Her yerde kadın sığınma evleri istiyoruz!
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Her yerde kadın sığınma evleri istiyoruz!

14.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım bugünlerde ülkemin tanık olduğum kadın hikâyelerini yazmaya karar verdim. Sevinç içindeyim çünkü önümüzdeki beş yıl içinde ülkemizin pek çok yerinde kadın belediye başkanları görev yapacak. Bence en önemli işlerinden biri de erkek şiddetine karşı kadınları ve çocukları korumak olacak! Onlardan kadın sığınma evlerinin ülkenin her yerinde, köylerde, kasabalarda, kentlerde acilen çoğaltılmasını istemek tüm ülke kadınlarının birinci işi olmalı! Öyleyse bir gerçek hikâyeyle devam edelim:

“Gül diyarı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Korukaya köyünde, yirmi altı yaşında iki çocuk annesi Nevin Yıldırım, kocası zar zor iş bulduğu Derme’ye sekiz aylığına giderken ağlamadı, aksine sevindi; çünkü kocasının sekiz ay boyunca biriktireceği para soğuk kış günlerinde, onların evlerinde çorba, çocuklarının ayaklarında ayakkabı olacaktı.

Nevin Yıldırım ve iki çocuğu güle oynaya babayı Derme’ye yolladılar. Artık köy yerinde Nevin Yıldırım tek başına kalmıştı. Günlerden bir gün kapı çalındı. Nevin Yıldırım kapıyı açtı. Kız kardeşiyle evli üç çocuk babası Nurettin Gider kapıdaydı ve silahlıydı. Silahı görünmüyordu, ceketi onu gizliyordu.

Nurettin Gider, yüzünde koruyucu bir ifadeyle davet edildiği eve girdi. Çocuklar evde yoktu. Nurettin Gider, oturur oturmaz genç kadına soyunmasını söyledi ve ceketinin altında gizlediği silahı masanın üstüne koydu: ‘Yoksa öldürürüm.’ Ne yapacağını şaşıran Nevin Yıldırım yalvarmaya başladı. Gözü dönmüş adama çocuklarından, karısından söz etti. Nafile, adam kararlıydı. Nevin Yıldırım’ın bütün çırpınmalarına rağmen kadına tecavüz etti ve kapıyı çekip çıktı.

Nevin Yıldırım, orada öylece kalmıştı. Sonra gitti su kaynattı ve deliler gibi her tarafını acıtıncaya kadar ovaladı. Tanrı’ya yalvardı, ‘Allah’ım bu bir daha olmasın, ne olur olmasın!’

Tanrı Nevin Yıldırım’ın yalvarmalarını duymadı. Nurettin Gider gene geldi ve Nevin Yıldırım ‘Her şeyi köydeki herkese anlatırım’ dediğinde, gülerek ‘Yapamazsın’ dedi. ‘Seni çırılçıplak telefonuma kaydettim, çırılçıplak... Ben de herkese bunu gösteririm.’

Nevin Yıldırım, bir an taş kesildi. Çocukları geldi gözünün önüne. Köyün bütün çocukları onun çocuklarına bağırıyorlardı: ‘Oruspunun piçleri! Oruspunun piçleri!’

Çaresiz yeniden adamla birlikte oldu ama taş kesmişti. Duyduğu sadece ‘Oruspunun piçleri’ diye bağıran çocukların sesiydi.

Günler geçti. Nevin Yıldırım gebe kaldığını anladı ve çıldırdı. Sokağa çıkamaz oldu. Çocuklarını sevemez oldu. Sonra bir gece vakti, Ay’a baktı ve gecenin karanlığı gibi karanlık yüreğine seslendi: ‘Oluru yok, namusunu sen temizleyeceksin!’

Ertesi gün Nevin Yıldırım, önce kocasının duvarda asılı olan tüfeğine fişek sürdü ardından Nurettin Gider’i evine çağırdı. Nurettin Gider şişinerek kapıyı çaldı. Artık tüm köye hava atabilir, çapkınlığıyla övünebilirdi. Köy ahalisi kuşkulanmaya başlamıştı zaten ama Nevin durumu idare ederdi. Kocayı da kandırırdı.

Nevin Yıldırım kapıyı açtı, adamı içeri aldı ve adamın soyunmasını bekledi. Sonra büyük bir soğukkanlılıkla tüfeği aldı, önce adamın cinsel organına ateş etti. Yaralanan adam kaçmaya çalıştı. Kapıyı açıp öbür evin damına atladı. Nevin yıldırım peşinden gitti ve üç el ateş edip adamı öldürdü.

