Köşe Yazısı

A+ A-

Kışlık Saray’da son gün

09 Kasım 2017 Perşembe

“Gün büyük bir heyecan ve karmaşa içindeki şehre doğdu” diye anlatıyor John Reed, Batı’da “7 Kasım”a denk gelen; Rus takvimine de “25 Ekim” diye düşen Bolşevik Devrimi’nin ertesi sabahını.
Olayları devrimin büyük tarih sahnesi “St. Petersburg”da yerinden izleyen tek Batılı gazeteci olan Reed, o devirde “Petrograd” diye bilinen başkentin atmosferini şöyle naklediyor:
“Her şey görünürde sanki alabildiğine olağan ve sakindi. İnsanlar gece makul bir saatte yatmış, ertesi gün de işbaşı yapmıştı. Dükkânlar ve restoranlar açık, tiyatrolar faaliyette, resim sergilerinin ilanı durmaktaydı. Günlük yaşamın karmaşık ve savaş zamanlarında bile monoton rutini, her değin olduğu gibi geçerliydi. Sosyal organizmaların en büyük felaket anlarında dahi yemekten, içmekten ve eğlenceden vazgeçmeyen bu dayanıklılığı inanılmaz.”
Sovyet Devrimi macerası Diane Keaton, Warren Beatty ve Jack Nicholson’un rol aldığı “Kızıllar/Reds” isimli Oscarlı bir filmle ’80’li yıllarda, sonra ölümsüzleşen John Reed’in bıraktığı bu müthiş sıra dışı gazetecilik mirasını unutmuştum.
Taa ki “Sovyet Devrimi”nin 100. yılını betimleyen “Project 1917/1917 Projesi” isimli bir siteye girene kadar...
Bunu daha önce de yazdım. “Devrimlere” alerjisi olan Putin, dünyayı değiştiren Bolşevik Devrimi’ni büyük vurgularla hatırlamak istemiyor. Bu yüzden Rusya’da “devrim” şaşaalı törenlerden çok sergiler, konferanslar, açık oturumlar gibi entelektüel aktivitelerle anılıyor.

Tarihten ‘sosyal medya’ya
İşte Rusça ve İngilizce hazırlanan “Project 1917” de, bu entelektüel girişimlerden biri.
Hepsi de genç 40 araştırmacı, tarihçi ve gazetecilerden oluşan geniş bir takımın hayata geçirdiği “proje”; 20. yüzyılı tanımlayan “1917”yi, devrimin tüm karakterleri ve olayları ile bir “sosyal medya formatında” önümüze seriyor.
Karakterlerin bizzat ağızlarından attıkları “twit”ler şeklinde tasarlanan sitede, son Çar II. Nikola’nın örneğin devrimin ertesi sabahı düştüğü “Hava bugün açık. Sıcaklık güneşte 11 derece. Bu sabah şömine için uzun uzun odun kırdım” notunu okuyoruz.
Sabık Çar’ın bunca “alakasız bir twit”le gündeme gelmesinin nedeni, aslında o tarihte çoktan tahttan indirilmiş ve Urallar’ın göbeğindeki kuş uçmaz kervan geçmez Yekaterinburg kentine gönderilmiş olmasından kaynaklanıyor.
Çar’ın, 1917’nin şubat ayında daha tahttan indirilmesi üzerine, yerini St. Petersburg’da Kerenski başkanlığındaki bir geçici hükümet almış... Ancak “7 Kasım sabahı”, Kerenski de Kışlık Saray’dan yabancı delegasyonların arabasıyla kaçmaya zorlanmış...
O gece, sonra Kışlık Saray baskına uğruyor ve Bolşevikler saraya girip, geçici hükümetten son kalan temsilcileri de toplayarak tutukluyorlar.
Güz güneşi altında Yekaterinburg ormanlarında işte şömine için odun kesen ve ailesiyle kurşuna dizileceği trajik sona doğru hızla yaklaşan devrik Çar’ın olanlardan belli ki o saatlerde haberi yok. O yüzden hâlâ Mars’ta olduğu izlenimi yaratan satırlara imza atıyor.

Nâzım’ın anlattığı gibi
Oysa tüm bir gün, o gün, telefon ve telgraf merkezleri, tren istasyonları ve gazete matbaaları gibi hayati güç noktalarını ele geçiren Bolşevikler, Çarlık başkentine hâkim olmuşlar.
Lenin’in “Bugün Rusya’da yeni bir tarih başlıyor!” diye anonsladığı konuşması dağıtılmış, askeri birlikler teslim olmuş ve Kerenski hükümetinin devrildiği Bolşeviklerce ilan edilmiş.
Bu olayların akışı işte, “Project 1917”de doğrudan tüm büyük aktörlerin bizzat bıraktıkları günlükler ve belgelerden birebir esasa sadık kalarak bir sosyal medya sitesi şeklinde, “flaş...flaş...flaş... son dakika” haberciliği üslubuyla aktarılıyor.
Öyle ki “Kışlık Saray” baskınını bugün yaşanıyormuşçasına takip ediyor, gelişmeleri Lenin’in, Troçki’nin ve Kerenski’nin; çaresiz generallerin, dumur halinde olan bakanların, o tarihi doğrudan yaşayan Batılı diplomatların ve dönemin Rus entelektüellerinin penceresinden izliyorsunuz.
“Project 1917”ye mutlaka göz atın. Muhteşem bir tarih gezisi yapacaksınız...
Nâzım Hikmet’in “Kışlık Saray”ında tanımladığı gibi tam: “Kışlık Saray’da Kerenski / Smolni’de Sovyetler ve Lenin; sokakta onlar.”

Tümü Nilgün Cerrahoğlu - Son yazıları

IŞİD sonrası Ortadoğu 18 Kasım 2017 Cmt
Bir zamanlar futbol vardı 16 Kasım 2017 Per
Dava (II) 12 Kasım 2017 Paz