Yaşamla ölüm arasında

American Beauty (Amerikan Güzeli), Revolutionary Road (Hayaller Peşinde), Road to Perdition’ın (Azap Yolu) yönetmeni Sam Mendes, yeni filmi 1917’de dedesinin savaş anılarından yola çıkarak savaşların insanlar üzerinde bıraktığı kalıcı travmaları gerçekçi, etkileyici bir anlatımla aktarıyor.

21 Şubat 2020 Cuma, 10:14

Kraliyet Tüfekçi Birliği 1. Tabur’undan Kıdemsiz Onbaşı Alfred. H.Mendes için. Bize hikayeleri o anlattı.

                                                                                                                                                              Sam Mendes


“1917 benim bir parçam. Dedem Alfred Mendes 17 yaşndayken 1.Dünya Savaşı’na katıldı ve savaştı. Dedem öyküler anlatmayı seven bir yazardı. Yetmişlerine dek savaşta yaşadıklarını bizlere aktarmadı. Ufak tefek biriydi, iyi koştuğu için savaşta onu ulak kullanmışlardı. Dedem savaş anılarında kahramanlıktan ya da askerlerin ne denli cesur olduklarından hiç söz etmedi. İnsan yaşamının pamuk ipliğine bağlı olduğunu, şans ve Tesadüflerden oluştuğunu söylerdi. Yaşamla ölüm arasında ince bir çizgi olduğunu vurgulayarak ölmediğim için çok şanslıyım derdi. Siperlerdeki vıcık vıcık çamuru hatırladıkça sık sık ellerini yıkardı. Savaşta insanoğlunun deneyimlemek zorunda olduğu evreleri anlattım” diyor Sam Mendes.

6 Nisan 1917. Işıl ışıl, apaydınlık, baharın başladığı, doğanın uyandığı, tablo güzelliğindeki açılış sekansıyla başlar film. Kameranın geriye kaymasıyla ağacın dibinde dinlenmeye çalışan kıdemsiz onbaşılar Tim Blake (Dean-Charles Chapman) Ile William Schofield’ı (George MacKay) görürüz. Rahip olmak Isteyen ama askerde doğru dürüst yemek yiyebileceğini düşünen Tim ile evine dönme korkusu yaşayan William’ı General Erinmore (Colin Firth) yanına çağırır. İki arkadaş şafak sökmeden Almanlara saldıracak olan 2. taburun komutanı Albay MacKenzie’ye (Benedict Cumberbatch) haber götürmek zorundadırlar. Albay hava fotoğraflarından habersizdir. Almanlar 2. tabura tuzak kurmuşlardır, tüm telefon hatlarını da kesmişlerdir. Tim ile William vaktinde yetişemezlerse büyük bir katliam yaşanacak, Tim’in ağbisi dahil olmak üzere 1600 İngiliz askeri ölecektir.  Düşman hattını geçmek zorunda olan  iki arkadaş zamana karşı fiziksel ve psikolojik bir yolculuğa çıkarlar.

Sam Mendes, 1917’yi gerçek zaman diliminde iki kesintisiz planda (plansekans) çekmeyi tercih etmiştir. Kurgulanmamış planların sürekliliğinden ötürü izleyici Tim ve William’la birlikte  ölüm kalım yolculuğuna çıkar, her anı, her adımı duyumsar. Çürümüş cesetler, ölü atlar, sinekler, fareler, kargalarla karşılaşırız , baharın gelişiyle birlikte doğa en taze, en güzel görünümüyle önümüzde uzanır. Dehşet, vahşet, güzellik, dinginlik iç içedir. Doğa filmin başkarakterlerinden biridir, insanların kesip biçtiği, yakıp yıktığı, imha ettiği doğa herşeye karşın dimdik ayaktadır, yeniden canlanacaktır.

Fransız Escout kasabası bölümü gerçeküstüdür. Alev içindeki kasabadaki Alman asker de korku içindedir, ölmek istemiyordur. William’ın Fransız kadın (Claire Duburcq) ve bebekle karşılaşması etkileyicidir. İngiliz ordusundaki farklı asker tiplemeleri dikkatimizi çeker: Yüzbaşı Smith (Mark Strong) birliğini korumaya çalışır, en az zayiatla hareket etmeyi yeğler. Bu savaş ancak hayatta tek kişi kalırsa biter diyen Albay Mackenzie tam bir savaş tutkunudur. Savaşta insanların gerçek doğaları ortaya çıkar. 1917, Paths of Glory (Zafer Yolları, Stanley Kubrick) Full Metal Jacket (Stanley Kubrick/ 1987), Saving Private Ryan (Er Ryan’ı Kurtarmak, Steven Spielberg/ 1998), War Horse (Savaş Atı, Steven Spielberg/ 2011), Dunkirk (Christopher Nolan/ 2017) gibi sinema tarihindeki yerini alacak epik savaş dramıdır.

Görüntü yönetmeni Roger Deakins’in çalışması kusursuzdur, Besteci Tom Newman’ın müziği dışavurumcudur. Sam Mendes’in yönettiği, senaryosunu Krysty Wilson-Cairns’le ortaklaşa yazdığı 1917’de George McKay, Dean-Charles Chapman, Mark Strong, Andrew Scott, Richard Madden, Claire Duburcq, Colin Firth, Benedict Cumberbatch oynuyorlar. Film, Altın Küre’de en iyi film, yönetmen, Oscar’da görüntü, ses tasarımı, görsel efekt, Bafta’da film, yönetmen, İngiliz filmi, görüntü, yapım tasarımı, ses tasarımı, görsel efekt ödüllerini aldı. 21 Şubat’ta gösterime gireceği duyurulan, gösterim tarihi ertelenen 1917’yi umarım en kısa zamanda sinemalarımızda izleriz.