Köşe Yazısı

A+ A-

Ahmet Rüstem

Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
13 Eylül 2019 Cuma

Salı günü, Sivas Kongresi ve orada bulunan Ahmet Rüstem’in Mustafa Kemal’e “Paşa, şimdi siz her şeyi yapabilirsiniz. Unutmayın ki burada Cemiyetler Kanunu’na göre teşekkül etmiş bir heyet değiliz. Bizim ihtilal heyetinden başka bir hüviyetimiz yoktur. Mahiyetimizin bize verdiği cüretle her şeyi yapabiliriz” demesinden söz etmiş, kim olduğunu başka bir yazıda ele alacağımı söylemiştim.
Daha önce de 1981-2004 tarihleri arasında çeşitli vesilelerle adını geçirdiğim yakın tarihimizin bu ilginç, ama az bilinen kişisini tanıma vakti artık geldi.
Osmanlı’nın hizmetine girdikten sonra, ihdida edip Saadettin Nihat adını alan aslen Polonyalı Seweryn Bielinski’nin İngiliz bir kadından 1862’de Midilli’de dünyaya gelen oğlu olan Alfred Rüstem, babası gibi Müslüman olup Ahmet adını almıştır.
Türkçenin dışında yedi dil daha bilen ve Hariciye’ye intisap eden Ahmet Rüstem, gönüllü er olarak katıldığı Balkan Savaşı’nın ardından, 1914 yılında Washington’a büyükelçi olarak tayin edilmiştir.
Bu sırada, Amerikan basınında, Osmanlı’nın Ermenilere katliam yaptıkları yolundaki yazılar yayımlanması üzerine, Evening Star gazetesine 9 Eylül’de bir demeç vermiş, 10 Eylül’de de bir yazı yazmıştır.

***

İngiltere, Fransa ve Rusya’nın yaptığı katliamlardan örnekler veren ve Osmanlı’nın savunma halinde olduğunu belirten Ahmet Rüstem’in yazısının bir yerinde “Varsayalım ki ülkeniz Japonya ile bir savaşa girmiştir ve zenciler de gizlice ittifak ettikleri Japonlar lehine sabotaj hareketleri yapmaktadırlar. Acaba bu durumda sonradan dünyaya buralarda ne olup bittiğini anlatacak kaç tane zenci hayatta kalırdı?” türü bir ifade kullanması Başkan Wilson’u kızdırmış ve Büyükelçi’nin sınır dışı edilmesini istemiştir. Dışişleri Bakanı Bryan’ın da Büyükelçi’den sözlerindeki yanlış anlaşılmayı giderecek ve özür dileyecek bir açıklama yapmasını, yoksa “personna non grata” ilan edileceğini bildirmesi üzerine Ahmet Rüstem şu cevabı vermiştir:
- Gerek yok. İstanbul’a bildirdim zaten, iki gün içinde ülkenizden ayrılıyorum.

***

Bundan sonra Ahmet Rüstem’in izine yukarıda sözünü ettiğim konuşmayı yaptığı Sivas Kongresi’nde rastlıyoruz.
Sivas’tan sonra Ahmet Rüstem, Heyeti Temsiliye içinde Mustafa Kemal ile birlikte Ankara’ya gider, orada Birinci TBMM’ye seçilir, milletvekili olur.
Ahmet Rüstem’in sonraki hayatı ile ilgili olarak genellikle, “daha sonra yurtdışında Türk devrimini anlatan yazılar yazdı” diye yazılmaktadır.
Peki, neden Ahmet Rüstem’den birdenbire hiç bahsedilmez olmuştur?
Aslında olay hem komik hem de inanılmazdır.
Ahmet Rüstem bir yanlış anlama yüzünden, Mustafa Kemal’i düelloya davet etmiştir.
Olay şöyle:
Bir akşam Mustafa Kemal’in de hazır bulunduğu bir yemekte, etler yendikten sonra Ahmet Rüstem, sigara yakmasının üzerine, Mustafa Kemal Paşa’nın, “İsterseniz yakmayın, daha arkadan helvalar gelecek” demesine alınarak masayı terk etmiş ve ardından da hakarete uğradığını söylerek paşayı düelloya davet etmiştir.
Aradakilerin Mustafa Kemal’i öldürmek mi istiyorsun sorularına, “Hayır, ben kaybeceğim, belki ölürüm ama onurum kurtulur” yanıtını vermiştir.
Mazhar Müfit Kansu’nun anlattığına göre olay yatıştırılmış, ama daha sonra yine böyle sudan bir mesele yüzünden alınan Ahmet Rüstem, küserek milletvekilliğini bırakmış, ülkeyi terk etmiştir.
Ama ondan sonra da Türkiye’yi ve Atatürk devrimlerini savunan yazılarını sürdürmüştür.
Atatürk, hiçbir yerden geliri olmayan bu kendini düelloya davet etmiş olan eski silah arkadaşına ömür boyu milletvekili maaşına eşit bir gelir bağlatmıştır.
Cengiz Özakıncı’nın belirttiğine göre 1935’te Etfal Hastanesi’nde vefat eden ve Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verilen Ahmet veya Alfred Rüstem, böyle renkli ve kendine özgü bir adamdı işte!..

Tümü Ali Sirmen - Son yazıları

‘Esed’ yine ‘Esad’ olacak ama... 20 Eylül 2019 Cum
Adil yargı ve sosyal medya 17 Eylül 2019 Sal
Ahmet Rüstem 13 Eylül 2019 Cum