Köşe Yazısı

A+ A-
Olaylar ve Görüşler

Çık hele Anadolu’ya

11 Şubat 2019 Pazartesi

Anadolu üstüne Ankara’da, İstanbul’da uzun uzun nutuk atılır da, oraya gitme işi hep yasak savma cinsinden olur. Unutmayalım, başarıyı belirleyen her zaman Anadolu’dur.
Mustafa Kemal’in öncülüğünde Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması, TBMM ile Cumhuriyet’in kurulması büyük oranda Anadolu halkıyla başarılmıştır. Önce onun gönlü kazanılmıştır. O günün koşullarında Samsun’a, Sivas’a, Erzurum’a gitmek Ay’a gitmek kadar güçtü. Ama Mustafa Kemal kimi atla, kimi yaya Anadolu’yu dolaştı. Üstelik korunmasız. Saraya varıncaya değin herkes düşmanıydı.
Anadolu eskiden romanlardan, öykülerden, şiirlerden öğrenilirdi. Yakup Kadri’nin Yaban romanı ilk göz ağrımızdır. Arkası çığ gibi geldi: Memleket Hikâyeleri, Bingöl Çobanları, Hakkâri Dedikleri... Dağlarca’nın “Kızılırmak Kıyıları” adlı şiirini ne zaman okusam, bu gür ses umutsuzluk bulutlarımı dağıtır. Anadolu adına görevini yerine getirmeyenlerin yüzüne bu şiir bir şamar gibi çarpar:
“Kardaş, senin dediklerin yok/ Halay çekilen toprak bu toprak değil/ Çık hele Anadolu’ya/ Kamyonlarla gel, kağnılarla gel gayrı/ O kadar uzak değil”
Gitmek isteyenler için o kadar uzak değil. Beyler, uzak olan sizsiniz!
“Yersin, içersin sofrasından, üç yüz senedir/ Kuvvetlisin ama kuvvet hak değil”
Bilgece bir söyleyiş. Yanıt yerine susulur burada.
“Gün doğar, tarla kuşları uçuşurlar/Ağır bir aydınlık, bildiğin şafak değil/Öyle dalmış ki yüzyıllar süren uykusuna/ Uyandırmazsan / Utanacak değil”
Bir de ülkemizi kaplayan karanlıklardan yakınılır! Size kim inanır?
Politikacı gelecek seçimi, devlet adamı ise geleceği düşünürmüş. Geleceği düşüneni pek göremiyoruz. Yaptıklarından belli oluyor. Örneğin, Anadolu’da bir ilçe belediye başkan adayı kim olsun diye masa başında saatler, günler, haftalar harcanıyor! İnsan gidip orada yaşayanlara, siz kimi istiyorsunuz, diye neden sormaz? Bir de bunun adına, demokrasiyi çalıştırıyoruz, demeleri yok mu!
Anadolu eski Anadolu değil. Orada Dağlarca’nın dediğine göre:
“Kardaş, görmüyorum ama hâlâ duyabiliyorum/ Geçmiş zamanlar gelecek zamanlardan parlak değil/ Akşam parıltısından bütün zaferler üzerine/ Dağlar dalgalanmakta, bayrak değil”
Anadolu’da Dağlarca’nın deyişiyle “dağlar dalgalanıyor!” Haberiniz olsun! İnanmayan gidip görebilir. Çık hele Anadolu’ya...

Nusret ERTÜRK

Tümü Olaylar ve Görüşler - Son yazıları

Toroslar’ın evladı 23 Şubat 2019 Cmt
Darülmuallimin’den Köy Enstitülerine öğretmenlerin statüsü ve 3600 ek gösterge 23 Şubat 2019 Cmt
Üniversitelerin perişanlığı 23 Şubat 2019 Cmt