İçimizdeki Muhafazakârlık!

29 Haziran 2014 Pazar

Bugünlerde duymak istemediğim bazı cümleleri, bazı yanıtları tek tek sıraladım. Bakın farkında bile olmadan, nasıl muhafazakârlaşmışız.
Aleyküm selam…
Hayırlısıyla işe başladın mı?
Onu Allah’a havale ettim.
Fıtratında yok.
Allah iyileri sever.
Allah her şeyi görür.
Merhumu nasıl bilirsiniz?
“Yanılıyorsunuz, gerçek Müslümanlık bu değil.”
Sabah şerifleri hayrolsun.
Soru: Havalar kötü gidiyor.
Yanıt: Allah’ın bir bildiği vardır. İnşallah!
Soru: Üç çocukla nasıl geçineceksin?
Yanıt: Allah hepsinin rızkını verir.
Soru: Bir haftadır dükkânın kapısından giren olmadı. Ne olacak?
Yanıt: Allah kerim. Eninde sonunda Allah’ın dediği olur. Sabrın sonu selamettir. Allah verir Allah alır.
Soru: İki yılda nasıl bu kadar zenginleştin?
Yanıt: Allah’ın hidayetiyle buralara geldik.
Alın yazısı bu, değişmez.
Kuran’da böyle yazıyor, erkek dediğin karısını sever de döver de!
Dikkat dikkat, kamuoyuna duyurulur: Başbakan “x” camiinde, Cumhurbaşkanı “y” camiinde, çatı adayı “z” camiinde cuma namazı kılacaklardır.
Adam kocaman sakalı, kara şalvarı, başında takke, yanında aynen ona benzeyen on yaşında oğlu, plajda broşür dağıtıyor. Hanımefendi diye başlayan broşürde, kadınların özellikle ramazan ayında kapanmaları gerektiği söyleniyor. Allah adına. Bir kısım çok demokrat yurttaşımız da bunun bir fikir yayma özgürlüğü olduğunu düşünüyor.
Alkışlar.
MHP ve CHP’nin çatı adayı Ekmel Bey’in en önemli görevlerinden biri, İslam Konferansı Örgütü’nde uzun yıllar başkanlık etmesi. Suudi Arabistan’ın yürütücüsü olduğu, ne yapıp ne yapmadığını bilmediğimiz bu örgüt, seçim öncesi neredeyse Avrupa Birliği kadar güçlü ve toparlayıcı bir örgüt olarak sunuluyor. Milletin milleti kestiği bir coğrafyada neyi önlemişler?
Bir bilsek!
Evime çok yakın bir bölgede, kentsel dönüşüm bahanesiyle yıkılan bir bölge var,
Fikirtepe. Burada yarı yıkılmış, suyu ve elektriği olmayan harabelerde Suriyeli aileler kalıyor. Sefalet diz boyu. Çocukları Allah rızası için, en paralı caddelerde dileniyorlar. Kimsenin de beş kuruş verdiği yok. Merhamet duygusu epey bir zamandır buraları terk etti. İnsanlar şöyle diyor: “Allah versin!”
Ve ülkenin bazı yerlerinde şöyle konuşmalar geçiyor: “Tamam kardeşim, sen
cennete mi gitmek istiyorsun, fiyatı şu.” “Bir şey daha var, ben bunu alacağım da iyi bir yerden mi? Hani biraz daha para versem…”
Devam edelim: Ülkede verem, çocuk felci, kızamık yeniden hortlamış. Tabii hortlar, Allah’ın sopası yok. Küçücük şortlarla dolaşırsan, ramazanda nispet yapar gibi sokaklarda sigara içersen, Allah da böyle cezalandırır.
Yahu bu adam ateist olduğunu söylerdi, neden camiden kaldırılıyor?
Evet, farkında olmadan ya da gerçekten öyle düşündüğümüz için söylediğimiz sözler... Sizler de içinizdeki muhafazakârlığı gün gibi açığa çıkaran sözcükler, cümleler bulabilirsiniz.
En tehlikeli olan da bu.