Köşe Yazısı

A+ A-
Ayşegül Yüksel

Ülkemizin ilk tiyatro bilimcileri burada yetişti

9 Şubat 2017 Perşembe

Tiyatro Bilimi ülkemize çok geç gelmiştir. Bu alandaki öncü kurum Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi bünyesinde 1958’de kurulan Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü’dür. Muhsin Ertuğrul’dan Haldun Taner’e pek çok yerli ve yabancı tiyatro insanının oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunduğu bu Enstitü’de ülkemizin ilk tiyatro bilimcileri yetişmiştir. Sevda Şener ve Özdemir Nutku bu kurumun ilk asistanlarıdır. 1964 yılında dört yıllık bir lisans programı açarak Tiyatro Kürsü’süne dönüştürülen, 1980’lerde de Tiyatro Bölümü adını alan kurumda Melahat Özgü, Metin And gibi bilim insanlarının da katılımıyla güçlü bir kadro oluşturulmuştur. Daha sonraki yıllarda Sevinç Sokullu ve Nurhan Karadağ’ın da yetişmesiyle güçlenen bölümde Tiyatro Tarihi ve Kuramları yanında Oyun Yazarlığı ve Oyunculuk alanında da ülkemize -pek çoğu ünlenmiş olanbirçok tiyatro ustası kazandırılmıştır.

2018’de 60. yılını tamamlayacak olan bu bölümden yetişen akademisyenlerce üretilmiş kitaplar bugün ülkenin tüm tiyatro bölümlerinde okutulmaktadır. Dahası, o kurumlarda öğretim üyesi olarak görev alan bilim insanlarının çoğunluğu da DTCF Tiyatro Bölümü çıkışlıdır. Ben de doktoramı bu bölümde yaptım ve 30 yıl boyunca eğitim hizmeti verdim. Bu uğraşım bana hep mutluluk verdi. Gerek öğretim üyesi, gerek yazar, gerekse sanatçı olarak yetişen öğrencilerimin başarılarından hep mutluluk duydum. Görevin elden ele geçerek sürdüğü bu tiyatro yuvasının kutsallığına yürekten inananlardanım.

60 yaş...

Ne ki bu çok değerli kurumun sürekliliği kesilmek üzeredir. ‘Barış bildirisi’ imzacısı olan 6 öğretim elemanı KHK ile Bölüm’den ihraç edilmiştir. Üçü profesör olan bu meslektaşlarım ve öğrencilerimin tiyatro bilimine hizmeti, kitapları ve makaleleriyle gündemdedir. Ne ki meşaleyi bizlerden alan genç öğretim üyesi ekibi ortadan kalkmaktadır. Öğrenciler bugünden sonra eğitim göremeyecektir.

60. yaşına girecek olan, tarihsel önemi büyük bir Türkiye Cumhuriyeti kurumu yok edilmek üzeredir...

Tümü Ayşegül Yüksel - Son yazıları

Ardından bakakaldıklarımız çoğalırken 17 Eylül 2019 Sal
Yaz okumaları 3 Eylül 2019 Sal
Babamın denizleri 20 Ağustos 2019 Sal