Köşe Yazısı

A+ A-

Okay Temiz: Bir fenomen

12 Eylül 2019 Perşembe

Eylül ayı kıyıların boşalmaya başladığı aylar... Yaz bitmiştir. Güneş ateşini kısmıştır. Okullar açılmıştır. Çocuklu aileler dönmüştür. Yazlıkçı siteler boşalmıştır. Terk edilmiş hayvanlar yeni sahipler edinmiştir. “İkoncanlar” ve “paparazziler” yorgun düşmüştür. Magazinciler yeni mekânlar bulmuştur. Bronzlaşmak değerini yitirmiştir... Ve sonunda Bodrum’a eylül gelmiştir... Ama Bodrum’da iş bitmemiştir. Asıl şimdi “Herkes kendi Bodrum’unu seçer” zamanı gelmiştir.
Eylülde Bodrum’da sanatsal olaylar hız kesmiyor. Gümüşlük Müzik Festivali Gülsin Onay’ın Dibeklihan’daki resitaliyle sona ererken; Bodrum Caz Festivali dolu dizgin devam ediyordu.
Caz Derneği’nin Bodrum Belediyesi’nin desteğiyle farklı mekânlarda (en çok Bodrum Kalesi ve Off Gümüşlük’te) gerçekleştirdiği Bodrum Caz Festivali bu yıl 3. kez yapılıyordu ve teması “Saz ve Caz” diye belirlenmişti.
“Saz” sözcüğü festivalin etnik dokunuşlarına göz kırpıyordu elbet. Rodos’tan gelen Dimitri Vassilakis Dörtlüsü’nden, İsrail’den gelen “Kula Baraka”ya; Hüsnü Şenlendirici, Ayhan Sicimoğlu, Buzuki Orhan’dan Burhan Öçal’a, birbirinden değerli ve renkli topluluklar, sanatçılar... Benim kısmetime Off Gümüşlük’teki Okay Temiz ve arkadaşlarının konseri düştü... Evrim Demirel (piyano), Andreas Metzler (bas), Riccardo Marenghi (davul) üçlüsünün oluşturduğu “Stanpolites Project”... Ve adını bildiğim ya da bilmediğim tüm vurmalı çalgılarda Okay Temiz.

80 yaşında bir Çınar
Ne zamandır dinlememiştim Okay Temiz’i... Kendini her daim yenileme kapasitesine sahip bir sanatçı... Bu kez onu dinlerken kendimi doğanın içinde buldum. Sanki doğanın seslerini duyuyordum. Ağaçların, bitkilerin, rüzgârın, suların, Afrika’nın, Hindistan’ın ya da Bozkırların Anadolu’nun sesini... Ve bu sesler, müzisyenlerin ritimleriyle buluştuğunda farklı, geniş bir yelpazeye yayılan, çok çarpıcı anlatımlara dönüşüyordu.
Okay Temiz 80 yaşında ve 15-16 yaşından beri profesyonel müzisyen... Her fırsatta vurgulamaktan geri kalmadığı bir nokta ilk müzik eğitimini annesinden aldığı... Ankara Klasik Müzik Devlet Konservatuvarı’nda eğitim alması da onun iteklemesi... Sık sık “Ondan ne çok şey öğrendim” diyor. Ut çalan annesi Naciye Temiz’le kimi dünya sahnelerini paylaşmanın yaşamında özel bir yeri var...
Ancak hiç kuşku yok Okay Temiz’i, Okay Temiz yapan İsveç yılları... İskandinavya’da kendi deyişiyle “dünyanın en iyi müzisyenlerini” tanıdı ve onlarla çaldı. Dexter Gorden, George Russell, Clark Terry ve daha niceleri... Avrupa, Amerika ve Asya’da verdiği binlerce konser... Katıldığı yüzlerce festival... Farklı kültürlerle çalgılarıyla haşır neşir olması... Çalgıları toplamakla yetinmeyip kendi çalgılarını yapması...

Egosunu silen sanatçı
Bodrum konserinden sonra neydi o çaldığın acayip çalgı diye soruyorum:
“Afrika kökenli; oradan Brezilya’ya geçmiş bir çalgı. Kapueyra dansı için üretilmiş... Ben o çalgıyı geliştirip kendime göre elektronik olarak yaptım” diyor... Böyle kendi yapımı nice enstrümanı var... Yıllar önce kendi el yapımı bakır davullarını dinlediğimde de büyülenmiştim...
Bir de 70’ler sonuydu kurduğu İsveç Türk caz grubu Oriental Wind ile Batı’nın çalgılarıyla zurna, ney, kaval, ut, saz, gayda gibi bizim çalgılarımızı bir araya getirişi hâlâ aklımda ve yüreğimde...
Doğa seslerini de konuşuyoruz. Sorumlu, bilinçli bir aydın olarak doğayı katletmemize dikkati çekiyor: “Söz konusu olan doğanın seslerini kopyalamak değil... Önemli olan onları yeniden yaratmak...”
Caz sanatının sorunları ise bir derya: “Cazın deformasyonu ve dejenere olması...”, “Cazı bilmeden caz varyasyonları yapılması...”, “Şarkı sözlerinin motivasyon ve moral yoksunluğu...”, “Ve en kötüsü duygu sömürüsü ve yalakalık...”
Bunca yıl kendini yenileyerek sürdürmesinin sırrını ise şöyle özetleyiverdi: “Bu işi yapıyorsan, egon olmayacak!”
Yeryüzünün belki de bu en alçak gönüllü sanatçısına alkışlar!
NOT: Bodrum’da bir kültür merkezi işlevi gören büyülü bahçe Zai’de 15 Eylül Pazar akşamı 19.00’da “O Güzel ve Büyülü İnsanlar” sohbetim var. Yolu düşenleri beklerim.

Tümü Zeynep Oral - Son yazıları

Savaş üzerine söylenmiştir 13 Ekim 2019 Paz
Savaştan anladıklarım... 10 Ekim 2019 Per
Dünyada otoriter rejimler çoğalırken... 6 Ekim 2019 Paz

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ayhan Sicimoğlu