ait olduğu analiz edilen alt çene kemiği parçası da bulunduğunu ve bu kemiğin mezar sahibi ile ilişkilendirildiğini belirtti.

Mezar mimarisi farklı’

Mezarlar ile tümülüs arasında “tholos” adı verilen arı kovanı şeklinde yapı bulunduğunu kaydeden Yıldırım, mezar mimarisinin sadece “Paflagonya” bölgesi için değil Anadolu için “oldukça ender bir örnek” olduğunu belirtti. Yıldırım, “Tümülüsün envanterine ait seramik parçaları bu tümülüsün milattan önce 9. yüzyılın sonu ile 8. yüzyılın başlarına yani Orta Frig Dönemi’ne tarihlendirilmesini mümkün kılmakta. Ancak mezar mimarisi Gordion ve diğer Frig merkezlerindeki kazılan tümülüslerden oldukça farklı. Bu tümülüsü yapanlar, kendi mezar gelenekleri, kültürleri ve dinsel ritüellerini de göz önünde bulundurarak, bu anıtı diğer tümülüslerden farklı bir mimari anlayışla inşa etmişler” dedi. 

‘Hâlâ aynı teknik kullanılıyor’

Mezarın dış çemberinde görülen kuru duvar örgüsü tekniğinin ise bugün hâlâ Safranbolu’nun geleneksel konut mimarisinde kullanılan duvar örgüsü tekniği ile aynı olduğunu söyleyen Yıldırım, “Bu duvar tekniği Anadolu’da bilinen ve uygulanan bir teknik. Yöre mimarisindeki duvar örgülerinde görülen bu süreklilik oldukça ilgi çekici” ifadelerini kullandı.


‘Ağır iş gücüne rastlandı’

Tümülüsün zirvesinde ve yamaçlarında, Orta Bizans Dönemi’ne tarihlendirilen farklı mezarların da bulunduğunu belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

“Bu mezarlarda toplam 17 mezar ve içlerinde de 24 insan iskeleti ortaya çıkarıldı. Analizler sonucunda 12’sinin kadın, 8’inin erkek, 3’ünün çocuk ve birinin ise genç olduğu tespit edildi. Bir erkek bireyin kafatasında muhtemelen bir kesme aleti ile meydana getirilmiş travma izleri bulundu. Ayrıca, D vitamini eksikliği, topuk dikeni ve femur kemiği çıkıntısı gibi çeşitli bulgular da tespit edildi. Yapılan analizler ve incelemeler, olasılıkla Orta Bizans Çağı’nda gömülen bu bireylerin ağır iş gücü gerektiren işlerde çalıştıklarını ve genel sağlıklarının da çok iyi olmadığını gösterdi.” ANKARA