Sonra evden keskin bir bıçak getirip soğukkanlı ama içinde kabaran büyük bir hınçla adamın başını bedeninden ayırdı. Kanlar içindeki başı bir çuvala koydu ve köy meydanına doğru yürüdü.

Meydanda, köy ahalisinin oturduğu kahvenin önüne geldi ve çuvaldaki başı kahvede oturanlara doğru attı. Kanlar içindeki baş köy ahalisinin tam da önüne düştü.

Nevin Yıldırım oturanlara şöyle seslendi: ‘Arkamdan namusum üstüne konuşup durmayın! İşte namusumla oynayanın kellesi. Alın!’

Ahali şok olmuştu. Nevin Yıldırım elinde tüfeği evine doğru yürüdü. Yüreğinin aylar sonra yeniden attığını hissetti. Başını gökyüzüne doğru kaldırıp gülümsedi.

Bütün bunlar oldu ve Nevin Yıldırım tutuklandı ve tüm insanlara haykırdı: ‘Benim tecavüz gebeliğime son verin! Ölsem de beni kürtaj yapın! Kurtarın!’

Ona kürtaj yapılmadı.”

Size bir oyun ya da film anlatmadım, bu olay bu topraklarda bir gencecik kadının yaşadıklarıdır. Bir dakika düşünün o köye yakın bir kadın sığınma evi olsaydı, her şey değişebilirdi. Ve Nevin Yıldırım itibarlı bir katil olarak yattığı hapishanede değil (kadın hapishanelerinde en itibarlı mahkûmlar katil kadınlardır) herhangi bir işyerinde canla başla çalışan, çocuklarına kol kanat geren bir kadın olarak yaşıyor olacaktı.

Yazarın Son Yazıları

Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025
Bize kim düşe?

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen’in “Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu” şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum.

Devamını Oku
24.08.2025
Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk.

Devamını Oku
17.08.2025
Parayı veren düdüğü çalar!

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum.

Devamını Oku
10.08.2025
Şu nitelikli ol ne demek? Biri bana anlatsın!

Sevgili okurlarım bir hafta önce ülkemizde her yer yanıyordu.

Devamını Oku
03.08.2025
‘Kolay ölümler ülkesi’

Sevgili okurlarım başlık benim değil, sosyal medyada gördüm, sahibini aradım, bulamadım ama bu başlığa vuruldum.

Devamını Oku
27.07.2025
Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür’ü sonsuza uğurladık.

Devamını Oku
20.07.2025
Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız.

Devamını Oku
13.07.2025
Topyekûn savaştayız!

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi? Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor.

Devamını Oku
06.07.2025
Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu.

Devamını Oku
29.06.2025
Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış.

Devamını Oku
22.06.2025
Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım.

Devamını Oku
15.06.2025
‘Bana denizi göster’

Sevgili okurlarım gene bir bayram günü, üstelik pazar. Açık konuşmayı severim bilirsiniz öyleyse açık konuşayım ben bu bayramı hiç sevmem.

Devamını Oku
08.06.2025
Unutma biz Anadolu’yuz!

Sevgili okurlarım bir kentten başka bir kente taşınmak ne kadar zormuş.

Devamını Oku
01.06.2025
Biraz mevzu değiştirelim

Sevgili okurlarım 50 yıldır yaşadığım İstanbul’u bırakıp Kocaeli’nin Değirmendere Mahallesi’ne taşınıyorum.

Devamını Oku
25.05.2025
Cebinde şiirlerle dolaşan bir film yönetmenini uğurlarken

Sevgili okurlarım 25 yıllık hayat ve iş arkadaşım, kızım Dünya’nın babası cebinde şiirlerle dolaşan tüm hayatı boyunca devrime inanan film yönetmeni Ali Özgentürk’ü sonsuzluğa uğurladık.

Devamını Oku
18.05.2025
Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Devamını Oku
11.05.2025
24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali’nde toplu anılar

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festival

Devamını Oku
04.05.2025
Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Devamını Oku
27.04.2025
Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Devamını Oku
20.04.2025
Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Bak şu işe ben şu küçücük Yunanistan’ı kıskanıyorum!

Devamını Oku
13.04.2025
Boykotun sessiz çığlığı

Boykotun sessiz çığlığı

Devamını Oku
06.04.2025
Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Plastik mermi, cop, tazyikli su ve bitmeyen tutuklamalar

Devamını Oku
30.03.2025