Kapat
A+ A-

Kadınların kâbusu

Prof. Dr. Ateş Karateke: Serviks kanseri, HPV adı verilen virüsten kaynaklanır ve cinsel temas yoluyla bulaşır. Düzenli pap smear testi yaparak korunmak mümkün.
Yayınlanma tarihi: 29 Kasım 2017 Çarşamba, 03:47

Kadınların en çok yakalandığı kanser türlerinden biri olan rahim ağzı kanseri, ülkemizde kadın kanserleri arasında 9. sırada yer alıyor. Her yıl ülkemizde yaklaşık 1500 kadına, rahim ağzı kanseri (serviks kanseri) tanısı konurken, bulaşma yolları, belirtileri ve tanı yöntemleri hakkındaki bilgiler büyük önem taşıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ateş Karateke, düzenli smear testlerini uygulayan ülkelerde rahim ağzı kanseri sıklığının azaldığını söylüyor. Günümüzde çok sık rastlanan, HPV adlı virüsten kaynaklanan ve genellikle cinsel temas yoluyla bulaşan rahim ağzı kanseriyle ilgili Türk Jinokoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Ateş Karateke, merak edilenleri yanıtladı.

‘100’den çok çeşidi var’

- Rahim ağzı kanseri nedir?

Serviks, rahmin alt kısmıdır. Bebeğin rahim içinde düşmeden durması için gerekli bir yapıdır. Serviks kanseri, HPV adı verilen virüsten kaynaklanır ve cinsel temas yoluyla bulaşır. İlk aşamada pek belirti göstermez. Daha sonra, pelvik ağrı veya vajinadan kanama olabilir. Normal hücrelerin kanser hücrelerine dönmesi genellikle birkaç yıl alır, pap smear testi yaparak anormal hücreler bulunabilir. Ayrıca HPV testi de yaptırabilirsiniz.

- HPV virüsü nasıl bulaşır?

HPV son yıllara kadar genellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubundaydı. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda diğer virüslerde olduğu gibi mutasyona uğrayarak temas yoluyla da bulaşabilir hale geldiğini gördük. Bulaşmanın yüzdesel oranını tam olarak bilmesek de; HPV virüsünü taşıyan bir kişinin kullandığı tuvaleti kullanmak, tuvalet kullanımı sonrası ellerini yıkamayan biriyle tokalaşmak, aynı eşyayı kullanmak (iç çamaşırı, mayo vs kullanılması) ile de bulaşabilir. Burada en önemli nokta kişinin HPV enfeksiyonunun o an aktif olmasıdır. HPV virüsünün şimdiye dek 100’den çok çeşidi tanımlanmıştır. Tanımlanan çeşitlerin 5 ve 6. çeşitleri insanlarda sıklıkla görülebilir ve genital bölgelerde siğil olarak kendini gösterir. Bazı durumlarda bu siğiller makat bölgesinde de görülebilmektedir.

‘Cinsel yaşam tarzı’

- Hangi kadınlar daha yüksek risk altındadır?

HPV cinsel yolla bulaşan bir virüs olduğu için cinsel yaşam şekli ile doğrudan ilişkili. Erken yaşta cinsel ilişki (21 yaşından önce), çokeşlilik, HPV için yüksek taşıyıcılık riskine sahip erkek (çokeşli) ile ilişki durumlarında, HPV enfeksiyon riski ve bağlantılı olduğu hastalıkların görülme sıklığı artıyor.

- HPV hangi şekilde rahim ağzı kanserine neden oluyor?

Rahim ağzı enfeksiyonuna neden olan her HPV tipi kansere neden olmuyor. Yaklaşık 15 tip HPV’nin kanser ile ilişkisi olduğu biliniyor. Özellikle HPV 16 ve 18 kansere en sık dönüşen tipler. HPV içeren cilt ve vücut sıvıları ile her türlü temas, enfeksiyonun bulaşmasına neden olabiliyor. Enfekte bireyle cinsel teması olanların yaklaşık 3’te 2’sine geçiyor. Ancak her HPV enfeksiyonunda aşırı endişeye gerek yok. HPV enfeksiyonu geçiren kadınların sadece yaklaşık yüzde 10 kadarında kalıcı enfeksiyon gelişiyor.

Koruyucu aşılar

- Rahim ağzı kanserine karşı geliştirilen aşılarda son durum ne?

Günümüzde 2 farklı koruyucu HPV aşısı kullanılıyor. Bunlardan birincisi; HPV 6, HPV 11, HPV 16 ve HPV 18 tiplerine karşı geliştirilmiş olan dörtlü aşı. İkincisi ise, HPV 16 ve HPV 18 için kullanılan ikili aşı. Yapılan çalışmalarda, her iki aşının da içerdiği tiplerle ilişkili rahim ağzı kanserinin öncül lezyonlarını ve kanseri yüzde 90 oranında engellediği gösteriliyor.

Belirtileri

Prof. Ateş Karateke, hastalığın belirtilerine ilişkin şunları söyledi: “Rahim ağzı kanserlerinin büyük bir kısmı erken dönemde herhangi bir belirti vermiyor. Belirti vermesi durumunda en sık görülen şikâyet vajinal kanama. Kanserin çevre yapılara yayılmaya başladığı ilerlemiş evredeki hastalıkta; idrar yapma veya dışkılama zorlukları, bacak ağrısı ve bacaklarda su toplanması gibi durumlar ortaya çıkabiliyor.”

Tedavi yöntemleri

Prof. Karateke, tedavide iki ana yöntemin bulunduğunu belirterek “Bunlardan ilki cerrahi tedavi. Bazı özel durumlarda farklılıklar göstermekle birlikte, erken evrede standart olarak uygulanan cerrahi yöntem; rahmin, kanserin yayılması muhtemel çevre yapılar ve lenf bezleriyle beraber çıkartılmasını kapsıyor. Bu hastaların bir kısmına, cerrahiye ek olarak ameliyat sonrasında tek başına veya kemoterapi ile birlikte ışın tedavisi uygulanması gerekebiliyor. Diğer tedavi şekli ise; ameliyat yapılmadan hastanın radyoterapi ve sıklıkla eşzamanlı verilen kemoterapi ile tedavi edilmesi” dedi.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer