Köşe Yazısı

A+ A-

Laikliğin Gururu

19 Şubat 2015 Perşembe

Omuzlarından güvercinlerin eksik olmadığı Giordano Bruno’nun heykeli, Roma’nın en renkli meydanı “Campo dei Fiori”nin ortasında durur.
Başka vesilelerle de yazmıştım…
Hâlâ sabahları pazaryeri olarak kullanılan ve İtalyanca ismi “çiçek tarlası” anlamına gelen meydan, zamanında çayırlıkmış…
Elli metre ilerdeki tarihi engizisyon mahkemesi “Palazzo della Cancelleria” binasından çıkarılıp getirilen mahkûmlar, bu çayırlıkta diri diri yakılırmış.
415 yıl önce Domenikan rahip düşünür, gökbilimci Giordano Bruno’yu da burada böyle yakmışlar.
Engizisyon mahkemesinde Bruno’yu sekiz yıl yargıladıktan sonra bir “17 Şubat” günü soyup kazığa yerleştirmiş ve ateşe vermişler…
Bu meydanın ortasına dikilen Giordano Bruno heykeli etrafında bu yüzden her 17 Şubat’ta hâlâ her yıl anma törenleri yapılır; ateşte tutuşturulan düşünür, “laikliğin” yüce simgesi olarak baş tacı edilir...
Bu yıl da her 17 Şubat’taki gibi Roma, özgür düşüncenin dört yüz küsur yıldır unutulmayan kahramanı Giordano Bruno’yu andı.
Bu yılki anma töreni önceki yıllardan farklı bir duyarlılık içinde gerçekleşti.

‘Je suis laique!’
Gökbilimci düşünürün doğum yeri olan Nola kenti ve Roma belediyesi yetkilileri ile beraber sivil toplum örgütü “Özgür Düşünce Derneği”nin ortaklaşa düzenlediği törende, heykelin kaidesine defne dalından çelenkler yerleştirildi.
Trampet, vurmalı çalgılarla bir mini konser verildi.
Charlie Hebdo travmasına göndermeyle “Je suis laique/Ben laiğiyim!” konuşmaları yapıldı.
Bu yıl tören gerçekte tümüyle “Je suis laique” logosu altında düzenlenmişti. Törenin çağrılarında bire bir “Giordano Bruno’nun adına: ‘Je suis laique’ ” sözleri okunmaktaydı.
Düşünürün heykeli önünde söz alan Maria Mantello adındaki konuşmacı “Je suis laique” çağrısını, “Bugün laiklik bahsini sil baştan Giordano Bruno’dan açmalıyız!” diyerek vurguladı:
Giordano Bruno bizim için laikliğin siperidir. Laikliğin olmadığı yerde din adına yalnız istismar vardır. Paris’te Charlie Hebdo saldırıları ve İslami köktendinci terör konjonktüründe, bu duruş bugün her zamankinden günceldir!
Ölümünden dört yüz küsur yıl sonra… bir “düşünür”ün hâlâ bunca canlı hatırlanması ve hatırlatılması hayli olağanüstü bir durum.

‘Dehşet halifeliği’ travması
Bu olağanüstülükte, ne pahasına olursa olsun düşüncelerinden geri adım atmadığı ve Kopernik devrimini, bilimi kucakladığı için yakılan Bruno’nun kişiliği kadar IŞİD ortaçağının korkusu da rol oynuyor.
Bruno’nun anısını yaşatan “Campo dei Fiori”den birkaç yüz metre ötedeki büyük kitapçı dükkânı “Feltrinelli”nin vitrinine bakmak, “IŞİD dehşeti”nin halihazırda İtalya’da ne denli yaygın olduğu hakkında fikir vermeye yetiyor.
Büyük Halifelik”, “Dehşet Halifeliği, İslam Devleti Neden Batı’yı Tehdit Ediyor?”, “Cihatçı Komşunuz”, “İslam Devletinin Yükselişi, Cihatçılığın Dönüşü” ve Fransa’nın İslama boyun eğişini kurgusallıkla anlatan Houellebecq’in “Teslimiyet” romanı… kitapçının “en çok satanlar” bölümüde tespih taneleri gibi yan yana duruyor.

Bayram gibi açılış
Feltrinelli”ye, esasen Giordano Bruno hakkında çıkan son kitap, Massimo Buccianti’nin “Campo dei Fiori, Lanetli anıtın öyküsü” isimli yapıtını aramaya girdim...
Buccianti, bugün “laiklik”, laikliğin olmazsa olmazı “düşünce ve ifade özgürlüğü”nün simgesi sayılan Bruno’nun efsane heykelinin, papalar kenti Roma’ya nasıl dikildiğini anlatıyor.
Roma’nın “kilisesi olmayan biricik laik meydanı” Campo dei Fiori’ye, Bruno heykelini dikmek başlı başına bir mücadele gerektirmiş.
Papalar, Bruno’nun, Vatikan’dan bir taş atışı mesafesindeki bu meydanda ebediyen ölümsüzleştirilmesine sonuna dek karşı koymuş ve yıllarca lanet yağdırmışlar.
Nihayet Roma belediyesine 1889’da (İtalyan Birliği mimarı) Garibaldi’ci laikler gelince, kilisenin otoritesi aşılmış ve bir uluslararası fonlama seferberliğiyle heykel buraya dikilmiş.
Buccianti’nin kitabının çarpıcı olan yanı 1. Daha o dönemde Çizme’de çok kanlı, canlı bir sivil toplumun varlığını ortaya koyması
2. “Kâfir” bellenen filozofun yakılmasından 289 yıl sonra dikilebilen heykelin açılışında yaşananlar…
O yıllarda henüz yeni olan tren ulaşımıyla “laik Bruno taraftarları” Çizme’nin dört bir yanından o gün Roma’ya akmış ve Campo dei Fiori’ye, o tarihte muazzam bir rakkam olan “20 bin kişi” toplanmış.
Belediye yetkilileri, kent ileri gelenleri, (İtalyan Birliği’nin gurularından) Mazzini’ciler, Garibaldi’ciler, üniversite öğrencileri, çok sayıda kadın, bando eşliğinde “bayram” gibi yaşanan açılışa katılmış.
Kitabın resimlerinden civar evlerin pencerelerinde bile halkın yarı beline dek sarkarak bu tarihi günü kayda almak için seferber olduğunu görüyorsunuz…
Roma’nın laik meydanına bu simge heykel dikileli beri, özgür düşüncenin tehdit altına girdiği her vesilede Giordano Bruno, böyle “laikliğin gururu” olarak her dem hatırlatılıyor ve yaşatılıyor.

Tümü Nilgün Cerrahoğlu - Son yazıları

Sisi ve Mısır’ın sırları 29 Mart 2018 Per
Üst akıl: Cambridge Analytica 25 Mart 2018 Paz
Fransa’nın utancı Sarkozy 24 Mart 2018 Cmt