Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Gazze'nin 'Ata'sı!

1 Şubat 2009 Pazar

Yurtdışında izini kaybettiğim ne kadar eş dost varsa, aradı. E-postaylaulaşamayan telefon açıyor:

Ne oluyor? diyenler...

Türkiyedeki tepkileriöğrenmek isteyenler...

Yeni bir Ahmedinejat vakası mıdiye soranlar...

Türkiye kendisine yeni bir yol mu çizdi?diye endişelenenler...

İtiraf etmeliyim ki şimdiye dek yalnız 17 Ağustosdepreminden sonra, yurtdışındaki tanıdıklarımın böylesine yoğun ilgisinemaruz kalmıştım...

Bu da uluslararası ilişkilerin bir 17 Ağustosu gibi bir şey zaten.

Kimse uzun boylu tartışmanın ayrıntılarıyla meşgul değil. TV başında iplerin koptuğuanı görmüşler sadece.

Erdoğanın yüzünün hani pancar gibi kızarıp kızarıp şiştiği; moderatörün koluna; one minute, one minute!diye yapıştığı an var ya o anı izlemişler ve ardından ağzından çıkan şu sözleri duymuşlar:

Sen benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor. Bu suçluluk psikolojisi... Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz... (Dinleyicilere) Bu insanları öldürenleri alkışlamak insanlık suçudur. (Panel yöneticisine) Bundan böyle benim için Davos bitmiştir. Bir daha Davos a gelmem...

Davos’ta ‘reality şov’

Panel konuşmacısından dinleyicisine, dinleyicisinden yöneticisine... o unutulmaz 360 derecelik fırçaanı.

Ekran başında oturan herkes o anı kayda geçmiş. Bundan böyle de o an hatırlanacak.

Erdoğan dendi mi, dünya TVlerinin BBG evi gibi izlediği Davosun yüksek reytingli bureality şovanı akla gelecek.

El Cezirenin ilk haber olarak geçtiği tarihi Davos kavgasını izler izlemez derhal, internette bizim gazetelere döndüm. Haber sitelerinin altınablogyazan okurlar, baktım Başbakanın performansından memnun: Başbakan orda kimi temsil ediyor? Türkiyeyi mi? Haması mı?” minvalli durum saptamaları yapan aklıselim sahibi istisnalar dışında, yerli blogcularımızıngururu okşanmış: Yaşa! Varol! Dik durdun ya! Bir Atatürk, bir sen büyüksün Başbakanım!vezninde tezahürattan geçilmiyor...

İnternete girmişken yabancı basındaki benzer bloglara da göz atayım dedim. Önüme İtalyadan (Berlusconi grubuna ait) Panoramadergisinin birblogcusuçıktı. Özetle şöyle diyor:

(Erdoğan) öfke anında dünyaya gerçek yüzünü gösterdi. Araplar (Böylelikle Arap kavminin parçası olmuş olduk!) nesnel biçimde akıl yürütmüyor. Ya nasıl akıl yürütüyorlar? Ham güç gösterileriyle. Bu adamların Avrupaya alınması durumunda; herhangi bir fikir ayrılığı karşısında ne risklerle yüz yüze kalacağımızı görmüş olduk... Batı artık uyansın!

‘Türkiye’nin uluslararası karizması’

Bu kuşbakışı blogturundan çıkan ilk sıcak sonuçlar bağlamında şunu söyleyebiliriz:

Medeniyetler İttifakı başkanımızsayesinde. Evet bir medeniyet ittifakı gerçekleştirmişiz gerçekleştirmesine de; bu Batı medeniyeti ile değil, rasyonel düşünce özürlüArap medeniyeti ile olmuş.

Ne gam? Neye niyet, neye kısmet!hesabı...

Fakat şurda yanılmayalım. Bu büyük medeniyet dönüşümününköşetaşlarını sadece Erdoğan ve -devrana göre- kendisini kâhAvrupa fatihi, kâh Gazze fatihi kontenjanından karşılayan, yücelten, yere göğe koyamayan duygusal kitleler döşemedi gerçekte.

Medeniyet dönüşümündekiilk taşlar, Erdoğanı bizzat bu yere, bu mevkiye göz göre göre taşıyanların elleriyle yerleştirildi.

Davos tablosunagelene dek, Erdoğan karizmasınıcilalaya cilalaya parlatıp oraya yükselmesinde katkıda bulunanlar; bir medeniyetten diğerine geçişin -kritik yol ayrımlarındaki- tüm virajları ustaca aldılar.

Büyük gazetelerin büyük isimleri -hâlâ aklımda- İşte karizma budur!diye yazmışlardı Erdoğanı vaktiyle başbakan yapabilmek için:

Özaldan beri özlediğimiz lider... Erdoğanı gözümde büyüten... yeni ve klasik olmayan bir duruş. (RTE!) Takıyye sınavlarından bir bir geçiyor... Siyasete pozitif elektrik getiriyor... Türkiye nin bu yeni uluslararası karizmasını başbakanlığa getirmemiz gerekir. (Takıyye Sınavlarından Bir Bir Geçiyor; 19 Kasım, 2002)

Kasımpaşadan mezun Tayyip Erdoğan; Hegel, Sartre, Derrida okullarından mezun Fransız ve Alman siyasetçilerin önüne mi geçiyor?(Kasımpaşalı Tayyip ve Macluhan; 31 Ocak, 2004) vs...

Zamanında yere göğe sığdıramadıkları bu müthişuluslararası karizmanın(!) Davosla imtihanıkarşısında şimdi ne yazacaklar merakla bekliyorum.

[email protected]

Tümü Nilgün Cerrahoğlu - Son yazıları

Sisi ve Mısır’ın sırları 29 Mart 2018 Per
Üst akıl: Cambridge Analytica 25 Mart 2018 Paz
Fransa’nın utancı Sarkozy 24 Mart 2018 Cmt