Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Kervan yeniden yolda ama...

06 Temmuz 2018 Cuma

Seçim bitti kervan kaldığı yerden yola düzüldü. Kervan derken 80 milyon nüfuslu koca Türkiye’den bahsediyorum. Gelir adaletsizliğinin her yıl daha da derinleştiği ülkemizden...
Ama bakıyoruz, TÜİK verilerine göre ‘ciddi maddi yoksunluk’ oranı yüzde 30.3’ten 32.9’a çıkmasına, nüfusun yüzde 14.3’ünün yoksulluk sınırının altında olmasına rağmen 16 yıldır ülkeyi yönetenlere bir kez daha “sizden çok memnunuz, yönetmeye devam” vizesi verenlerin çoğu yine onlar.
Yine bakıyoruz, en zengin yüzde 20’lik dilimin de keyfi yerinde. Fortune 500 Türkiye listesindeki şirketlerin kârları yarıdan fazla artmış (yüzde 52.3). Ama kârlarını artırırlarken istihdam artışı yaşanmamış (sadece yüzde 2.5). Fortune 500 içinde finansal kurumlar yok. Ama o cephede de kârlılık hayli artmış durumda.
Demek ki gidişattan en rahatsız olan kesim ortadaki gelir diliminin içinde bulunanlar. Bir yandan iyi yaşamak, iyi bir evde oturmak, tatil yapmak, çocuklarının iyi eğitim alması gibi çağdaş dünyanın temel gereksinimlerini karşılamaya çabalarken öte yandan da işlerini kaybetme korkusunu her an enselerinde hissedenler... Kervan yola koyuldu ama yol artık daha önce olmadığı kadar engebeli. Bir yandan kur ve enflasyon sarmalının giderek bir kısır döngüye dönüşüyor olması ve istihdam yaratamayan büyüme modeli; öte yandan tüm dünyada endüstriyel robotların kullanımı başta olmak üzere, siber fiziksel sistemlere ve yapay zekâya dayalı gelişen bir küresel ekonomi gerçeği... Ki bunu kısaca Endüstri 4.0 olarak tanımlıyoruz.
Türkiye’de ise sanayinin olgunluk seviyesi ortalama olarak Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında bir yerde. Ortalama diyoruz çünkü otomotiv, ilaç, savunma ve havacılık gibi sektörlerde Sanayi 4.0’ün endüstriyel robotlara dayalı üretiminin varlığını da göz ardı edemeyiz. Ancak hem belirli sektörler hem de sınırlı sayıda işletme oluşu ülke bütününe çıtayı atlatmaya yeterli olamıyor.
Hep tekrarlıyoruz, bir kez daha anımsatalım. TL en çok kıymet kaybeden iki paradan biri. Neden? Çünkü ekonominin döviz ihtiyacını karşılayacak kadar teknoloji üretip satamıyoruz. Sanayi üretiminde ithal girdilerin payı yüzde 60 dolayında.
Günübirlik plansız politikalar ve neyi ucuza üretiyorsa onda uzmanlaşan kafa yapısı sonucunda erken sanayisizleşme olgusunu aşamadı ve düşük ve orta teknolojilere kilitlendi. Bayram Ali Eşiyok HBT Akademi’nin e-kitaplar serisinde yer alan “Türkiye Sanayi 4.0’a Hazır mı?” kitabında bu konuyu çok iyi anlatıyor, öneririm.. Yüksek teknoloji yoğunluklu ürünlerde dünya ihracat payı hâlâ yüzde 0.10’larda seyrediyor. İmalat sanayiinde orta ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerde yaratılan katma değerin toplam imalat sanayii katma değeri içindeki payı ise sadece yüzde 30.
Yol engebeli dedik. Bunun bir nedeni de eğitim ve istihdam politikaları arasındaki uyumsuzluk. Türkiye’de eğitim kalitesi son derece yetersiz, temel beceriler eksik. Üstelik genç nüfusun neredeyse üçte biri ne eğitime ne ekonomiye katılıyor. Bunu OECD, Pisa verileri ile daha birçok uluslararası veri tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.
AKP iktidarının asla önemsemediği ama Türkiye’nin geleceği için yaşamsal olan bir diğer unsur da başarılı beyinlerin ülkeyi terk ediyor olmaları. Türkiye’de gelecek göremeyenlerin sayısı hızla artıyor. Başarılı akademisyenler, nitelikli beyaz yakalılar, gençler kapağı yurtdışına atmak için çeşitli yollar arıyorlar.
Hepsi birbiri ile bağlı bunların. Çünkü ülkelerin teknolojide sağladıkları başarının arkasında bilimde, özellikle de temel bilimlerde ulaştıkları kapasite var.
ManpowerGroup’un 12 yıldır hazırlanan yetenek açığıyla ilgili raporunun 2018 verilerine göre Türkiye, yüzde 66 yetenek açığıyla listenin 6’ncı sırasında. En fazla yetenek açığı olduğu alan ise “nitelikli işçi” .
Bu sorunların hiçbirinde acil adımlar atılmadan kervanın ilerlemesi mümkün değil. Bu böyle biline...

Kadın Bakanlığı’nı yeniden kurun
Bir zamanlar bu ülkenin bir Kadın Bakanlığı vardı. Kadını birey olarak değil sadece aile içindeki konumu ile sınırlandıran AKP zihniyeti, bakanlığı devam ettirmedi. İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Nazan Moroğlu önceki gün basın açıklaması yaparak “Bakanlıklar yeniden yapılandırılırken Kadın Bakanlığı unutulmasın” çağrısında bulundu. Kadın nüfusunun yüzde 74’ünün ilköğretimden sonra okula devam edemediği; çalışmak isteyen her on kadından sadece üçünün istihdam edilebildiği; TBMM’deki 600 milletvekili arasında sadece 104 kadının yer alabildiği; kadına yönelik şiddetin doludizgin devam ettiği, çocuk istismarının sürdüğü bu yapının değişmesi için Kadın Bakanlığı elzem. Dileriz İKKB’nin bu haklı çağrısı ses bulur.

Tümü Özlem Yüzak - Son yazıları

Kötülük sıradanlaşınca... 9 Kasım 2018 Cum
Çocuklarımıza yazık değil mi? 2 Kasım 2018 Cum
Normalleştirme... Kanıksama... Kabullenme... 26 Ekim 2018 Cum