‘Ödüm patladı’ ve ‘Susamam!’

08 Eylül 2019 Pazar

Başlığımı biraz açmalıyım. “Ödü patlamak” bir halk deyimi, kuşların yüksek sesten kalpları dayanamayıp patlarmış. Bu nedenle savaş alanlarında, havai fişeklerin ardı ardına atıldığı şenliklerde geriye kalan yüzlerce kuş ölüsüymüş. Bu satırları yazarken benim de ödüm patlıyor, çünkü intikam yemini etmiş bir yönetim Canan Kaftancıoğlu’na on yıllık hapis cezasını gözünü kırpmadan verdi ve İçişleri Bakanı Soylu, “Pazar günü İstanbul’a kayyım atanıp atanmayacağını açıklayacağım” dedi. Ama o da ne, genç rap’çiler bir araya gelmiş ve ülkenin belleğini milyonlarca kişiye yeniden hatırlatan muhteşem bir klip yapmışlar: “Susamam!” Bana çok iyi geldi ve öyle mi dedim, ben de rap’çilere bir selam gönderdim. Sağ olun çocuklar, yeniden gençliğime döndüm. Şimdi bir dinozordan rap dinleyin!

Dinozor sesleniyor
Bana dinozor diyorlar/ Başım üstüne/ Söyle ki onlara dinozor olmak kolay değil/ Öyle çok şişinmeyin/ Arabam Porsche/ Evim dubleks/ Alt tarafı bir garip insanoğlusun.
Yürümeyi maymunlardan/ Yüzmeyi balıklardan/ Uçmayı kuşlardan öğrendin/ Öyle çok şişinme/ Baştan aşağı taklit bir türsün/ Şu dünyada.
Ya öyle kolay değil dinozor olmak/ Eline bir ayna alıp/ Şöyle bir kendine bak/ Ayna ayna var mı benden güzeli, var mı benden güçlüsü?
Ne oldu/ İki ayağının üstünde durdun diye/ Dünyanın efendisi mi sandın kendini?/ Karga senden çok yaşıyor/ Denizaltları senden daha çok baba/ Dişisini döven, öldüren yok senden başka/ Benden sana tavsiye/ Bir iki belgesel izle/ Feleğin şaşsın/ Kibrin yerlere varsın/ Alt tarafı bir insanoğlusun.
Sabah kalk işe git/ Akşam kalk eve dön/ İki maç bileti seni satın almaya yeter/ Merhamet seni çoktan terk etti/ Paylaşmak mı neyi/ Üç kuruşluk sohbetini mi? Bak cumayı hiç kaçırmazsın/ Aklın kalır cami önündeki ayakkabında/ Neyse bu cuma da kurtardın, ayakkabı yerinde!
Hiç aklına gelmez/ Tanrı’nın yedi milyar insanı nasıl gözetlediği/ Gözetler der, geçersin/ Peki, neden yalvarırsın?/ Tanrım bana sağlık ve para ver!/ Bakalım o kadar şifacısı var mı?
O kadar parası var mı? Tamam akıllı telefon yaptın/ Binlerce savaş uçağını/ Bir düğmeye bastın mı kalkar e ne olmuş/ Ama ölümlüsün işte! / Üç arşınlık bir kefen beziyle/ Yollanırsın artık cennete mi cehenneme mi?/ Hani geri dönersen bir haber ver/ Orada neler oluyor? Ne o üzüldün mü/ Eh, ne yapalım garip bir insanoğlusun işte!

Dinozor adliyede
• Karımı öldürdüm, pişmanım hâkim bey.
• Şeytan aklımı çeldi, ben de öldürdüm hâkim bey.
• Kız benim, ilk meyvesini benden başka kim yiyebilir, hâkim bey.
• Tecavüz ettikten sonra gusül aptesi alıp namaz kıldım hâkim bey.
• Boşanıp başkasıyla evlenecekmiş, ben deliğimi paylaşmam hâkim bey, affedersiniz hâkime hanım.
• Evet öldürdüm, ne verirsen ver, yatar çıkarım hâkim bey.
• Ben onurumla oynatmam öldürürüm hâkim bey,
• Elim ayağıma dolandı, bu nedenle tecavüzü gerçekleştiremedim. Suçsuzum hâkim bey.
• Kız bana gülümsedi, ben de yatırıp işin sonunu getirdim, suçsuzum hâkim bey.
• Çocuğun saçları sarı, benim saçlarım siyah, yani çocuk benden değil, bu nedenle hem karımı hem çocuğu öldürdüm. Suçsuzum hâkim bey.
Of yeter dedi dinozor, hava almaya ihtiyacım var. Bir parça yeşillik...

Dinozor ve çocuk
• Dinazor teyze, şeytan aptal mı taş atıldığı yerde dikilip duruyor?
• Dinazor teyze, şeytanın annesi kim?
• Dinazor teyze, şeytan topumu aldı, satamadan getirir mi?
• Dinazor teyze, babam kurban alamadı, parası yok, beni mi kesecek?
Aman aman dinozor teyze iyice şaşırdı, usulca uzaklaşsın. Ve pazar gününü beklesin, bakalım yıllanmış ödü patlayacak mı? Malum o Türkiye’de yaşıyor.