‘Cennet Yapı Holding’

11 Şubat 2020 Salı

3 Mart 1924 günü, Türkiye’nin tarihinde önemli bir dönüm noktası oluşturur. 3 Mart 1924 günü Şeyh Saffet Efendi ve arkadaşları TBMM’ye üç değişiklik önergesi sundular. Bunlar, Genelkurmay Vekâleti’nin kaldırılması, Evkaf ve Şeriye Vekâleti’nin ilgası ve eğitimde ikili uygulamaya son verip, eğitim birliğini sağlayan, Tevhidi Tedrisat Yasası ile ilgililerdi. Ülkemizde laiklik ve Milli Eğitim konularındaki en önemli temeller ve üç değişiklik ile atılmıştır.

Bugün 2020 bütçesiyle 7 bakanlığı geride bırakan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın temeli de 3 Mart 1924’te atılmış ve bu kuruluş, ilga edilen Evkaf ve Şeriye Vekâleti yerine geçmişti.

Diyanet İşleri Başkanlığı, laikliğin hem yandaşları hem de karşıtları içinde çok tartışılmıştır. Cumhuriyetin kurucuları aydın din adamı yetiştirmek ve laiklik ilkesini içselleştirmiş, din kadroları oluşturmak üzere, devletin dini alanı denetiminde tutmasını sağlamak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı’nı gerekli görmüşlerdir.

Yasaklanmış olan tarikatlar, başlangıçta Diyanet’e karşı mesafeli durmuşlar, onu resmi bir kuruluş olarak kendilerinden uzak tutmaya özen göstermişlerdir.

Ama zaman içinde, laiklik konusunda fazla duyarlı olmayanların iktidara gelmeleriyle, tarikatlar Diyanet’i parsellemek konusunda büyük bir mücadeleye girişmişler ve örgütü ele geçirmişlerdir.

Şu anda örgüte hâkim görünen İskender Paşa cemaatidir.

***

Devletin Diyanet aracılığıyla dini denetleme politikasının sonucuna gelince:

Bu konuda arzulanan hedefe varılamamış, tam tersine, dinin devleti denetleyip yönlendirdiği bir yapıya mahkûm olunmuştur.

Laik Cumhuriyetin dinbazların yönetemindeki İslamcı yapıya kavuşturulması mücahitlerinin örgütlendikleri odak olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2020 yılı bütçesinden bu kadrolara ödeyeceği ücret olarak bütçeden çıkacak olan para 9.4 milyar liradır.

Laik eğitimi, imam hatipleştirerek dinci eğitime dönüştürmek için tarikatların katkısını sağlama konusunda Milli Eğitim Bakanlığı’yla el ele çalışan örgüt de yine Diyanet İşleri Başkanlığı’dır.

İşte bu Diyanet’in yerine çok yakışan başkanı “Hakyolcu” Ali Erbaş, geçen gün, son zamanlarda haklarındaki çeşitli şikâyetler ile gündeme gelen Kuran kurslarıyla ilgili olarak yaptığı bir konuşmada “Kuran kurslarında bir tuğlası olana cennette ev verilecek” diyerek, Katolik Kilisesi’nin ortaçağ marifeti olan cennetin tapusu “endüljans” kavramını 21. yüzyılda bu kez İslam âleminde ihya etmiştir.

Doğrusu Katolik Kilisesi’nin bu herzelerini bize okuttukları okul yıllarımda, böyle bir şeyin 21. yüzyılda ülkemizde yeniden moda olacağını kimse düşünemezdi.

Neyse ki, olayı haberleştiren Cumhuriyet, ilahiyatçıların da görüşüne başvurmuş da, Ali Erbaş yanıtsız kalmamış. Nitekim, ilahiyatçı yazar Cemil Kılıç, Ali Erbaş’ın sözlerinin Kuran’a da dinin temel kurallarına da aykırı olduğunu söylemiştir.

Diyanet’in Hakyolcu Başkanı Ali Erbaş’a tepkilerin zaman içinde artması ne yazık ki Dinayet’in bir gericilik yuvası haline gelmesinin ülke açısından yarattığı büyük tehlikeyi hafifletmeye yetmeyecektir. Alevileri sürekli baskı altında tutan, görmezden gelerek yok sayan Diyanet, bugün her türlü gerici örgütlenmenin odağı haline gelmiş bulunmaktadır. 

Bundan 96 yıl önce, aydın din adamları oluşturmak üzere oluşturulmuş bir örgütün, bu hale dönüşmesi önlenebilir miydi, önlenemez miydi tartışmasına girecek değiliz. 

Yalnızca şunu belirmek gerek: Bundan 96 yıl önce, vicdan özgürlüğünün ve demokrasinin onsuz olmazı laikliğin pekiştirilmesi için düşünülmüş olan Diyanet İşleri Başkanlığı, yine en temel yasası o gün kabul edilmiş olan MEB ile birlikte, Türkiye’de laikliğin ve toplumsal bütünlüğün karşısındaki en büyük iki tehdidi oluşturmaktadır.

Başka bir deyişle MEB ve artık “Cennet Yapı Holding”e dönüşmüş bulunan Diyanet, Türkiye’nin bekası açısından PKK, PYD-YPG’den de daha tehlikelidirler.


Yazarın Son Yazıları

Covid-19 ve OHAL 20 Mart 2020
8 Mart mektubu 10 Mart 2020
Futbola dikkat! 28 Şubat 2020
Amaç ne? 7 Şubat 2020